| Konu: | Kırıkkale ilinin sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşması |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 5 |
| Tarih: | 14.10.2020 |
AHMET ÖNAL (Kırıkkale) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Kırıkkale'nin sorunları hakkında parti grubum adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle ekranları başında bizleri izleyen, başta hemşehrilerim olmak üzere, tüm vatandaşlarımızı selamlıyorum.
Pandemi döneminde çok önemli görevler üstlenen, başta sağlık çalışanlarımız olmak üzere, tüm görevlilerimize teşekkür ediyorum. Hayatını kaybeden yurttaşlarımıza, kamu görevlilerimize Allah'tan rahmet, hastalarımıza acil şifalar diliyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bilindiği üzere ülkemiz ve dünya çok ciddi bir salgın hastalıkla karşı karşıya. Her geçen gün hasta sayısı artıyor, yoğun bakım üniteleri doluyor taşıyor. Bu zor şartlarda Kırıkkale'de hastanelerde, aile sağlığı merkezlerinde çalışan doktorlarımız, hemşirelerimiz, ebelerimiz, hasta bakıcılarımız, kısacası tüm sağlık personelimize teşekkür ediyorum fedakârlıkları için; sağ olsunlar, var olsunlar. Ancak bu süreçte çalışanlarımız hak ettikleri ek ödeme ve ücretlerini alamıyor. Sayın Bakan tarafından bizzat verilen müjde ve sözler tutulmuyor; bugün söylenen yarın yalanlanıyor.
Değerli arkadaşlar, ülkemizde uzun dönemdir yaşanan derin ekonomik kriz ve devamında gelen pandemi süreci sebebiyle vatandaşlarımız bir hayli zor durumda kalmış, iktidarın açıkladığı önlem paketi Kırıkkale esnafının hiçbir derdine derman olmamıştır. 50 bin emeklinin yaşadığı, çalışan nüfusun yarısından fazlasının asgari ücretli olduğu şehrimizde en büyük sıkıntı geçim derdi ve işsizlik. Bir de buna her gün gıdadan temizlik maddelerine, akaryakıttan elektriğe, doğal gaza kadar birçok ürüne gelen zamlar vatandaşımızın belini büküyor. Sadece aldığı emekli maaşıyla ya da asgari ücret düzeyindeki maaşıyla geçinen Kırıkkaleliler perişan durumda. Bir dönem şehrimizde vatandaşlarımızın en çok uğradığı, en gözde dükkânların bulunduğu Zafer Caddesi ve Toprak Mahallesi esnafları sıkıntılı günler geçiriyor. Birçok iş yeri boşaltılmış ya da kira borçları yüzünden tahliye edilmiş durumda. Gürler Mahallesi, Sanayi Mahallesi, Yenimahalle esnaflarımız da aynı sıkıntılarla karşı karşıya. Bir esnafımız devlete kırk yıl vergi ödediğini ancak devletin bu süreçte kendisine bir gün bile bakmadığından şikâyet ediyor. Yine, Kırıkkale Üniversitemizin bulunduğu Yenişehir'de apart esnafı, kafe sahipleri, servis, minibüs ve taksici esnafımız öğrenci olmaması sebebiyle oldukça zor günler geçiriyor. Yahşihan ilçemizde bulunan apart sahipleri kiracı bulamadıklarından dolayı apartlarını satılığa çıkardılar.
Değerli arkadaşlar, internet sitelerinde en çok satılık apart ilanı verilen yer Kırıkkale Yenişehir. Birçok esnafımıza bankalardan ödeme ihtarnamesi gönderilmiş. Böyle giderse esnafımızın elinde ne apartı ne de minibüsü kalmayacak.
Kırıkkale şehir merkezinde 28 mahalleye hizmet götüren minibüs hattı esnafı ile Kırıkkale Yahşihan ve Keskin ilçe minibüs hattı esnafımız yedi sekiz aydır kontak açamıyor. Buna rağmen araç sigortası, bandrol ve muayene paraları esnafımızın canına okuyor. Gelirleri yüzde 90 oranında düşen Kırıkkale esnafları, bir de artan kredi borcu, biriken kiralar, vergi borçları ve sigorta primleri yüzünden kara kara düşünüyor. Tüm bunları çözmesi gereken iktidarınız vatandaşımızın feryadını duymuyor, görmüyor.
Değerli arkadaşlar, tablo bu kadar karanlık gözükse de emekliyi, çiftçiyi, asgari ücretliyi, çalışanı önceleyen ekonomik programlarla vatandaşımızı rahatlatmak pekâlâ mümkün. Örneğin, yandaş şirketlere yaptığınız vergi indirimi ve muafiyetini bu ülkenin öz çocuklarına da yapabilirsiniz; devlet garantili ihalelere verilen parayı gariban vatandaşa verebilirsiniz.
Değerli arkadaşlar, yaklaşık on gün kadar önce, Kırıkkale'mizde, İŞKUR aracılığıyla Toplum Yararına Program kapsamında üç, altı ve dokuz aylık sürelerle geçici personel istihdamı yapıldı. Geçici süreyle, üstelik asgari ücret karşılığı yapılan bu alım için yaklaşık 4 bin Kırıkkaleli müracaat etmiş, sadece 500 kadarı kura sonucu bir işe başlatılmıştır. Mevsimlik, üstelik asgari ücret düzeyindeki bu işe dahi razı olan ancak kurada adı çıkmayan yaklaşık 3.500 Kırıkkaleli kışa girerken ekmeksiz, işsiz, aşsız, umutsuz bırakılmıştır.
Değerli arkadaşlar, okullar açıldı, önümüz kış mevsimi. Kasım ayından itibaren elektrik ve doğal gaz faturaları el yakmaya başlayacak. Okul ve kırtasiye masrafları geçen yıla göre yüzde 30 düzeyinde arttı. Bir dönem Türkiye'nin sanayi kenti, Anadolu'nun göz bebeği olan Kırıkkale, son on sekiz yılda maalesef bu duruma düşürüldü. Kırıkkaleli analar, babalar kara kara düşünürken, gençler işsiz, aşsız, kısacası sahipsiz bırakıldı.
İktidara geldiğiniz günden beri Kırıkkale devamlı göç veriyor, küçülüyor. Son on sekiz yılda bir tane fabrika yapılmayan Kırıkkale'de, var olan kamuya ait işletmeler hızla küçüldü, âdeta kapanma noktasına geldi.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AHMET ÖNAL (Devamla) - Başkanım, bitiriyorum.
BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.
AHMET ÖNAL (Devamla) - Bu anlamda Kırıkkale'ye verdiğiniz zararla ne kadar gurur duysanız bence az olacak.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Kırıkkale'nin sorunları bununla da bitmiyor. Yaşanan ekonomik kriz ve yükselen döviz kuru nedeniyle uzaktan eğitim için kullanılması zorunlu olan bilgisayar, laptop, tablet gibi cihazlara olan ihtiyaç neredeyse 10 kat arttı. İmkânı olan aileler bu cihazları temin edebildi ancak Kırıkkale'de birçok yoksul aile çocuğu bu cihazlara ulaşamadı, eğitim ve öğretim hakkından mahrum bırakıldı. 21'inci yüzyıl Türkiyesinde bırakın interneti, televizyonu bile olmayan Kırıkkaleli aileler var. Kırıkkale'de bazı aileler tek televizyonla 2-3 çocuğuna eğitim vermeye çalışıyor. Ekonomik durumu iyi olan aileler her türlü imkâna sahipken, yoksul aile çocukları EBA'ya dahi erişemiyor. Burada devletimize düşen, eğitim için kullanılması zorunlu olan cihazları tüm öğrenci ve öğretmenlerimize ücretsiz dağıtmak ya da en azından bu cihazlardan alınan vergileri ortadan kaldırmak olacaktır.
Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken, yoksulluğun ve emek sömürüsünün olmadığı, gelirin hakça paylaşıldığı bir Türkiye diliyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)