GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: HDP Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:3
Tarih:07.10.2020

CHP GRUBU ADINA BÜLENT TEZCAN (Aydın) - Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Van'da helikopterden atıldığı iddia edilen ve 1'i vefat eden 2 vatandaşımızla ilgili bütün Türkiye'yi yaralayan bir olayın üzerinden işkence ve kötü muameleye karşı Türkiye Büyük Millet Meclisini harekete geçmeye ve bu meseleleri ciddi biçimde ele almaya dönük bir Meclis araştırma önergesini görüşüyoruz.

Önce şunu söyleyeyim: Bir hukuk devletinde yani Türkiye bir hukuk devleti olsa idi böyle bir olay, böyle bir iddia ortaya atıldığında herkes mutabakatla şunu söylerdi: "Hadi canım, öyle şey olur mu!" Ama ne yazık ki Türkiye'de hemen hemen hiç kimse "Hadi canım, öyle olur mu!" diyemedi. "Acaba mı?" dedi.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Rapor var.

BÜLENT TEZCAN (Devamla) - İşte, sorun budur. Bir hukuk devletinde "Acaba mı?" diyorsa vatandaş, gözaltına alınan birisi helikopterden atılıp öldürüldü iddiasına "Acaba mı?" diyorsa bilin ki o ülkede hukuk ayaklar altına alınmıştır.

Tarihin hiçbir döneminde hiçbir işkenceci sırtını iktidara dayamadan ayakta kalamaz. Bir tane işkenceci ayakta kalabiliyorsa ve işkence iddiaları sürgit devam ediyorsa bilin ki iktidarlar, işkenceden iktidar üretme peşindedirler, onun için böyle devam ediyordur. (CHP ve HDP sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlar, tabii şunu çok iyi biliyoruz: Bu iktidarın bir sicil sorunu var bu konularda, sicil sorunu. Sicil bozuk. Hangi anlamda sicil bozuk? Gerçeği saklama konusunda ciddi bir sicil bozukluğu var, sadece bu olay değil.

MEHMET MUŞ (İstanbul) - Sizin siciliniz bozuk.

BÜLENT TEZCAN (Devamla) - Gazeteci cezaevine girer, Barış Pehlivan, cezaevinde darbedilir, devletin savcısı: "Yok böyle bir şey." der. Resmî makamlar: "Yok böyle bir şey." der. Görüntüler ortaya çıktıktan sonra "Yok." diyenlerin yüzü dahi kızarmaz. Ondan sonra "Soruşturma başlattık." denir. Soruşturma olay olduğu anda başlar, olayı saklamaya çalışıp ondan sonra mızrak çuvala sığmadığı zaman değil.

Bakın, her meselede aynı problemi yaşıyoruz. Covid'le ilgili rakamların saklandığı ortaya çıktı, ortaya çıktı. Sayıları, hasta sayılarını, vaka sayılarını, ölüm sayılarını gizliyorsunuz diye... Suçüstü yakalandı Bakan, iktidar. Yine, bugün, Ankara Milletvekilimiz Sayın Murat Emir bir başka dehşetli yalanı ortaya çıkardı. Biz 11 Martta diye biliyorduk Türkiye'de ilk Covid vakasını; Sağlık Bakanı öyle söylemişti, burada geldi konuştu.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.

BÜLENT TEZCAN (Devamla) - Tamamlıyorum.

Oysa öğreniyoruz ki... Sağlık Bakan Yardımcısı Şuayip Birinci bir makale yazmış övüne övüne, imzası var. O makalede diyor ki: "Şubat ayında Mersin'de 24 kişiyi tedavi ettik." Hani mart ayında başlamıştı? Devletin yalanını devletin Bakan Yardımcısı, kendisi ortaya koymuş.

Şimdi böyle bir tablo içerisinde, öyle bir Türkiye ortada ki hukukun üstünlüğü sıralamasında 128 ülke içerisinde 124'üncü sıradayız; sondan 4'üncüyüz, sondan 4'üncü. Türkiye'yi hukukun üstünlüğünde sondan 4'üncü yapan, başsavcısının balayına gitmeden önce sarayın önünde temenna ettiği bir ülkede işkence iddiaları her zaman ortada olacaktır. Türkiye Büyük Millet Meclisinin görevi bunu cesaretle araştırmak ve üzerine gitmektir. O yüzden bu araştırma önergesine destek vereceğimizi bildiriyorum.

Çok teşekkür ederim arkadaşlar (CHP ve HDP sıralarından alkışlar)