| Konu: | 10 Temmuz Ali İsmail Korkmaz'ın ölümünün 7'nci, 7 Temmuz Vedat Aydın'ın ölümünün 29'uncu yıl dönümüne, Suriyeli Ali El Hemdan'ın öldürülmesine dair açılan davanın ilk duruşmasının Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldüğüne ve adil yargılanma taleplerini yinelediklerine, Tunceli ilinde kutsal kabul edilen ve koruma altına alınması gereken 17 dağ keçisinin avlanması için açılan ihaleden vazgeçilmesi gerektiğine, salgın koşullarında okullarda eğitimin nasıl sürdürüleceğini Millî Eğitim Bakanından öğrenmek istediklerine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 111 |
| Tarih: | 10.07.2020 |
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Evet, bugün Ali İsmail Korkmaz'ın ölüm yıl dönümü. Bir düş için çıkmıştı yola Ali İsmail, heybesine umutlarını da alarak; hepimizin umutlarını hepimizin düşlerine katarak, özgürlük sevdasına bir yola çıkmıştı. Daha 19 yaşında zulmün acımasız gözünü gördü Ali İsmail ve o zulüm Ali İsmail'in canını aldı, hepimizin canından ise bir parçayı. Aradan geçen zaman bize Ali İsmail'i unutturmadığı gibi ona zulmedenleri de unutturmuyor, onun düşlerini de. Onu bir kez daha anarken kuşlara su veren Ali İsmail'in bıraktığı umutların yeşermesi için mücadelemizi sürdürdüğümüzü de bir kez daha ifade etmek istiyorum.
Evet, Vedat Aydın, bizim abimiz, yakından tanıdığımız ve ilk faili meçhul, işkenceyle katledilen isim. Halkın Emek Partisi İl Başkanıyken 91 yılında kendilerini polis olarak tanıtan ve aslında kendisinin de tanıdığı polisler tarafından 5 Temmuz gecesi kaçırıldı, 7 Temmuz tarihinde ise işkence edilmiş cansız bedenine ulaşıldı. 10 Temmuzda gerçekleştirilen cenaze törenine on binlerce insan katıldı ve bu merasime ateş açıldı. Biz de oradaydık; 3 kişi o ateş açma sırasında yaşamını yitirdi. Vedat Aydın'ı o gece evinden kaçıran, işkence ederek öldüren failler hâlâ cezalandırılmadı. Aydın'ın insan hakları, özgürlükler ve demokratik siyaset için verdiği mücadele bizlere güç vermeye devam ediyor. Vedat Aydın'ı ve onun cenazesine katıldığı için öldürülen yurttaşlarımızı saygıyla, özlemle, minnetle anıyorum.
Aradan geçen yirmi dokuz yıldan sonra hâlâ işkenceyle mücadele ediyoruz, gözaltında kötü muamele ve işkence sürüyor. Buna karşın büyütülecek olan mücadelemizde bir sebep de Sevgili Vedat Aydın'ın miras bıraktığı değerlerdir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun Sayın Beştaş.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Ali Hemdan ismi çok bilinir, dün Adana'da duruşması vardı 9. Ağır Ceza Mahkemesinde. Polis memurlarının tanıkları ve müştekileri etkilemeye çalıştığını gören avukatlar polisin salondan çıkarılmasını istedi ve davaya katılım talebinde bulundu ancak mahkeme talepleri reddetti. Adana, İzmir Baroları, İnsan Hakları Derneği, Çağdaş Hukukçular Derneği, Emniyetin olayı örtbas etme çabalarına ve mültecilere yönelik hak ihlallerinde cezasızlık politikalarına dikkat çekerek davaya katılma talebinde bulundu; bu talepler de reddedildi. Sanığın ifade vermediği duruşmada sadece Ali Hemdan'ın babası ifade verdi ve tekrar "Oğlum kaçarken vurulmadı. Oğlumu sırtından vurdular." dedi.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun Sayın Beştaş.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Biz, Ali Hemdan ve benzer tüm cinayetler için adil yargılama talebimizi yineliyoruz.
Evet, çok önemli bir gündemi burada da konuşmak istiyoruz: Dağ keçileri. Tarım ve Orman Bakanlığı 15. Bölge Müdürlüğü, Dersim Alevi inancında kutsal sayılan ve Hızır'ın emanetleri olarak kabul edilen dağ keçilerinin avlanması için ihale açtığını açıkladı. 13 Temmuz 2020 tarihinde yapılacak ihalede Dersim'in Darıkent ve Gökçek bölgesinde 5, Aliboğazı ve Salördek bölgesinde 5, Büyükyurt ve Çıralı bölgesinde 5, Kocatepe ve Derindere bölgesinde 2 olmak üzere toplamda 17 dağ keçisinin katledilmesi planlanmış durumda. Dağ keçileri Türkiye'nin taraf olduğu Bern Sözleşmesi'nce kesin koruma altında olan türler altındadır. Hayvan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin 4'üncü maddesine göre vahşi hayvanlar yaşama hakkına ve kendi doğal çevrelerinde özgürce üreme hakkına sahiptirler.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Toparlayalım Sayın Beştaş.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - 8'inci maddeye göre ise vahşi bir hayvan soyunun hayatta kalma onurunu hiçe sayan her yasa ve böylesi harekete sebep olan her karar, soykırıma eş değer olup soya karşı işlenmiş suçtur.
Yine, Uluslararası Doğayı Koruma Birliği tarafından yayınlanan Kırmızı Liste'de, dağ keçileri nesli tükenme tehlikesi altında olan türler arasında bulunmaktadır. Evrensel hukuk normları çerçevesinde kesin korunması gereken türler arasında yer alan, Hayvan Hakları Evrensel Beyannamesi'nde de ifade edildiği üzere soykırımla eş değer olan ve Dersim inancında kutsal sayılan dağ keçilerinin, avlanmasına ilişkin karardan bir an önce vazgeçilmelidir. Dağ keçilerinin avlanması suçtur, ayıptır, günahtır, zulümdür, cinayettir.
Sayın Başkan, son olarak, izin verirseniz, eğitim konusunda veliler ve öğrenciler, büyük bir kaygıyla hâlâ dönemin...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, toparlayın.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Eğitim konusunda ciddi bir kaygı var. Zaten hiç iyi gitmeyen eğitim, pandemi döneminde tamamen yok oldu. Okulların ne zaman açılacağı tam olarak bir muamma ama sadece 31 Ağustosta, ağustos ayı sonunda açılacağı söyleniyor ve bunun dışında elimizde hiçbir veri yok.
Salgın koşullarında eğitim nasıl sürdürülecek? Çocuklar için hijyen ve sosyal mesafe kuralları nasıl hayata geçirilecek? Veliler "Bu koşullarda, biz çocuklarımızı ağustos ayı sonunda okullara göndermeyiz." diyorlar. Hele hele ikinci dalga gerçekleşirse yine, EBA denilen ve sadece görüntüden ibaret olan bir sisteme mi mahkûm olacak çocuklar? Bu konuda Millî Eğitim Bakanı Sayın Ziya Selçuk'tan bütün velileri ve kamuoyunu aydınlatacak bir açıklama beklediğimizi ve bu kaygıların giderilmesinin hayati önemde olduğunu söylemek istiyorum. Çünkü veliler ve aileleri bizlere ulaşıyorlar, "Ağustosta, bu koşullarda bizler eğitime devam edemeyiz çünkü uygun altyapı koşulları yok." diyorlar. Bunun bir an önce çözüme kavuşturulması gerekiyor.
Teşekkür ediyorum.