| Konu: | 15 Ekim Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın ölümünün 12'nci, Erol Günaydın'ın ölümünün 8'inci yıl dönümüne, antrenman yaptığı sırada bir aracın çarpması sonucu vefat eden Karşıyaka Belediyespor Bisiklet Takımı sporcularından Zeynep Aslan'a Allah'tan rahmet dilediğine, bisikletin güvenli bir ulaşım aracı olarak kabul görmesi için Meclis olarak gerekli adımların atılması, Sağlık Uygulama Tebliği'nin güncellenmesi gerektiğine, öğretmenlerin il dışı yer değiştirmede kontenjan artırımı yapılmasını ve ikinci bir başvuru hakkı verilmesini talep ettiğine, 228 sıra sayılı Kanun Teklifi'ne ilişkin itirazlarına ve yıpranma payı olarak bilinen fiilî hizmet zammı ellerinden alınan gazetecilerin mağduriyetinin giderilmediğine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 6 |
| Tarih: | 15.10.2020 |
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, 15 Ekim 2008 günü kaybettiğimiz, şiirimizin en önemli isimlerinden, Türkçemizi en iyi kullanan şairlerimizden Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın 12'nci ölüm yıl dönümünde kendisini saygıyla ve rahmetle anıyorum. Dağlarca'nın 1946 yılında partimiz tarafından gerçekleştirilen bir şiir yarışmasında ödül almış olması da partimiz açısından ayrı bir mutluluk kaynağıdır.
15 Ekim 2012 günü ise geleneksel tiyatromuza büyük katkılar sunmuş, tiyatro ve sinemamıza büyük değer katmış Erol Günaydın'ı kaybetmiştik. Kendisini 8'inci ölüm yıl dönümünde yine rahmet ve saygıyla anıyorum.
Karşıyaka Belediye Spor'dan Zeynep Aslan, bisikletiyle seyir hâlindeyken Seyrek yolunda karşı şeritten gelen bir aracın çarpması sonucu vefat etti. Ailesine, sevenlerine başsağlığı diliyor, kızımızı rahmetle anıyoruz. Zeynep, motorlu sürücülerin kurallara uymasını bekliyordu tıpkı çevresine saygılı tüm bisikletçiler gibi, motorlu taşıtların yol açtığı çarpmalar sonucu ölümlerin çok olduğu bir alanda bu tehlikeye hep dikkat çekiyordu ama maalesef Zeynep de hayatını böyle bir kaza sonucunda kaybetti. Bu anlamda, bisikletlerin yer aldığı yollardaki hız sınırlandırmalarıyla ilgili kontrollerin, bisikletin güvenli bir ulaşım aracı olarak kabul görmesi için toplumsal bilincin sağlanmasının, güvenli şeritlerin ayrılmasının; bu noktada Bakanlığa ve yerel yönetimlere düşen sorumlulukların bir kez daha altını çiziyor, bu konuda Meclis olarak üzerimize düşeni hep birlikte yapmamız gerektiğini değerlendiriyoruz.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, önemli bir toplumsal sorun var, Sağlık Uygulama Tebliği var; bu, devletimizin tedavilere ve destek tedavilerine ödeyeceği paralara karar verdiği tebliğ, 2015 yılında güncellenmiş en son. Çölyak hastalarının ve protein metabolizması bozukluğu olanların devletten alacağı aylık destek çölyak hastaları için 108 lira; protein metabolizma bozukluğu olanlar için 120 lira ödeniyor. Ne zaman kararlaştırılmış? 21 Nisan 2015 tarihinde, o günden bugüne artmıyor. Hatta 26'ncı Dönemde, üç sene önce Mecliste kurulan sorunları araştırma komisyonu "İki yıldır güncellenmiyor, hemen güncellenmelidir." demiş, beş yıldır yine güncellenmiyor. Sayın milletvekilleri, tebliğin yayınlandığı 21 Nisan 2015'te dolar 2 lira 30 kuruştu yani beslenmeleri için çölyak hastalarına 47 dolar veriyorduk, bugün dolar 8 lirayı buldu, 13 dolar 75 sente denk geliyor yani düşünün...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bize başvuran bir annenin verdiği rakamlar... "O tarihte aldığımız unun kilogram fiyatı 2 liraydı, bugün 14 lira -hepsi dolarla belirleniyor bunların- ve o tarihte aldığımız özel makarnaya 4 lira veriyorduk, şimdi 19 lira." diyor. Hakikaten dolar fiyatlarıyla uyumlu zamlanmış, hatta daha fazla zamlanmış. Sağlık Uygulama Tebliği Meclis kararıyla falan olmuyor, Sosyal Güvenlik Kurumu yayınlıyor, gidiyor. Bu konuda çok rica ediyoruz -iktidar partisi herhâlde çok daha etkili olabilecektir- şu çölyak hastası çocuklarımızın, çölyak hastalarımızın feryadını duysunlar, bu güncelleme bir an önce yapılsın.
Millî Eğitim Bakanlığı, 6-10 Ağustos arasında gerçekleştirdiği öğretmenler için il dışı yer değiştirme atamalarında çok sınırlı sayıda kontenjan açtı, çok kısa süre verdi.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Öğretmenlerden büyük bir isyan var; 2014, 2016 ve 2017 yıllarında olduğu gibi ikinci bir yer değiştirme, başvuru hakkı istiyorlar. Ayrıca da her geçen yıl bu kontenjan düşmüş, 115 binden 88 bine ve en son 74 bine. Bu kontenjanın artırılması lazım, yoksa bu, o kadar öğretmenin ailesinden uzak kalması demek oluyor. Bu konuda da Meclisimizin, ortak bir duyarlılıkla, Millî Eğitim Bakanlığına öğretmenlerimizin sesini duyurmasını bekliyorlar.
Sayın Başkan, bugün Kamu Mali Yönetimi Kontrol Kanunu'nu görüşeceğiz. Bu kanunun acelesi var çünkü bu kanuna göre Meclise bütçe sunulacak. Ama geçen hafta Plan ve Bütçe Komisyonunda ciddi itirazlarımızı dile getirdik. Ne yapıyor bu kanun?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Toparlayalım Sayın Özel.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - "Bu kanun mali saydamlığı ortadan kaldırıyor, 'fonksiyonel bütçe' olarak adlandırılan durumda mega projeler başta olmak üzere bazı kalemlere yapılan harcamaların gizlenmesine olanak tanıyor. Meclisin bütçe hakkını ve bütçenin denetim hakkını elinden alıyor." diyoruz ve bu kanunu getirmişler. Bu önümüzdeki cumartesi için, şu an için, üç gün sonra bütçe gelecek, yarından sonra bütçenin gelmesi lazım çünkü 1 Ocaktan yetmiş beş gün önce sunulması lazım. Arkadaşlarımız geçen hafta sordu: "Nasıl yapacaksınız bu hazırlığı?" Strateji ve Bütçe Başkan Yardımcısı İbrahim Şenel dedi ki: "Bize bu konuda bütçe hazırlamamız yönünde gerekli talimat ve uyarılar yapıldı."
Arkadaşlar, vesayete karşı olalım da Meclis olarak kuvvetler ayrılığı varsa üzerimizdeki yürütmenin vesayetine, saray vesayetine de karşı olalım. Bugün sizin bu kanunu çıkaracağınız öngörülerek bütçe hazırlamış adamlar. Bu kadar açık...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen Sayın Özel.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bu kadar açık bir tahakküm, Meclisi yok sayma, her bir milletvekiline teker teker hakaret eden bir yaklaşım olamaz. Reddedersek ne olacak? Ne yapacaksın cumartesi günü? Ama reddedilmez çünkü birileri talimatlandırdı, Meclis çıkaracak. Bu, Meclise saygısızlıktır. Bu kanunu şimdi biz engelleyince birilerinin asapları bozuluyor -ki biz kanunu doğru bulmuyoruz- ondan sonra olur olmadık hamasetlerle saldırılar...
Zamanım kalmadığı için Azerbaycan konusundaki sataşmaya, Sayın Bülent Turan'ın sataşmasından sonra birleştirerek cevap vereceğim.
Son sözüm şu: Temmuz ayında geldi -Anayasa Mahkemesi- İletişim Başkanlığının da içinde olduğu 5 tane başkanlığın bütçesi bu kanuna, Meclis tarafından çıkarılmış kanuna Cumhurbaşkanı tarafından ilave edilmiş, maaş vermek için orada. Olmaz, Meclisin görevi, açık yazıyor Anayasa.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bitiriyorum.
BAŞKAN - Son sözlerinizi alıyorum.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Anayasa açık yazıyor: İdareler kanunla kurulacak. Cumhurbaşkanlığı kendine bağlı daire başkanlığı kurar ama ona maaş vereceksen o çizelgeye biz ilave edeceğiz onu arkadaşlar, bizim hakkımız. Söyledik burada, dinlemediniz. Anayasa Mahkemesine gittik, tak diye iptal etti. Ertesi gün geldiniz, dediniz ki: "Hadi bunu kanuna ekleyelim." 5 partiye ihtiyaç var. Dedik ki: "Gazetecilerin yıpranma hakkı da iptal oldu, 9 ay süre var, kasımda, onunla bir yapalım. Nasılsa İletişim Başkanlığı..." "Yok, olmaz." Bugün İletişim Başkanlığının sorununu çözüyorsunuz, gazetecilerin sorununu yine çözmüyorsunuz, bu da vicdana sığmaz.
Allah aşkına, bundan sonra yaptığımız Anayasa'ya aykırılık iddialarını bu kadar kategorik reddetmeyin; tarih önünde haklı çıkmaktan biz yorulduk, siz haksız çıkmaktan yorulmadınız, yorulmayacağa da benziyorsunuz.
Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)