GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: AK PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:115
Tarih:21.07.2020

CHP GRUBU ADINA ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; iktidar partisi bir kez daha Meclisin nasıl çalışacağını, hangi günler çalışacağını, kaça kadar çalışacağını değiştirme ihtiyacı duydu çünkü bugün iki yıllık değerlendirmeyi yapan Adalet ve Kalkınma Partisinin Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ilk kez döndü ve dedi ki: "'Getirdiğimiz sistem en mükemmelidir.' diye düşünmüyoruz, daha iyisi olursa icraatımız da siyasetimiz de buna açıktır." Sistem yürümüyor. "Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi" dediğiniz -16 Nisan rejime kasteden Anayasa değişikliğinden sonra 24 Haziranda hayata geçen- bu sistem bakanları sorgulayamamasıyla, hesap soramamasıyla; sözlü sorularda -hiç değilse salı günleri- yürütme ile yasama arasındaki temasın sağlanamamasıyla; sizden önceki hükûmetlerin yüzde 86 oranında cevapladığı yazılı soru önergelerini gerçekte süresi içinde yüzde 4,5, şeklen yüzde 10'la cevaplamasıyla; milleti, milletin temsilcilerini ciddiye almayan, yukarıdan, tepeden bakan bir anlayışla gitmeye çalışıyor, kumdaki buzdolabı gibi ittirdikçe gömülüyor, ittirdikçe gömülüyor. İlk kez bugün Recep Tayyip Erdoğan, bu sistemin yürümediğini, revizyona, reforma muhtaç olduğunu, daha iyisi bulunursa da ona açık olduklarını söyledi. Bu, bizi haklı çıkarması açısından, bizim açımızdan gurur kaynağı ama Türkiye'ye kaybettirdiğiniz yıllar, zaman, emek ve kaynak açısından sizin için son derece sorunlu bir alan.

Bugün, Türkiye'nin gerçek ihtiyaçlarından kopuk bir düzenlemeyi, sosyal medya düzenlemesini toplumsal bir mutabakat yerine kişisel taleplerin, partisel taleplerin öne çıktığı bir süreçle sıkıştırarak "Hızla görüşelim, anlaşırsak yarın için ekleyelim, anlaşamazsak komisyonu çalıştıralım, bayrama kadar çalışalım." yaklaşımı aslında sizin meseleyi anlamadığınızı ve toplumda hazırlanmaya çalışılan "Efendim, sosyal medyayı kısıtlayalım ve buna toplumsal bir rıza üretelim." diye tüm partilerin sayın genel başkanlarına, eşlerine, o partilerin bilinen, sevilen isimlerine karşı yapılan hakaretamiz ve bugünden bakıldığında artık "Acaba tüm siyasi partilerde bu konuda bir rıza, bir taban üretmek için mi yapılmıştı bu saldırılar?" şüphesini kuvvetlendiren bir yaklaşımı bugün kâğıda dökmüş getirmişsiniz. Maksat, erimekte olan iktidarın susturduğu barolar, eline aldığı birtakım yargı üzerindeki tahakkümüyle orantısız kullandığı Türk Ceza Kanunu üzerindeki yetkiler ve sıranın sosyal medyaya geldiğini gösteriyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Toparlayalım Sayın Özel.

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Yapmaya çalıştığınız iş, baktığınızda modern demokrasilerde, gerçek demokrasilerde bir tek Almanya'da var. Ama unutmayın ki Almanya'nın toplumsal çıpası Neonazilikle mücadeledir. Onların geçmişinde soykırım var, daha on yıl olmadı, Türk vatandaşların bulunduğu evleri yakmaya çalışan Neonaziler var. Ve öyle bir süreç ki orada toplumun tamamı nefret söylemine, ırkçılığa, Nazizme karşı bir pozisyon almış ve toplumsal rıza üretmiş durumda. Ama sizin üretemediğiniz toplumsal rızanın kâğıdın üstüne dökülmüş boyutuna baktığınızda 2 şey var:

1) Muhalefeti susturma, toplumun hangi kesiminden olursa olsun muhalefeti susturma.

2) Ellerdeki FETÖ kirini ve pasını "unutulma hakkı" gibi dünyanın tartıştığı, toplumsal mutabakat olmazsa toplumsal hafızayı sıfırlayacak bir sürece getirip elinizi FETÖ kirinden kurtarmak için geçmişinizi ve elinizi şampuanla, sabunla temizleme.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım Sayın Özel.

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Bunu topluma anlatacağız, bunu cezalandırılmaya çalışanın uluslararası şirketler değil, Z kuşağının iletişim hakkı olduğunu, cezalandırılanın "dislike" yapan gençler olduğunu, cezalandırılanın yandaşlaştırdığınız medyadan geriye kalan bir grup özgür medyaya lisans iptaliyle ilgili saldırılarınızın yanında kalan tek özgür alanı kapatmak olduğunu, gençlere onların geleceğini kararttığınızı ve kendi geçmişinizi bir FETÖ şampuanıyla temizlemeye çalıştığınızı anlatacağız. Bunu en iyi gençler anlar, onlar niyetiniz ve gerçekte yapmaya çalıştığınız ile söylediğiniz arasında size aldanmazlar çünkü Z kuşağının özelliği gözlere bakınca sahiciliği bilirler, karşılarındaki ceberut devlet anlayışından ürkerler ve size tekrar seçimde "dislike"ı patlatırlar.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)