| Konu: | AK PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 11 |
| Tarih: | 03.11.2020 |
CHP GRUBU ADINA ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Bir kez daha, şu ana kadar enkaz altından yaşamını yitirerek çıkarılan 109 vatandaşımıza Allah'tan rahmet, acılı ailelerine sabır dilerken, tedavileri süren 1.026 vatandaşımıza acil şifalar diliyoruz ve bundan sonra yeni kötü haberler yerine, bugün yaşadığımız son mucizede olduğu gibi, doksan bir saat sonra 4 yaşındaki Ayda Gezgin'in bize yaşattığı mutluluğun tekrar etmesini, acıların tekrar etmemesini ümit ediyoruz.
Parlamento olarak böyle bir günde Türkiye'nin kalbi İzmir'de atarken ve hepimizin içi yanarken deprem gündeminden bağımsız konuşmamız mümkün değildi. Siyasi parti gruplarının bu konuda önergeleri vardı; ara verdik, arkada konuştuk ve önergelerimizi arkada ortaklaştırarak nihayet bu konuda bir komisyon kuracağız. Tabii, bir tespit yapmak lazım, bu önemli bir adım ama maalesef yine gecikmiş bir adım. Bundan önce 58 kez "Deprem araştırılsın." diye verilen önergelerin gündeme alınmadığı ya da reddedildiği gerçeğini hatırlatmak ana muhalefet sorumluluğuyla boynumuzun borcu. Öyle bir noktadayız ki, 11 kez sağlık çalışanlarına karşı şiddeti reddedip Gaziantep'te Ersin kardeşimizin böğrüne bıçak saplandıktan sonra kabul etmiştik ya da doping konusunda her yerden kötü kokular gelirken biz Kırkpınar başpehlivanında doping çıkmasını beklemiştik o komisyonu kurmak için ve Soma faciasından on beş gün önce "hayır" denip yedi gün sonra, o konuşmadan yirmi iki gün sonra burada ortaklaşmıştık. Yine, büyük bir acıdan sonra bu ortaklaşma önemlidir ama gecikmelidir, bunu ifade etmek gerekiyor.
İkinci bir husus, Adalet ve Kalkınma Partisi grup önerisi. Bütün gruplar önerilerini çekti, AK PARTİ çekemiyor çünkü onlar bu komisyon kurulduktan sonra dönüp işçinin kıdem tazminatına ve esnek çalışma modelleriyle 25 yaşından küçük, 50 yaşından büyük işçilere "At imzayı, tazminatsız çalışacaksın..." Bu Parlamentoda danışmanlar tazminatsız, kıdem tazminatsız, iş güvencesiz çalışırken, bu ayıbı ortadan kaldırmak boynumuzun borcuyken Türkiye'de 50 yaşından büyükler ile 25 yaşından küçük herkesi bu cenderenin içine sokmak istiyorlar ve bunu bir torba yasa illüzyonuyla... "Efendim, yapılandırma var, vatandaş bekliyor." vatandaş borçlu, yapılandırılsın bekliyor; burasına kadar batmış, yapılandırılsın bekliyor. Ee, getireydiniz 2 maddelik kanunla, hep beraber, konuşmadan destek vereydik. "Efendim, birtakım süre uzatımları var, çok önemli, bekleyemeyiz..." Getirin 3 maddelik kanunla, konuşmadan destekleyelim ama 51 maddelik kanun, etrafta şeker, yapılandırma, süre uzatımı; içeride zehir, kıdem tazminatına el atma.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sözlerinizi tamamlayın lütfen.
Buyurun.
ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Fırsatçılığın zamanlaması da daha enkaz kaldırma çalışmaları sürerken... Muhalefet partileri diyor ki: "Yapmayın, etmeyin; bugün depremi konuşup gidelim, yarın bu gündeminize dönersiniz." Beklemeye tahammül yok, işçinin kıdem tazminatına el atmak için bu deprem gününü, bu acı günü bile çalışma günü olarak planlamış bir iktidar önergesi birazdan oylanacak.
Sonradan yapacaklarımız elbette konuşulacak ama bir konuya dikkat çekmek isterim. Dışlamadan gitmek lazım. Bakın, İzmir'de yapı stokunun hızla değerlendirilmesi; kim evine girebilir, kim girmemeli, söylenmesi lazım. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği açıklama yaptı: "Bütün gücümüzle ve herhangi bir ücret talep etmeden bu işe gönüllüyüz." reddedildi. Üniversiteyi kapsamadan, sivil toplumu kapsamadan, meslek örgütlerini kapsamadan, yerel yönetimi kapsamadan ve bir iş birliğini güçlendirmeden yapacağınız her şey kadük kalır veya bir önceki, 2010'daki Komisyon raporu gibi doğruları söyler, pek azı yapılır ve yaşadığımız facialara engel olamaz hâle gelir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi, buyurun.
ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Bakın, Türkiye'nin en köklü meslek örgütü, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği diyor ki: "Buradayız, el uzatıyoruz, görev verin, birlikte yapalım." Bakanlık reddediyor. Sonra, enkaz alanında geziyoruz, Manisa'dan çok değerli bir mühendis ağabeyimizi gördüm, dedim ki: Ne yapıyorsunuz? Dedi ki: "Vallahi, riskli binalarla ilgili çalışıyoruz." Hangi sıfatla? Dedi ki: "Biz yapı denetimciler derneği olarak Bakanlık tarafından görevlendirildik, iki saat hızlı kurs aldık. Eldeki 'application'la, uygulamayla kirişe bakıyoruz." Eğitimleri yeterlidir, çok değerli insanlardır ama meslek örgütü dediğiniz başka bir şeydir. Meslek örgütünün meşruiyeti bir yerde dururken meslek örgütünü itip sonra bir derneğe iki saatlik hızlandırılmış eğitim vermek böyle bir durumda bile kategorik olarak, siyasi olarak karşınızdakini ittiğinizi, duyguda ortaklaşmadığınızı gösterir, bunu da milletimize şikâyet ediyorum.
Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)