| Konu: | 4 Kasım siyasi müdahalesinin 4'üncü yıl dönümünde HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile İdris Baluken, Abdullah Zeydan, Gülser Yıldırım, Çağlar Demirel'in tutukluluklarının devam ettiğine, Kobani soruşturması kapsamında İbrahim Binici, Mesut Bağcık ve Ayşe Yağcı'nın tutuklandıklarına, kıdem tazminatı, esnek ve kısmi çalışmayı içeren 239 sıra sayılı Kanun Teklifi'ne karşı Meclis önünde basın açıklaması yapmak isteyen DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu'nun da aralarında bulunduğu DİSK üyelerine güvenlik güçleri tarafından müdahale edildiğine, halkın gündeminin yapılan zamlar olduğuna ve Meclisin bu konuda çözüm üretmesi gerektiğine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 12 |
| Tarih: | 04.11.2020 |
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Evet, bugün 4 Kasım; 4 Kasım 2016 darbesinden bugüne tam dört yıl geçti ve hâlen arkadaşlarımız, başta Eş Genel Başkanlarımız Sayın Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ'la birlikte İdris Baluken, Abdullah Zeydan, Gülser Yıldırım, Çağlar Demirel cezaevinde tutulmaya devam ediyor. Evet, 4 Kasım yürütmenin yasamaya darbesidir. 4 Kasım tek adamlık yolunda atılan ilk adımdır. 4 Kasımın aslında 15 Temmuzdan bir farkı yoktur; ikisinde de Meclis hedeflenmiştir, halk iradesine darbe yapılmıştır. 4 Kasımda 12 Eylül Anayasası bile askıya alınmıştır. Aslında diğer bir deyişle 4 Kasım AKP'nin 12 Eylülüdür. 4 Kasım darbesi çöktürme planının bir parçasıydı; HDP'li seçilmişlerin, Eş Genel Başkanların, vekillerin rehin alınmasının amacı Türkiye halklarının iradesinin ve mücadelesinin öncüsü olan partimizi pasifize etmek, Kürt halkının da mücadelesini bastırmak ve muhalefeti teslim almaktı. Fakat üzerinden dört yıl geçmesine rağmen ne partimiz ne de halk teslim olmadı, olmayacak. Çöktürme planı zaten ağır aksak işleyen yargının, hukukun çöküşü oldu. Çöktürme planına sarılan AKP'nin kendisi çöktü ve çöküşü devam ediyor.
4 Kasım, partimizin direngen mücadelesinin de sembolüdür aynı zamanda. Biz, tarih boyunca darbeci zihniyetlere karşı mücadele eden geleneklerin ardıllarıyız.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Devam edin lütfen.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Askerî darbeleri lütfa çevirip siyasi darbe yapanlara karşı mücadele edeceğiz, kazanan biz, kaybeden siz olacaksınız.
Evet, 4 Kasım darbesinin 4'üncü yılında hâlâ tek adamlık rejimi devam ediyor. Demokrasi yok, hukuk yok, yargı yok, özcesi; siyasete darbe, bugün de devam ediyor, kumpas şeklinde devam ediyor. Dün, önceki dönem BDP Milletvekili İbrahim Binici, bizim Parti Meclisi Üyemiz Mesut Bağcık ve Ayşe Yağcı Kobani protestolarına katıldıkları gerekçesiyle siyasi kumpasın devamı olarak tutuklandılar. Evet, burada suçlu olanlar suçsuzları tutuklatarak suçlarını örtmeye çalışıyorlar ama bunu başaramayacaklar. Bu vesileyle cezaevinde olan tüm arkadaşları saygı ve sevgiyle selamlamak istiyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Sayın Başkan, biraz önce, saat on ikide DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu ve DİSK yönetimi Meclis önünde, şu anda görüşmekte olduğumuz torba yasaya ilişkin işçi sınıfının tarihsel kazanımlarının, kıdem, ihbar, emeklilik, iş güvencesi haklarının gasbedilmesine karşı basın açıklaması yapmak istediler. Milletvekili arkadaşlarımız da oradaydı fakat kolluk güçleri onlarca milletvekilinin gözünün önünde hem DİSK Genel Başkanını hem de yönetimini darbederek gözaltına almak istedi. Hatta, milletvekili arkadaşlarımız da Meclis önünde darbedildi, DİSK yöneticileri de darbedilerek gözaltına alındı, pandemiyle ilgili hiçbir kurala riayet edilmedi. Şunu tekrar söylemek istiyoruz: Bu torba yasaya karşı mücadelemiz her yerde hem burada hem dışarıda devam edecek. İşçilerin sesiyiz ve sesi olmaya devam edeceğiz.
Sayın Başkan, son olarak...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Zamlar devam ediyor. Yine, hafta başında benzine 16 kuruş, motorine ise 12 kuruş indirim geldiği söylenmişti ama bu gece yarısından itibaren benzinin litre fiyatına 17 kuruş, motorinin litre fiyatına ise 16 kuruş zam geleceği söyleniyor. Bunca yoksulluk içinde ekonomiyi yeni zamlarla kurtarmaya çalışan bir iktidar var karşımızda. Dolar 8,5 TL'nin, euro 10 TL'nin üzerine çıktı. Çok değil gerçekten, bir ar duygusu olmadığını da ifade etmek isterim çünkü yoksa yetkililer istifa ederdi. Yani şu anda canlı canlı, saniye saniye fakirleşmeyi izliyoruz. Hani meşhur bir söz vardır: "Aslan, ceylan, kaplan ve zebra aynı anda koşuyorsa orman yanıyordur." diye. Türkiye'de dolar, piyasa, euro, kur, her şey yükseliyor, her şey yanıyor. Bunun anlamı bizim yaşamımızın yangın yerine döndüğüdür.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Son kez ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Son cümlem Başkan.
Evet, yaşamımız yangın yerine dönüyor. Bunu anlamayanlar iktidarda, ülkeyi batırdıklarını da anlamıyorlar herhâlde. Bizce anlıyorlar, anlamamış gibi yapıyorlar. "Piyasa" denilen şey rasyoneldir, kötü yönetirsen kötü olur sonucu. Bu kadar basit. Fakat Maliyeden sorumlu zat herhâlde bu bilgiye sahip değil. Niye? Çünkü zihniyet olarak irrasyonel, ekonomi bilgisi maalesef alakaya musakkadan ibaret.
Sayın milletvekilleri, şu anda halkın en temel gündemi bu zamlar ve yoksulluk. Meclisin buna bir çözüm üretmesi gerekiyor diyorum.
Teşekkür ediyorum.