GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Ezilenlerin Sosyalist Partisi Eş Genel Başkanı Şahin Tümüklü ve SGDF Eş Genel Başkanı Alev Özkiraz'ın da aralarında olduğu 14 kişinin gözaltına alındığına, şair Ahmet Telli'nin sosyal medyada kendi sayfasına bir başkasının yaptığı yorum sebebiyle Cumhurbaşkanına hakaretten yargılandığına, TÜİK verileri konusunda ciddi tartışmalar olduğuna, eğitimin bir sistem sorunu olduğunun pandemi döneminde su yüzüne çıktığına, pandemi sürecinde cezaevlerinde ölümlerin artmaya devam ettiğine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:4
Birleşim:3
Tarih:07.10.2020

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Her zaman olduğu gibi, yine gözaltılarla başlayacağım. Bu sabah da 14 kişi Muş'ta gözaltına alındı partimize yönelik operasyonda. Yine, Ezilenlerin Sosyalist Partisi Eş Genel Başkanı Şahin Tümüklü ve SGDF Eş Başkanı Alev Özkiraz'ın da aralarında olduğu 14 kişi İstanbul'da gözaltına alındı. Her gün bu gözaltılar rutin devam ediyor. Yani yargıyı baskı aracı olarak kullanmaktan vazgeçmeyen bir iktidar aklıyla karşı karşıyayız. Bugün yine, Ahmet Telli, Türkiye ve dünya edebiyatının yaşayan en önemli şairlerinden biri -şiirlerini zevkle okuduğumuz, sevdiğimiz Ahmet Telli- Ankara'da yargılandı, duruşması vardı; arkadaşlarımız takip etti ve niye yargılandı biliyor musunuz? Kendi sayfasına başkasının yaptığı bir yorum sebebiyle Cumhurbaşkanına hakaretten yargılandı. Van'da 4 gazeteci işkence suçunu belgelediği için gözaltında. Yani bu gözaltılar devam ediyor ama şunu söyleyelim: Gözaltılarla muhalefeti, itirazları iktidar hâlâ bu tarihe kadar bitiremediyse "Yazıklar olsun!" diyoruz gerçekten. Bütün Türkiye'yi cezaevine çevirdiniz. Bu gözaltılarla sadece öfkeyi ve tepkiyi büyütüyorsunuz yoksa hukuk icra edilmiş olmuyor.

Şimdi, TÜİK verileri konusunda ciddi bir tartışma var. Her ne kadar iktidarın gündemi dışarıda savaş içeride baskı rejimini tahkim etmek olsa da ekonomideki kötü gidişat, vatandaşın cebindeki kuruşların pandemi sürecinde iyice değerini yitirdiğini ve artık ocakların yanmadığını biliyoruz. Daha önceki krizlerde vatandaşlar gıdadan daha az taviz veriyordu, şimdi, çok daha büyük tavizlerle geçinmeye çalışıyorlar ve açıklanan rakamlar cüzdanlarla örtüşmüyor.

Çok önemli bir açıklama yapıldı. Yirmi dokuz yıl boyunca bürokraside kritik görevlerde bulunan Türkiye İstatistik Kurumu Başkanı Birol Aydemir'e kulak verelim, şunu söylüyor özetle: "Arkadaşların bilerek verilerle oynamadığına eminim ama verilere benim de güvenim yok. Bizde büyüme de istihdam verisi de enflasyon da şüphelidir." diyor ve devam ediyor, uzun bir açıklama.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - "Pandemi krizine girmişiz, insanlar işsiz kalmış. Bizim işsizlik oranımız düşüyor; şaka gibi. Normalde yüzde 18-19'a gelmesi lazım, yüzde 12 geliyor. Nasıl oluyor? İş gücüne katılım oranı düşüyor, ileride işsizlik oranı çok artacak çünkü önceki aylardaki işsizliği göstermediler. Ülke şu anda çok kötü yönetiliyor. Kötü değil, çok çok kötü. Titanik batarken güvertede orkestra çalıyordu. Evet, Titanik gibiyiz, batmak üzereyiz, bunlar hâlâ güvertede orkestra çalıyor." Bunu biz değil, 29 yıl TÜİK Başkanlığı yapmış bir bürokrat söylüyor, devletin bürokratı söylüyor ve elinde tek aracı çekiç olan birileri her şeyi çivi sanıyor gerçekten. İktidar müdahalelerle işsizlik ve enflasyon oranlarını düşürse de gençler, kadınlar işsizlikle mücadele ediyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Sofralar her geçen gün fakirleşiyor ve evet, gemi batıyor. İnsanlar batan gemide canıyla sınanırken iktidar güvertede kendi lüks ve saltanatını sürdürüyor. ÖSO çetelerine her ay milyonlarca lira maaş veren iktidar, kendi yurttaşlarına maske vermekten bile aciz. Fakat bilinsin ki karşısında gerçeklerden bihaber bir halk yok, herkes bunların farkında.

Eğitim başka bir başlık, çok vahim bir tablo. Yoksullukla ve iktidarın yurttaşına eşitsiz yaklaşımıyla ilintili bir diğer durum. Eğitimin bir sistem sorunu olduğu pandemi döneminde tamamen su yüzüne çıktı.

Hakkâri'de evlerinin damında EBA'ya girmeye çalışan çocuklar var. İstanbul'da EBA'ya girebilmek için evin çatısına çıkan 8 yaşındaki Çınar Mert yaşamını yitirdi, babasının aldığı bilgisayarı kullanamadan yitirdi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sözlerinizi tamamlayın lütfen.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Evet, Konya'da öğrencilerine canlı ders vermekte olan öğretmen çiftin çocukları balkondan düşerek yaşamını yitirdi. Biz, bir kanun teklifi verdik ve dedik ki: Eğitim kurumlarında kullanılacak basılı eğitim malzemesi ile bilgisayar ve/veya tablet ders uygulamalarının gerektirdiği çevrimiçi programlar ve hızlı sabit internet hizmeti öğretim süreci boyunca ücretsiz olarak Bakanlıkça karşılansın. Bu konuda derhâl bir adım atılmalı ve eğitim konusunda gerçek, kalıcı çözümler üretilmelidir.

Şimdi, yüz yüze eğitimde de çok daha büyük bir eşitsizlik ve haksızlık ortaya çıkacak. Erişimi olmayan, bilgisayarı olmayan öğrenciler okula gidecekler, bu sefer corona yüzünden canlarını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalacaklar. Bu nedenle, kalıcı çözüm olarak teklifimizin kabulünün önemli olduğunu belirtmek istiyorum.

Son olarak, cezaevlerine dair çok önemli bir mesele var, yoksa uzatmayacaktım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Bu, sonlar da bitmiyor ama buyurun.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bitmiyor, evet.

MEHMET MUŞ (İstanbul) - Benim süremi de verin o zaman Sayın Başkan(!)

BAŞKAN - Efendim?

MEHMET MUŞ (İstanbul) - Benim süremi de verin o zaman(!)

BAŞKAN - Sayın Muş, duyamadım, pardon.

MEHMET MUŞ (İstanbul) - Sayın Başkan, yani biz de bir...

BAŞKAN - Yani Grup Başkan Vekillerinin de söz taleplerini kısıtlamamı istiyorsanız, Başkan Vekili olarak ben keyifle yaparım bu işi.

LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) - Hatta biz hiç konuşmayalım. Sayın Muş isterse hiç konuşmayalım, kürsüye de çıkmayalım, söz de almayalım.

BAŞKAN - Ben keyifle yaparım.

Buyurun.

Sayın Beştaş, tamamlayın sözlerinizi.

MEHMET RUŞTU TİRYAKİ (Batman) - Sayın Başkan, keyifle yapmamalısınız.

BAŞKAN - Ben keyifle yaparım.

MEHMET RUŞTU TİRYAKİ (Batman) - Yapmamalısınız.

BAŞKAN - Buyurun Sayın Beştaş.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Özetle, Elbistan Cezaevinde coronadan kim öldü? Afrinli Muhammed Emir 2 Ekimde öldürüldü, bugün defnedilecek. Bir vasisi var, ailesi de burada değil ve dünden beridir Elbistan Cezaevinde yakınları olan yüzlerce aileden telefon alıyoruz, içerideki tüm tutuklu ve hükümlülerin coronaya yakalandığını söylüyorlar. Başkaca cezaevlerinden de çokça başvuru var. Hakikaten, bu pandemi döneminde cezaevlerinde ölümler artmaya devam ediyor, önlemler alınmıyor ve pandemi bahanesiyle hak ihlalleri, baskılar, işkence uygulamaları da devam ediyor. Bunu iktidar partisine özellikle belirterek çözümün ivedi olduğunu söylemek istiyorum.