GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Denizli Milletvekili Cahit Özkan'ın ve Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın yaptığı açıklamalarındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:4
Birleşim:12
Tarih:04.11.2020

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Sayın Başkan, öncelikle biz siyaset olarak hayatımızın her döneminde darbelere karşı olduk. Bugün darbecilik yapan, darbe pratiklerini adım adım yürüten şahsiyetlerden, partilerden bizim alacağımız bir ders yoktur. (HDP sıralarından alkışlar) Biz, bugün 4 Kasım siyasi kumpasının, darbesinin 4'üncü yıl dönümünde hâlâ arkadaşlarımızın, Eş Genel Başkanlarımız Demirtaş ve Yüksekdağ'ın da içinde olduğu arkadaşlarımızın rehin alındığı bir tarihsel dönemeçteyiz ve AKP-MHP koalisyonunun, ittifakının 15 Temmuzu lütfa çevirerek, Allah'ın lütfu kabul ederek yaptıkları bir siyasi darbedir. Türkiye demokratik bir hukuk devleti değildir, Türkiye'de yargı tarafsız ve bağımsız değildir. Türkiye siyasi kumpaslarla şu anda yoluna devam etmektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi lütfen.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Biz 15 Temmuz sabahı -ben de içinde olmak üzere- buradaydık, Meclis grubundaydık ve burada Genel Kurulda bildiriye ilk imza atan siyasi partinin temsilcileriyiz. O gece Meclise gelmediysek bunların yaptıkları provokasyonlardan dolayı gelmedik. Çünkü biz -sokakta da o kadar büyük bir linç kampanyası yürütülüyor ki- karşımıza nerede ne çıkacağını bilmiyoruz.

Sevgili İdris Baluken o zaman şunu söylemişti, demişti ki: "Meclisimizde aynı bildiride bulunan tüm parti gruplarının darbe girişimine ortak bir tavır ve ortak bir dille karşı durulması değerlidir ve tarihe geçecektir." Aynı İdris Baluken burada benim yerimde oturuyordu, şunları söylemişti: "Biz, anaların ağladığı, anaların oğullarının arkasında yas tuttuğu, gözyaşı döktüğü tablonun artık devreden çıkması gerektiği..."

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Lütfen sözlerinizi tamamlayın.

Son kez açıyorum.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - "...barışla uyanan, ölümün de yaşamın da barışla ve dostlukla şekilleneceği bir ülkenin özlemini çekiyoruz. Fazla söze hiç gerek yok. Aslında burada yaptığımız bütün planlamaların tek reçetesi var: Silahların ölüm kusmadığı, zeytin dallarıyla barış güvercinlerinin uçurulduğu bir 2015 yılının Türkiyesinde yaşamak istiyoruz."

Bu yaşamı engelleyen, işte şu anda sözümüze karşı çıkanlardır. (HDP sıralarından alkışlar)