GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Amasya Milletvekili Mustafa Levent Karahocagil'in ve Tokat Milletvekili Özlem Zengin'in yaptığı açıklamalarındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:3
Birleşim:116
Tarih:22.07.2020

ÖZGÜR ÖZEL - Sayın Başkan, önce, herhâlde düzeltilmesi gereken bir tutanakla karşı karşıyayız, "Yanlış mı duydum?" dedim. Amasya'nın Sayın Milletvekili Mustafa Levent Karahocagil, yerinden yaptığı konuşmada şöyle başladı cümleye: "AK PARTİ; siyasetin kaybolan anlamını, seviye kaybeden itibarını, tükenen ulvi amacını, on sekiz yıl önce 'Tek başına, iş başına!' diyerek geri kazandırmıştır." dedi.

Burada, ben buna alınırım; bu Meclisin bir üyesi, Türkiye Cumhuriyeti'nin bir vatandaşı olarak. Ama herhâlde en çok, o günden önceki, 21'inci Dönemde milletvekilliği yapan arkadaşlarımıza bir özür borcu var, büyüklerimize bir özür borcu var. O dönemin 3 siyasi partisinin koalisyon hükûmeti vardı. O partilere... Demokratik Sol Parti, Mecliste yok ama Genel Başkanı Bülent Ecevit, partimizin 3'üncü Genel Başkanıdır. O açıdan bunu kınarım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım Sayın Özel.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - O koalisyonun diğer ortaklarının da tutanağa erişme imkânları var. O günlerde siyasetin anlamını kaybettirdiklerini, seviye kaybeden bir itibarlarının olduğunu, tükenen ulvi amacı AK PARTİ'nin geri getirdiğini, herhâlde o gün siyaset hayatında olan hiçbir parti de kendisine yakıştırmaz. Bu konuda iktidar partisinden bir düzeltme gelirse bence çok yerinde olur.

Sayın Başkan, diğer taraftan, nasıl Meclisi çalıştırmak iktidar partisinin bir ödeviyse; toplantı yeter sayısı, karar yeter sayısı, bunları aramak da muhalefet partilerinin ve her bir muhalefet milletvekilinin anayasal ödevidir. Müzakereler sırasında çil yavrusu gibi dağılıp oylama sırasında Çin ordusu gibi içeri girme, bir yasama tekniği değildir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen Sayın Özel.

HASAN ÇİLEZ (Amasya) - Başkanım, ya burada siz yanlış bilgi veriyorsunuz, olmaz Başkanım!

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Salonda makul sayıda, yeterli sayıda milletvekili bulunduğu takdirde...

HASAN ÇİLEZ (Amasya) - Ya, bu, milletvekilinin itibarını düşürüyor! Ya Sayın Özgür Başkan, ne konuşuyorsun ki dinleyeyim?

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - ...Cumhuriyet Halk Partisi olarak, karar ve toplantı yeter sayısı arama gibi bir düşüncemiz yoktur.

HASAN ÇİLEZ (Amasya) - Ya, yapmayın böyle ya! Ya, Meclisi bu hâle düşürmeyin ya!

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Hatta, bazen biz bu hakkı kullandığımızda siz de düne baktığınızda...

HASAN ÇİLEZ (Amasya) - Biz ona müsaade etmeyiz!

BAŞKAN - Sayın Çilez...

HASAN ÇİLEZ (Amasya) - Ya, 138 kişiden kaç kişisiniz burada ya?

SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ (İstanbul) - Ya, biz de bağırıp çağıralım mı Özlem Hanım konuşurken?

BAŞKAN - Sayın Çilez, Grup Başkan Vekiliniz gereken cevabı verir.

Lütfen...

HASAN ÇİLEZ (Amasya) - Ama bunlar itibarımızı düşürüyor. Başkanım, müsaade etmeyin böyle konuşmalara.

BAŞKAN - Lütfen... Rica ediyorum. Grup Başkan Vekiliniz gerekli cevabı verir, her söze cevap vermek zorunda değilsiniz.

HASAN ÇİLEZ (Amasya) - Ama bu, itibarını düşürüyor milletvekilinin.

BAŞKAN - Buyurun Sayın Özel.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, ayrıca karar yeter sayısı istediğimizde -örneğin dün- siz bakıyorsunuz, salon bomboş olduğunda resen karar veriyorsunuz. Bazen danışıyorsunuz, hatta elektronik yoklamaya başvuruyorsunuz, bazen de -ben öyle düşünmüyorum ama- siz bakıyorsunuz ve diyorsunuz ki: "Arkadaşlar, yeterli sayı da var." Resen kararla devam ediyorsunuz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Toparlayın lütfen.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bu denetimi yapmak da suç değildir, orada karar veren riyaset makamının görevini tartışmaya açmak da had değildir, salonda bulunulması gerektiğinde bulunmuyorken yoklama alındı, istendi diye buna tepki göstermek de doğru değildir. Burada yeterli milletvekili varsa biz bu yola asla başvurmuyoruz.

Şimdi, Sayın Grup Başkan Vekili "samimiyet sorgulaması" falan dedi, sonra da "Davete icabet etmeyenlerin samimiyeti..." dedi. Birincisi, ezanın bir davet olduğunu, davet bekleyenlerin İslamiyet'e uzak olduğunu söyleyenlerin daha sonra protokol listesi, VIP, CIP listesi yapıp sonra da davete icabet etmeyenlerin... Bunu en iyi Özlem Hanım bilmelidir ki herhâlde savrulmakta olunan yer çok tehlikeli bir yerdir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın Sayın Özel.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - İbadet kurumsal değil, siyasi değil, kişisel bir tercihtir; arada kimse yoktur. O konuda bir telefon görüşmesine aleniyet kazandırmak bile o görevi yapan kişi açısından bir şuursuzluktur. Bunun üzerinden siyaset örmeye çalışmak, ibadet tercihini sorgulamak; bir dinin, bir mezhebin, bir inancın bir diğerine asla ve asla yapmaması gereken bir şey ve buna "Bu Mecliste en çok kim karşı çıkmalıdır?" diye sorulsa ben ismini başlarda sayacağım birinin bu siyasi hamasete yeltenmesini doğru bulmadım. Bu konuda bir cevap değil, belki sükûtun verdiği bir pişmanlık beklerim.

Teşekkür ederim.