GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Gıda, Tarım ve Orman Alanında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:7
Tarih:20.10.2020

CHP GRUBU ADINA İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; gıda, tarım ve orman alanında düzenlemeler yapan yasa teklifi üzerine söz almış bulunmaktayım. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Tarım alanında tam bir çöküşe şahitlik ettiğimiz dönemden geçmenin üzüntüsünü yaşıyoruz. Dünyada kendi kendine yeten az sayıda ülkeden biri olan Türkiye, maalesef AK PARTİ iktidarında pamuktan ayçiçeğine, buğdaydan büyükbaş hayvana, etten salçaya kadar her alanda ithalat yapan içler acısı bir duruma gelmiştir. Türkiye'nin yüz ölçümünün onda 1'i olan ülkelerden ithalat yapar hâle geldik. Bu tablodan dolayı üreticimiz toprağa küstürüldü, hacizlerle karşı karşıya kalmaktadır; artık, ürününü tarlada bırakmakta ve bunu da hayvanına yedirmeyi tercih etmektedir. Üreticiye kulaklarını tıkamış, ithalata bel bağlamış, mutfağı yangın yerine döndüren, tüketiciyi de gıda enflasyonuna terk eden AK PARTİ tam anlamıyla çiftçiliği bitirme noktasına gelmiştir.

Sayın Başkan, değerli vekiller; Ekim 2019'dan bugüne kadar yoncaya yüzde 31, samana yüzde 29, süt yemine de yüzde 49 zam yapıldı. Özetle çiğ süt maliyeti yüzde 50 artarken devlet çiftçiden çiğ süt alım fiyatını değiştirmedi. Üretici tükenmişlik sendromu yaşıyor.

Peki iktidar ne yaptı? Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı ve Ticaret Bakan Yardımcısıyla beraber sanayici temsilcileri bir araya geldiler, CEO'larla toplantı yaptılar. Bu toplantıda SETBİR Başkanı, ASÜD Başkanı ve zincir market CEO'ları bir arada bulundular ama üretici o masada yoktu. Çiftçiye destek vermesi gereken Tarım ve Orman Bakanlığının üretici yerine sanayicileri tercih etmesi Türk tarımı adına utanç tablosudur.

Bu toplantının ardından ocak ayından bu yana doların ve tüm girdi maliyetlerinin artmasına rağmen çiğ süt referans fiyatı değiştirilmedi. Çiğ süt fiyatı 2 lira 30 kuruşta kaldı, sadece 1 Ocak 2021 tarihinden itibaren artırılacağı söylendi. Bu da, umutsuz bekleyişler sebebiyle -Nasrettin Hoca'nın bir sözü vardır, hatırlarsınız değerli milletvekilleri- "Ölme eşeğim ölme, yaza yonca bitecek, yonca biterse de yersin." deyimini bize hatırlatmaktadır. (CHP sıralarından alkışlar) İktidar sadece prim fiyatında göstermelik değişiklik yaparak Ocak 2021'e kadar topu taca atmıştır.

Biliyorsunuz, süte destek primi yerel seçimler öncesinde 25 kuruşa çıkarıldı ama yerel seçimlerde iktidar beklediğini alamayınca cezayı çiftçiye kesti, sütçüye kesti, primi 15 kuruşa, daha sonra 10 kuruşa düşürdü. Şimdi de 40 kuruşa çıkardığını söylüyor ekim, kasım, aralıktan itibaren. Ya, daha hâlâ senin ödemediğin çiğ süt primleri var. Şimdi hayal satmaya devam ediyorlar. İktidar, üreticisine resmen sırtını dönmüş durumdadır.

Bakın, bu ülkenin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, savaştan yeni çıkmış, yokluk içindeki ülkede saray yerine çiftlik kurdu. Bugün saray yapılan yerde büyük bir üretim seferberliği yapıldı. Üstelik "Çorak topraklarda üretim olmaz." denilen yerlerde tarım yaptı, hayvancılık yaptı. Atatürk Orman Çiftliği o günden bugüne kadar aralıksız süt üretimi yapıyor değerli milletvekilleri. Atatürk'ün Türk çiftçisine verdiği değerin onda 1'ini siz verseydiniz şu anda Türk tarımı uçacaktı. (CHP sıralarından alkışlar)

Üreticiler şimdiden gazetelere manidar ölüm ilanları vermeye başladılar. Geçtiğimiz günlerde toplantının arkasından süt üreticilerinin vermiş olduğu ilan: "Acı kaybımız." Sayın Komisyon üyelerine ve Bakanlık temsilcilerine sesleniyorum: "Acı kaybımız." diyor. Ve burada diyor ki: "Cenazemiz... 16 Ekim 2020 -bu gün Dünya Gıda Günü'ydü- o gün -sizin Millet Caminiz var- Millet Camisi'nde cenazemizin namazını kılıp ondan sonra Tarım ve Orman Bakanlığına süt üreticisinin defni yapılacak arkadaşlar." İşte, çiftçiyi getirmiş olduğunuz tablo bu.

Yine bakınız, Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliği Başkan Yardımcısı Nazif Karabulut diyor ki: "40 kuruşunuzu alın başınıza çalın." Artık üretici size sırtını döndü, sizlere yavaş yavaş yol göründü.

Bakın, bir süt üreticisi 1 litre süt sattığı zaman 1,5 kilo yem alması gerekirken -yani 1'e 1,5 oranı vardır; bu, benim söylemim değil değerli arkadaşlar, bu dünyadaki paritedir- bizim ülkede tam tersi olmuş, artık süt para yapmaz olmuş, yem fiyatı almış başını gidiyor. Gelin, hep beraber şu süt sıkıntısını giderelim.

Buradan soruyorum: Fiyat artışının önündeki engel isim kim? Hazine ve Maliye Bakanı damat Berat Albayrak mıdır? Böyle duyumlar alıyoruz. Enflasyonu artırmamak için çiğ süt fiyatı sabit bırakılmış yani enflasyon korkusu sebebiyle üreticiye sırt dönülmüş. Damat doları serbest bıraktı ama enflasyonu yükseltmesin diye sütün fiyatını aşağı çekti. Dolar serbest, bizim çiftçimizin sütünün fiyatı ise maalesef olduğu yerde sayıyor. Bilesiniz ki bu hesabınız tutmayacak, enflasyonu da yönetemiyorsunuz, tarımı da yönetemiyorsunuz. Üreticiyi yok sayarak, ithalat yaparak enflasyonu dizginleyemezsiniz. Artık bu da enflasyonu patlatacaktır arkadaşlar.

Üretici isyanda. Sayın Genel Başkanımızın da bugün grup toplantısında söylediği Yakup Konan, Kahramanmaraşlı çiftçi 16 Ekim Dünya Gıda Günü'nde dertlerini anlatmak için Kahramanmaraş'tan yola çıktı ama yola çıkamadı, daha Kahramanmaraş il sınırını aşmadan birçok sıkıntıyla karşı karşıya kaldı. Devlete gelip devlet yetkililerine dertlerini anlatması gereken yerde onun karşısına kolluk güçleri çıktı ve "Gözlerin kızarık." deyip, elinden ehliyetini alıp geri gönderdiler. Bu, utanç tablosu; sizlerin, Türk tarımını getirmiş olduğunuz tablo bu. İşte, kolluk güçleri de tutanakla beraber arkadaşı evine gönderiyor.

Evet, arkadaşlar, diğer bir konu da pamuk. Pamukta geldiğimiz noktaya baktığımızda, 1999'da 757 bin hektar alan varken bugün 477 bin hektara düşmüş tamamen AK PARTİ'nin bu yanlış uygulamalarıyla beraber. Gelinen noktada, siz iktidarınız boyunca ithalata 23,2 milyar dolar ödediniz. Gelin, bu parayı Yunanistan'daki bir avuç Yunanlı çiftçiye ödeyeceğinize Çukurova'daki, Şanlıurfa'daki çiftçimize verin. Yunanistan'a erkeklik yaparken iyi de ürün alırken nasıl olacak, merak ediyorum ben?

Yine, bakınız, pamuk fiyatı 5 lira civarında; gelin, bunu 6 liraya çıkaralım.

Ya, devlet yönetmek dürüstlük ister, erdemlilik ister. Sayın Bakan İzmir'de bir toplantıda diyor ki: "Pamuk destekleme primini 1,1 TL'ye çıkardık." Ya, daha siz tarımsal destek tebliğini yayımlamadınız. Sözlerle mi ülkeyi yöneteceksiniz? Resmî Gazete'de yayımlamamışsınız, sadece mahalle sohbetinde, kahve sohbetinde onun primini açıklıyorsunuz; gelinen nokta bu arkadaşlar.

Bir de, diğer konu pancar. Evet, özelleştirdik şeker fabrikalarını, gelinen noktada çiftçi şu anda perişan; vermekte perişan, fiyatta perişan. Ve geçtiğimiz yıl 300 lira olan taban fiyatını çiftçi bugün 400 lira olarak bekliyor fakat maalesef hâlâ daha şeker pancarının taban fiyatını açıklamadılar.

Ve en çok yaptığınız iş çiftçimizin ensesine konmak. Bugünlerde Tarım Kredi, traktörüne, taksisine haciz koyuyor tarladaki çiftçinin; bu ayıp size yeter diyoruz.

Yine, bakınız, değerli milletvekilleri, Sayıştay raporunda deniyor ki: "Tarımsal desteklere 2019 yılında 16 milyar 965 milyon 138 bin lira -gider, bütçeden- ödenecek." Ama siz 17 milyar 180 milyon 772 bin küsuratlı para ödüyorsunuz. Ya, siz daha muhasebe kayıtları tutamıyorsunuz, muhasebe kayıtlarını. Neyi anlatıyoruz biz? Vereceğiniz destek belli ama dağıttığınız para belli değil. Ya, bu kadar gelişigüzel devlet yönetimi olmaz. Bunu ben söylemiyorum, bunu Sayıştay raporları söylüyor. Gelin, ÇKS'de ve TÜKAS'da -bizim önerdiğimiz- doğru kayıtları tutalım, hep beraber çiftçimizin doğru destekler almasını sağlayalım.

Değerli vekiller, bir başka konu: 7 milyon 150 bin çiftçimiz var ülkemizde ama 15 milyar 222 milyon 705 bin lira tarımsal destek ödemişsiniz, maalesef 469 milyon 734 bin 67 lira da gelir vergisi çiftçiden almışsınız. Ya, çiftçiden gelir vergisi alınır mı? Destek veriyorsunuz, çiftçiden gelir vergisi kesiyorsunuz ama sizin o beşli çetenin vergilerini de çiziyorsunuz. Yazıklar olsun sizlere! (CHP sıralarından alkışlar)

Yine, bakınız, 2002'den bugüne kadar 700 bine yakın çiftçiyi üretimden çıkardınız. Birilerinin borçlarını yapılandırıyorsunuz, faizlerini siliyorsunuz ama çiftçiye geldiği zaman unutuyorsunuz. Birilerine kepçeyle verirken çiftçiye ise çay kaşığıyla vermekten bile korkuyorsunuz. Gelin, çiftçinin borçlarını yapılandıralım, faizlerini silelim, beş yıla bölerek faizsiz bir şekilde çiftçinin nefes almasını sağlayalım. Rusya'nın, Bulgaristan'ın, Ukrayna'nın çiftçisi İvan'ı veya Ostap'ı değil, Ahmet amcayı, Mehmet amcayı, Ayşe teyzeyi güçlendirelim, onları büyütelim. Yerlilik, millîlik budur, kendi çiftçisine sahip çıkmaktır. Ama geldiğimiz noktada maalesef biz yabancı çiftçilere sahip çıkıyoruz.

Bakınız, çiftçi artık AKP'den umudunu kesti -filozof Diyojen'in bir sözü var- diyor ki sizlere: "Gölge etme başka ihsan istemem." Artık bırakın çiftçiyi kendi bildiği gibi üretimini yapsın ve rahat, huzurlu bir şekilde tarlada üretim devam etsin.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Devamla) - Sayın Başkanım, toparlıyorum.

BAŞKAN - Buyurunuz.

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Devamla) - Bakınız, gıda fiyatlarında Türkiye olarak OECD rekoru kırıyoruz ama size kalırsa Avrupa'da biz tarımda birinciyiz ama son rakamlar öyle göstermiyor. OECD'de en fakir ve fiyatları en yüksek ülkelerden biriyiz.

Bakınız, ekmeğe geçtiğimiz günlerde yüzde 20 zam yapıldı. Uzun süreden beri ekmek fiyatlarını askıda tuttunuz, bastırdınız ama artık önüne geçemediniz. Bulgaristan'dan, Rusya'dan 2.100 liraya buğday aldınız, almaya devam ediyorsunuz ama kendi çiftçinizden 1.650 liraya buğday aldınız. "Bu mu sizin Türk çiftçisine vermiş olduğunuz değer? Bu mu sizin Türk çiftçisine sahipliğiniz, yerliliğiniz, millîliğiniz?" diye soruyorum. Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürü çıkmış "Biz en avantajlı şekilde ithalatı bitirdik." diyor. Ya, TMO neydi? Kara gün dostuydu. Kimin? Çiftçinin ama artık İvan'ın, Ostap'ın, John'un kara gün dostu olmuş, Türk çiftçisinin ise düşmanı olmuş hâle geldi. Bu tablodan çıkın, bir an evvel yerli, millî olun diyorum, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Devamla) - İnşallah, bu söylediklerimizi kulak arkası yapmazsınız, Türk çiftçisine sahip çıkarsınız diyor, saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)