| Konu: | 22 Temmuz Kemal Türkler'i öldürülmesinin 40'ıncı yıl dönümünde rahmetle andığına, Sakarya ili Pamukova ilçesinde on altı yıl önce meydana gelen hızlı tren kazasına ilişkin davada Devlet Demiryollarının sekizde 4 kusurlu bulunduğuna, bilirkişi raporunda yer alan dönemin Devlet Demiryolları Genel Müdürü Süleyman Karaman hakkında soruşturma açılması talebini reddeden dönemin Ulaştırma, Haberleşme ve Denizcilik Bakanı Binali Yıldırım ve partisinin konuyla ilgili ne düşündüğünü duymak istediklerine, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Kabinesi 2 Yıllık Değerlendirme Toplantısı'na, 5 siyasi partinin de söz verdiği hayvan haklarıyla ilgili kanun teklifinin neden çıkarılmadığını öğrenmek istediğine, aromatik bitki çeşitliliği, nadir görülen hastalıkları, down sendromu ve otizmli çocukların sorunlarını, bilişim teknolojileri bağımlılığını ve Rabia Naz araştırma komisyonları raporlarının Mecliste görüşülmediğine, sosyal medyayı kısıtlamaya yönelik düzenlemeler getir |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 116 |
| Tarih: | 22.07.2020 |
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Bugün, işçi sınıfının önderlerinden, DİSK'in kurucu Genel Başkanı Kemal Türkler'in suikaste kurban gidişinin 40'ıncı yıl dönümü. On yıl boyunca görev yaptığı DİSK'te, işçi sınıfının örgütlenmesinde, çok sayıda grevde etkin rol oynamış bir sendika lideriydi Kemal Türkler. 12 Eylül faşist darbesine giden karanlık süreçte, 22 Temmuz 1980'de, evinin önünde bir suikaste kurban gitti. Kemal Türkler'i bir kez daha minnetle, saygıyla ve rahmetle anıyoruz.
Sayın Başkan, 2004 yılında Pamukova'da, on altı yıl önce, "hızlandırılmış tren" olarak adlandırılan, hızlı tren süsü verilen ve vatandaşlarımızın, canları pahasına bindirilerek siyasi bir şov uğrunda ölüme taşındıkları bir faciayı yaşamıştık. 41 vatandaşımız bu faciada hayatını yitirdi. Pamukova'da sorumlular hesap vermediği için daha sonra Çorlu'da ve Ankara'da tren kazalarında başka canlar yandı, hanelere ateş düştü, yüreğimize ateş düştü.
Bilirkişi raporunda birinci makinistin sekizde 3, ikinci makinistin sekizde 1 kusurlu bulunduğu davada, dönemin Devlet Demiryolları Genel Müdürü Süleyman Karaman hakkında soruşturma açılma talebi, Demiryolları sekizde 4 kusurlu bulunmuş olmasına rağmen dönemin Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım tarafından reddedildi ve o gün sekizde 4 kusurlu olan kurumun başındaki kişiyi yargıdan kaçıran Binali Yıldırım, daha sonra çok farklı görevlerde bulundu ama on altı yıl önce yaşanan bu faciayla ilgili Binali Yıldırım ve Başbakanlık yaptığı ve daha sonra Başbakanlık koltuğunu feda edip rejim değişikliğine de olanak sağladığı partisi ne düşünüyor? Bunu 16'ncı yılda bir kez olsun duymak isteriz.
Sayın Başkan, Meclisin çalışmalarını tamamlayıp yaz tatiline girme gibi bir sürece sürüklendiği bugünlerde dün sarayda yapılan ve kendi kendine karne veren, pekiyi veren, iki yıllık süreci değerlendiren yürütmenin başını bütün Türkiye hayretlerle izledi. Yürütmenin başındaki Adalet ve Kalkınma Partisinin Başkanı, kendi dönemine karne verdi. "İlk yüz seksen günde dediklerimin yüzde 90'ını yaptım." dedi, iki yılda ne söz verdi ne yaptı konuşmadı. Biz sadece son mitingini hatırlasak, "Haklarını helal etsinler, güvenlik görevlileri, polisler, korumalar bizimle bir koşturdular."
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Devam edelim lütfen.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - "Yeni dönemde inşallah ilk işim, 3600 ek gösterge." diyen Recep Tayyip Erdoğan, dün "Her kararı hızlı alabiliyoruz, önümüzde hiçbir engel yok..." Doları düşüremedi, euroyu düşüremedi, işsizlik tırmandı, ekonomi diplerde ama 3600 ek göstergeyi bekleyen polisler, yine görevlerini yapıyorlar; Mecliste yapıyorlar, Cumhurbaşkanlığında yapıyorlar, kara yollarında yapıyorlar ama 3600 ek göstergenin yerinde yeller esiyor. Sırf onlar değil; öğretmenler, hemşireler, din görevlileri, infaz koruma memurları bu verilen sözlerin tutulmadığının hayal kırıklığında ama diğer taraftan "Çok iyi gidiyoruz." diyor.
Tek adam rejimi başladığında istihdam 28 milyon 738 bin iken bugün 25 milyon 614 bin, resmî rakamlarla. 3 milyon 124 bin istihdam kaybı var Türkiye'de, tek adam rejimi başarılı!
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Toparlayalım lütfen.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Geniş tabanlı işsiz sayısı 3 milyon 259 bin artmış, tek adam rejimi başarılı; devletin borcu 567 milyar artmış, tek adam rejimi başarılı; vatandaşın bankaya borcu 211 milyar lira artmış, tek adam rejimi başarılı; yabancıların Türkiye portföyü 82 milyardan 62 milyara gerilemiş, 20 milyarlık portföy kaybı var, yangın yerinden kaçar gibi kaçıyor yabancı yatırımcı Türkiye'den; tek adam rejimi başarılı! Ama bir yandan da emekli perişan, yüzde 50'si asgari ücretin altına inmiş, iki yıl önce yüzde 11,9'u asgari ücretin altındaydı, yüzde 50'si asgari ücretin altında. Çiftçi yanıyor, memur yanıyor, esnaf yanıyor ama bir bakıyorsunuz, tek adam rejimi başarılı!
Ve Meclis, Sayın Başkanım, Meclisi kapatıp gitmeyi düşünenlere şunu söylemek lazım: 5 siyasi partinin sözü vardı, Meclis Başkanının sözü vardı.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bu senenin ilk işi hayvan hakları yasasıydı. Kim elimizi tutuyor da hayvan hakları yasasını çıkarmıyoruz; bunu soruyorum. Aromatik Bitki Çeşitliliği Komisyonu Raporu, Nadir Hastalıkları Araştırma Komisyonu Raporu, Down Sendromu ve Otizmli Çocukların Sorunlarını Araştırma Komisyonu Raporu, Bilişim Teknolojileri Bağımlılığı Araştırma Komisyonu Raporu, Rabia Naz Araştırma Komisyonu Raporu basıldı, Mecliste görüşülmedi. Nereye gidiyoruz? Nereye gidiyoruz? Tatile gitmenin, Meclisi kapatmanın zamanı mı? Bunları gösterip Meclisi kapatmayacağımıza interneti sansürlemeye, sosyal medyayı kısıtlamaya, yasaklamaya, şirketlerle ilgili düzenleme diye gösterip gençlerin, Z kuşağının iletişimini sınırlamaya yönelik düzenlemelere gidiyoruz. Kabul edilebilir tarafı yoktur.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Son sözlerinizi alayım Sayın Özel.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bir konum kaldı Başkanım.
Sayın Başkanım, seçim bölgem olduğu için Salihli Ziraat Odası bugün, Mecliste. 16-20 Mayısta yüksek sıcaklıktan, 5-6-7-8 Temmuzda aşırı yağıştan, doludan, fırtınadan başta Salihli ve civarındaki ilçelerimizde inanılmaz hasarlar oluştu. Tabii, ilk akla geleni milletvekillerimiz de teklif etti. Manisa'nın bu sene afet bölgesi ilan edilmesi lazım ama "bütün varlıkların yüzde 40'ı" diye bir zorluk var. Çiftçi perişan ama bir başka yerde bir araba, bir ev, bir fabrika bu hesaba dâhil oluyor. Meclisimizin "tarımsal afet bölgesi" diye bir tanımlamayı düşünmesi, tartışması, yasalaştırması lazım.
Ayrıca, bu, biraz önce de anlatıldı, 45 derece sıcaklıkta üzümde ve zeytinde silkme, dökme yaşandı ama TARSİM yüksek sıcaklığı kapsama almadığı için ciddi bir mağduriyet var.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Tarımsal sulamada kullanılan elektrik faturalarında biz indirim bekliyoruz hatta afete uğrayan çiftçilerin belki bu konuda bir kereye mahsus bir başka düzenlemeyle bu borçtan kurtarılmasını bekliyoruz ama eskiden mahsulden mahsuleydi şimdi özel şirketler, çiftçinin gırtlağına her ay yapışıyorlar ve öyle ki sulama yapacağı günden bir gün önce kesiyorlar elektriği, ürününü de yakıyorlar. Bunun kabul edilebilir bir tarafı yoktur ve bizim Salihli'mizin bu talepleri, hem bütün Manisa'daki çiftçiler için hem Türkiye'deki bütün iller için benzer sıkıntılar olduğunu hatırlatıyor; yüce Meclisin bu sorunları çözmeden çalışmalarını tamamlayıp tatile girmesini de asla doğru bulmuyoruz Sayın Başkanım.
Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)