| Konu: | Kocaeli Milletvekili Haydar Akar'a TBMM Başkan Vekilliği görevinde başarılar dilediğine, Hakkâri ili Çukurca ilçesindeki üs bölgesine teröristlerce düzenlenen saldırıda şehit olan Piyade Sözleşmeli Onbaşı Emre Büyükyıldırım ile Piyade Sözleşmeli Er Mustafa Ahmet Demir'e ve İstanbul ilinde yaşanan silahlı saldırıda şehit olan polis memuruna Allah'tan rahmet dilediğine, 20 Temmuz Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin 84'üncü, Kıbrıs Barış Harekâtı'nın 46'ncı yıl dönümüne, Muğla ili Ula ilçesinde üniversite öğrencisi Pınar Gültekin'in öldürülmesi olayını lanetlediğine ve İstanbul Sözleşmesi'ne sahip çıkılması gerektiğine, 20 Temmuz 2015 tarihinde 33 gencin katliamının ardından 10 Ekimde Ankara Gar'ında 103 vatandaşın katledildiğine ve 7 Haziran-1 Kasım 2015 tarihleri arasında ülkeye yaşatılan terör olaylarının sorumlularının yargı önünde hesap vereceği sürecin takipçisi olacaklarına, 15 Temmuz darbe girişiminden beş gün sonra ilan edilen OHAL'e ve 10 Temmuz 2020 tarihinde HSK'nin FETÖ'yle irtib |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 115 |
| Tarih: | 21.07.2020 |
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkanım, sözlerime yeni seçildiğiniz görevinizde size başarılar dileyerek başlamak istiyorum. Niyetinizden ilk haberdar olduğumuzda, 2011 yılından beri bu sıralarda -birlikte mücadele ettiğimiz- grubumuzun en devamlı milletvekillerinden birisi olarak Parlamentoya bugüne kadar yaptığınız katkıların böyle bir görevle devam etmesinden duyacağımız memnuniyeti ifade etmiştik. Grubumuz teveccüh gösterdi, yüce Meclis teveccüh gösterdi. Adil kişiliğinizin, özgürlükçü yaklaşımınızın Meclisimizin kaliteli yasamasına katkı sağlayacağına yürekten inanıyor, bir kez daha başarılar diliyorum.
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkanım, Hakkâri'nin Çukurca ilçesi kırsalında gerçekleştirilen terör saldırısında Piyade Sözleşmeli Onbaşımız Emre Büyükyıldırım ve Piyade Sözleşmeli Erimiz Mustafa Ahmet Demir'in şehadet haberleri yüreğimize bir kor gibi düştü. Geçtiğimiz haftadan bu yana bu son 2 şehidimizle birlikte kaybettiğimiz güvenlik görevlilerimize, polislerimize Allah'tan rahmet diliyoruz.
Sayın Başkan, dün 20 Temmuzdu. 20 Temmuz 1936, Türkiye'nin egemenlik haklarının Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ve o dönemin Bakanlar Kurulunun kararlı duruşuyla, Türk diplomasisinin büyük zaferinin daha sonra bir karara dönüşmesiyle birlikte 20 Temmuz Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin onaylandığı ve derhâl o akşam uygulamaya geçtiği çok önemli bir yıl dönümüdür. Geçtiğimiz haftalarda Atatürk üzerinden, Bakanlar Kurulu üzerinden bugün Türkiye'nin egemenlik haklarına vurgu yaparken nezaketsiz cümleleri duymanın üzüntüsünü çekmişken, birilerinin de 1936'da 20 Temmuz Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ni hayata geçiren Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Türkiye'nin egemenlik haklarına neyi kattığı konusunda bir kez daha vicdan muhasebesi yapmaları gerektiğini düşünüyorum.
20 Temmuz, Kıbrıs Barış Harekâtı'nın yıl dönümü. Aslında askerlerimiz savaşa giderken "Adaya gittiğimizi, Ayşe'nin tatile çıktığını ama bunu adaya barış getirmek için gittiğini, sadece Türklere değil Rumlara da barış ve huzur getirmek için gittiğini" söyleyen bir devlet adamını, Karaoğlan'ı, onunla birlikte koalisyon ortağı olarak bu kararı alan Sayın Erbakan'ı, o dönemin yöneticilerini bir kez daha minnetle rahmetle anıyoruz. Tabii, Kıbrıs Barış Harekâtı'ndaki şehitlerimize rahmet diliyoruz, yaşayan gazilerimize bir kez daha şükranlarımızı sunuyoruz ve Bülent Ecevit'in "Biz milliyetçiliği Kıbrıs'ın Beşparmak Dağları'na yazmış bir siyasi hareketiz." sözünün de altını bir kez daha kalın kalın çiziyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Devam edelim Sayın Başkan.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkanım, bugün Muğla'nın Ula ilçesinde beş gündür kayıp olan 27 yaşındaki üniversite öğrencimiz Pınar Gültekin'in cansız bedeni toprağa gömülü hâlde ormanlık alanda bulundu. Bu vahşi cinayeti lanetliyoruz.
Kadına karşı şiddetin, kadın cinayetlerinin son bulması için siyasetüstü ve parlamenter bir kararlılıkla ortaya konmuş, hem coğrafi ev sahibi olduğumuz hem ilk imzacısı olduğumuz İstanbul Sözleşmesi'ne kararlılıkla sahip çıkılması gereğinin bir kez daha altını çiziyoruz. Hangi siyasi hareketten olursa olsun, hangi siyasi görüşten olursa olsun İstanbul Sözleşmesi için direnen tüm kadın siyasetçileri erkek siyasetçiler olarak sonuna kadar destekliyoruz ve İstanbul Sözleşmesi'nin önemini bir kez daha ifade ediyoruz.
20 Temmuz 2015'te Suruç'ta 33 gencimiz bir katliam yaşadılar, üzerinden beş yıl geçti.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım Sayın Başkan.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - 7 Haziran ile 1 Kasım arasında Türkiye'ye yaşatılan terörün o süreçteki mağdurlarının yargılamalar sonucunda ailelerinin yüreklerine su serpecek gelişmeler yaşanmadı. 33 gencimizle birlikte Suruç'taki katliamın ardından Ankara Garı'nda 10'u Malatya Gençlik Kolları üyemiz olan 103 vatandaşımızın katledildiğini bir kez daha hatırlatıyoruz. Bunun tarih önünde takipçisi olacağız, davaları izliyoruz ancak bu konuda gerekli siyasi kararlılığın gösterilmediği de her izlediğimiz davada ve tüm açıklamalarda bir kez daha teyit ediyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi olarak takipçisi olacağımızı ve er ya da geç 7 Haziran-1 Kasım arası Türkiye'ye yaşatılan o terör sürecinin hem idari hem siyasi sorumlularının yargı önünde hesap vereceği günlere özlem duyduğumuzu bir kez daha ifade etmek istiyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım Sayın Başkan.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Yine 20 Temmuz, rejime kasteden Anayasa değişikliğinin de içinde yapılacağı OHAL darbesinin başladığı gündü. OHAL ilanını duyduğumuzda, bunu en basit deyimle "bir siyasi nankörlük" olarak ifade etmiştik. O günkü Meclis kompozisyonunda darbeye destek veren bir tek parti yoktu, tüm partiler darbe ve darbecilerle mücadele için destek vaadinde bulunurlarken Meclisin yasama yetkisinin yürütmenin başına alınmasını ve ardından çıkarılan onlarca OHAL KHK'siyle, "FETÖ'yle mücadele edeceğiz." diye alınan yetkiyle barış akademisyenlerinin, toplumun çok farkı kesimlerinden muhalif kesimlerin baskılandığını, cezalandırıldığını, işinden aşından edildiğini ifade etmek lazım. O dönem "Her şeyi en iyi biz biliriz, biz yaparız. FETÖ'yle hızla biz mücadele edeceğiz." diyenler bugün biliyoruz ki örneğin, o temmuz ayında aldıkları...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - 10 Temmuz 2020 günü Hâkimler ve Savcılar Kurulu 2. Dairesi FETÖ'yle irtibatlı ve iltisaklı olan 29 savcıyı görevden uzaklaştırdı; 10 Temmuz 2020'de. Bu 29 hâkim ve savcıdan 19'unun 15 Temmuz darbe girişiminden sonra göreve başlatılan hâkimler ve savcılar olduğunun altını çizelim. "Yani biz OHAL ilan ettik, FETÖ'cüleri attık -hep birlikte atardık- doğrusunu biz biliyoruz, bakın, yeni kriterler belirledik..." Çok güvendiğiniz AK PARTİ Gençlik Kollarından gelen, AK PARTİ referansından gelen, subjektif kriterlerle aldığınız 19 savcının on gün önce FETÖ'cü olduğu çıktı ortaya. Demek ki OHAL kafası, AK PARTİ kafası, AK PARTİ'nin iş görüş biçimi FETÖ'yle mücadele konusunda çuvallamıştır, çuvallamaya devam etmektedir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım Sayın Özel.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Son bir konu var Sayın Başkan, çok birikti bunlar. İlk günden de sizin anlayışınızı istismar etmek istemeyiz ama Adalet ve Kalkınma Partisi 5 komisyon başkanlığında değişikliğe gitti. Bu 5 başkandan 3'ü eski bakan; yeni başkanların hepsine başarılar diliyoruz ama dikkatle de onları takip edeceğiz.
Sayın Efkan Ala "suskun Efkan Ala" "zor bulunan Efkan Ala" diye bilinen Efkan Ala darbe girişiminden sonra İçişleri Bakanlığından ayrılmıştı, şimdi İçişleri Komisyonu Başkanı olmuş. Suskun Ala konuşmaya başlamış, diyor ki: "Bir kişinin AK PARTİ döneminde TSK'ye girip de general olması mümkün değil. AK PARTİ'nin FETÖ'cüleri güçlendirdiğini söylemek ağır ithamdır." Bakın, aynı Efkan Ala diyordu ki: "81 il Emniyet müdüründen 74'ü bunlardandı, 17-25 sonrası geldiğimde daire başkanlarının yüzde 90'ı bunlardandı. Yasalar çıkardık, polis kolejlerini kapattık, öğrencileri dağıttık."
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Özel, tamamlayalım lütfen.
RAMAZAN CAN (Kırıkkale) - Ne kadar sürecek daha?
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Efkan Ala, 81 il emniyet müdürünün 74'ü -sen geldiğinde, 17-25 Aralık'tan sonra- bunlardansa atamayı İsmet Paşa mı yapmıştı Efkan Ala, kim yapmıştı? "AK PARTİ dönemi" dediğin dönem senin Bakan olduğun dönemden sonraki dönem değil. Efkan Ala'ya 15 Temmuz sessizliğini sorarlar, soruyorlar; konuşuyorlar da... Konuştuğun lafa bir bak yeni göreve geldiğinde. 81 il emniyet müdüründen 74'ünü FETÖ'ye vereceksin, ondan sonra da çıkıp "Bizim dönemimizde FETÖ güçlenmedi." diyeceksin. Efkan Ala'ya hayırlısı olsun ilk sözüm, ikinci sözüm hadi oradan Efkan Ala, hadi oradan!
Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)