| Konu: | Çanakkale Milletvekili Bülent Turan'ın yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 4 |
| Tarih: | 13.10.2020 |
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkürler Sayın Başkan.
İma değil direkt söyledim. Çözüm sürecine dönük şu anda bir unutturma çabası var, bir dönemi mahkûm ettirme çabası var ve iktidarın taraf olduğu bir süreçten söz ediyoruz. Biz her zaman şunu dedik: Çözüm sürecini her zaman savunduk. Kürt meselesinin, Türkiye'nin demokratikleşmesi meselesinin diyalogla, müzakereyle çözümünü dün nasıl savunduysak bugün de savunuyoruz ve arkasında duruyoruz. Bu ülkenin, Türkiye'nin, hepimizin buna ihtiyacı var. Ama çözüm sürecinde rol alan Sırrı Süreyya Önder, İdris Baluken, Selahattin Demirtaş'ın o dönemki görüşmelerdeki rollerini, fiillerini, çalışmalarını kriminalize edip cezaevinde tutmak her şeyden önce siyasi etikle bağdaşmaz.
Biz birlikte yürüttük ve biz bundan hicap duymuyoruz, bundan rahatsızlık duymuyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - İktidarda hangi parti olursa olsun eğer bu kadar yıllık bir kan akma, bir savaş, bir çözümsüzlük meselesini çözmek gündeme gelirse yine var olacağız ve şunun farkındayız: O dönem mahkûm edilmek isteniyor, bütün aktörler hedefe konulmuş durumda ama Türkiye yurttaşlarına şunu söylüyorum: Onlar, HDP'li aktörleri hedefe koydular ama kendileri hiçbir şekilde bu meselede taraf değillermiş gibi bir pozisyon alıyorlar. Bu suç değil, çekinecek bir şey yok, bu ülke için çok önemli şeyler yapıldı.
Diğer meselede, Kobani protestoları meselesinde biz, yaptığımız hiçbir şeyin aksini söylemeyiz. Biz dedik ki: "Resmî MYK kararı yok." yok yani "Bir 'tweet' var." dedik yine aynısını söylüyorum, atılan bir "tweet" var. Şimdi, bunun örgütle bağlantılandırılma çabası gerçekten nafile çünkü öyle bir bağlantı olamaz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Sayın Başkanım...
BAŞKAN - Son sözünüzü alayım.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Şunu hatırlatıyorum notlardan: 6 Ekimde "tweet" atılmış, 7 Ekimde Muş Varto'da Hakan Buksur'un polis kurşunuyla öldürülmesine kadar tek bir şiddet fiili yok. Aslında "6-7-8 Ekim" değil "7-8 Ekim olayları, protestoları" dememiz lazım. Ve ne zaman olmuş? Antep'te Cumhurbaşkanı'nın "Kobani düştü düşecek." demesinden sonra halkın, meselenin ciddiyetini, Kobani'nin düşebileceği ihtimalini düşünerek protestolara katılma, provokatörlerin, paramiliter güçlerin, polis kurşunlarıyla ölenlerin sayısını her gün yanlış söylüyorlar. 43 kişi öldü ve bunların 33'ü HDP'liydi, ilk öldürülen HDP'lilerdi. İlk, evleri, dükkânları yağmalanan HDP'lilerdi. Biz, bir yanlış yaparsak bundan dolayı halkımıza öz eleştiri veririz ama siyasetteki yanlışların -hangi parti olursa olsun- tartışma yeri burasıdır ve sandıktır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bitiriyorum Başkan.
BAŞKAN - Son cümlenizi alayım.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Siyasetçiler hesabı sandıkta verirler. Kendileri gibi, siyasi rakiplerini, partileri yargı eliyle yargılatmak, insan öldürme teşebbüsünde bulunduğunu söylemek, 302'den davalar açtırmak değildir. Bu siyasi etik değildir. Biz yanlış yaptıysak halk bize cezamızı sandıkta verir, onlar da yanlış yaparsa onu verirler. Kendisini bu konuda gerçekten objektif bir bakış açısına davet etmek isterim.