| Konu: | Avukatlık Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 110 |
| Tarih: | 09.07.2020 |
BURAK ERBAY (Muğla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; demokrasiye, insan haklarına, hukukun üstünlüğüne gönül vermiş, bu uğurda mücadele eden avukat meslektaşlarımı saygıyla selamlıyorum.
(Hatip tarafından "Baroma dokunma!" yazılı pankart açılması)
BURAK ERBAY (Devamla) - Şimdi size bir şey dinletmek istiyorum:
(Hatibin cep telefonundan bir ses kaydı dinletmesi)
BÜLENT TURAN (Çanakkale) - Teşkilat sağlam Başkanım, görseller, bilgisayarlar...
BURAK ERBAY (Devamla) - Başkanım avukatız.
Bakın, eğer ses geliyorsa bu bir çığlık. Az önce, bundan yaklaşık bir iki saat önce Kuğulu Park'a gittim, avukat meslektaşlarımı, baro başkanlarını ziyaret ettim, oradan ayrıldıktan sonra darbedildiklerini, coplandıklarını duydum. Gerçekten mesleğim adına utanç duyuyorum ve sizlerin de, buna sebep olanların da utanç duyması gerektiğini düşünüyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
Onlar, bizim mesleğimizi temsilen göreve gelmiş, en az on-on beş yıl mesleğini yürütmüş baro başkanlarımız. Hiçbirinin sabıkası yoktur, hiçbirinin adli sicil kaydı yoktur ve mesleklerini onurluca yürütmüş, saygı duyduğumuz, toplumun saygı duyduğu insanlardır. Ama maalesef, günlerdir, önce Çankaya kapısında, şimdi de Kuğulu Park'ta sersefil hâldeler, darbediliyorlar. Gerçekten ülkemize yakışmayan bir görüntü.
Şimdi, ben bu teklif geldikten sonra baktım, 100 küsur civarı avukat meslektaşımız, Cumhur İttifakı'nda da 60 civarı avukat meslektaşımız bulunuyor. Bakın, biz bu mesleğe başlarken bir yemin etmiştik: "Hukuka, ahlaka, mesleğin onuruna ve kurallarına uygun davranacağıma namusum ve vicdanım üzerine ant içerim." Ama maalesef, görüştüğümüz bu yasa teklifiyle, bunu destekleyenler, bu yemine de, mesleğe de, ülkeye de ihanet etmektedirler. Maalesef böyle bir tabloyla karşı karşıyayız.
Bakın, günlerden beri Komisyonda da burada da görüşmeleri izliyorum. Sayın Bülent Başkanım da görüşmeler sırasında orada, dışarıdaki avukatlarla ilgili şöyle bir şey söylemişti: "Zerre kadar mesleki hassasiyetleri olmadığını düşünüyorum." Böyle demiştiniz Başkanım. Bakın, anlatmaya çalıştım. Onlar -dediğim gibi- bu mesleğin onurunu korumak için, biz avukatların hakkını savunmak için mücadele eden insanlar ve şöyle bir çalışma yaptım, kendi bağlı olduğum Muğla Barosunun sadece şu iki yıldan beri yaptığı eğitim çalışmalarını çıkardım bizim avukatlar için. Bakın, konkordato hukuku 2019 Ocak, ticari uyuşmazlıklar, işe iade davaları, trafik kazaları bunun gibi onlarca eğitim yapmış, düzenlemiş Niye? Biz avukatlara faydası olsun, genç avukatlara faydası olsun diye. Ha bire itibarsızlaştırmaya çalışıyorsunuz, işte, seçim sistemine dayandırıyorsunuz baro sistemi değişikliğini.
Bakın, o beğenmediğiniz İstanbul Barosu ne yapmış biliyor musunuz? Avukat meslektaşlarımız cezaevlerine tutuklu müvekkillerini görmeye gitsin diye ücretsiz servis düzenlemiş, hem Silivri'ye hem Maltepe Cezaevine gidebilsin diye ücretsiz servis düzenlemiş. Yine ne yapmış İstanbul Barosu? Çağlayan Adliyesine, oradan Bakırköy Adliyesine, Kartal Cevizli'ye gidebilsin diye servisler düzenlemiş. Bunlar mesleki kaygılarla yapılmış işler değil mi Sayın Başkanım?
Bakın, onlarca o kadar örnek var ki, avukata acil destek hattı kurmuşlar. Bakın bu pandemi sürecinde, askıda fatura uygulaması yapmışlar. Genç meslektaşlar bu süreçte tahsilat yapamadılar, hiç olmazsa faturalarını ödesinler diye böyle bir kampanya yapmışlar. Aynı şekilde İzmir Barosu...
Bunları araştırırken ne buldum? Bilmediğim bir konuydu, Bursa Barosundaki arkadaşlar, bakın, o genç, mesleğe başlayan, daha hayatını yeni kurmaya çalışan meslektaşlara bir iş hanında 50 tane dükkân, iş yeri tutmuşlar, bilgisayar masası sağlamışlar ve ücretsiz bir şekilde onlara bu ofisleri vermişler. Bunlar kötü şeyler mi arkadaşlar? Bunları işte o beğenmediğimiz baro başkanları ellerinden geldiğince yapmaya çalışıyorlar; görevlerini yaptılar, yapmaya devam ediyorlar.
Yine aynı şekilde, yasadan kaynaklanan haklar gereği, toplumsal konularda da gerekli mücadeleleri yürütüyorlar. Bakın, ne yapmış Manisa Barosu? Soma soruşturmasına müdahil olmuş. Diyarbakır Barosu ne yapmış? Aladağ yurt yangınına müdahil olmuş. Salda Gölü'ndeki davanın takipçisi olmuş Burdur Barosu. Bakın, Çorlu tren kazasında baro başkanlarımız gitmişler, orada konuyu takip etmişler. Bunların nesi kötü arkadaşlar? Bunlar yasadan kaynaklanan -bakın burada avukat meslektaşlarımız da vardır tahmin ediyorum- yasa gereği yapılması gereken işlerdir. Ama siz bunları bir kenara bırakıyorsunuz, "Siyaset yapıyorlar, yok İstanbul'da 8 bin oy aldı tahakküm kurdu." diye baroların seçim sistemini değiştirmeye çalışıyorsunuz.
Bakın, büyük bir tehlike var bu yasada -onlarca var da- ben bunu Komisyonda da anlatmaya çalıştım. Genç arkadaşlarımız, stajyerler mezun olacaklar, gelecekler, meslek örgütüne gidecek, siz onları seçim yapmak zorunda bırakacaksınız. Diyeceksiniz ki: "Şu baroya mı kaydol... O yeni mezun olan genç arkadaşlarımız gelip gönül rahatlığıyla meslek örgütlerine kayıt olabilmeliler ama siz, maalesef, bunun önüne geçiyorsunuz.
Bunun dışında, bu saatten sonra verilecek tüm kararlar şaibeli olacaktır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Toparlayın.
BURAK ERBAY (Devamla) - "Ben, o barodan avukat tutmadığım için bu cezaya çarptırıldım." veya "Tazminat ödemek zorunda bırakıldım." diyecektir. Göreceksiniz temyiz dilekçelerinde bunun gibi onlarca durumla karşılaşacağız. Disiplin dosyalarında farklı kararlar çıkacak. İstanbul'da 2 tane baro olacak. Olur mu? Bir ilçede esnaf odası, şoförler odası 2 tane olur mu? Aynı sistemi burada getirmeye çalışıyorsunuz.
Bakın, arkadaşlar, sürem az olduğu için şunu göstermek istiyorum: "PKK, güneydoğuda mahkeme kurdu." Haberde anlatılıyor: Bir vatandaş, avukata geliyor, diyor ki: "Ben, bir karara itiraz edeceğim." Avukat bir bakıyor, bir örgütün verdiği karar "üst eyalet mahkemesine" itiraz edecekmiş. Ve sonucunda da "Cumhuriyetin sınırları içerisinde paralel olarak mahkeme kurulması doğal karşılanmış." diyor. Şimdi aynı şeyi yapıyorsunuz arkadaşlar: Paralel baro kuruyorsunuz. Bu, devlete ihanettir, bu ihanetin bedelini de ödeyeceksiniz.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)