| Konu: | 222 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin görüşmelerine başlanmasının İç Tüzük hükümlerine uygun olup olmadığı hakkında usul görüşmesi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 109 |
| Tarih: | 08.07.2020 |
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkürler.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu tartışmayı Komisyonda da yaptık ama maalesef, Komisyon, tutumunda bir değişiklik göstermedi. Doğrusu yine şaşırma özelliğimi kaybetmediğimi fark ettim, hâlâ şaşırabiliyorum, hâlâ hayret edebiliyorum; bu da büyük bir başarı, kendimle gurur duyuyorum. "Niye böyle?" diyeceksiniz. Maddeyi okuyorlar, aleyhe olan cümle okunmuyor, şaka gibi! İç Tüzük 36'ncı madde okundu ve son cümleyi söylüyorum, okunmayan cümleyi: "Bu takdirde, söz konusu süre, dağıtım tarihinden itibaren başlar." Bu cümleyi okumadan önceki cümle okunuyor ve bu doğruymuş gibi yansıtılıyor. Yani böyle bir şey olamaz ya! Eğer İç Tüzük'teki maddeyi okuyacaksak hepsini okuyalım Sayın Can yani, hani kamuoyu da bilgilensin. Bu nedenle, süreye ilişkin usul tartışması kesinlikle haklıdır ve Başkanlığın tutumunun aleyhine bir sonuç çıkması gerekiyor. 26'ncı madde zaten çok açıkça "En az iki gün önceden yapılır." diyor. Gruba verilir, komisyon üyelerine verilir ve gruba dağıtılmasının amacı da şudur: Bütün milletvekillerine gitsin. Çünkü yasama faaliyeti sadece komisyon üyeleri tarafından yürütülmüyor, Genel Kurula geliyor ve hepimiz burada bu yasayı tartışıyoruz.
Şimdi, buradaki acele ne, anlamak mümkün değil, buradaki telaş nedir, anlamak mümkün değil. Ya, süreye uymamışsınız, bal gibi ortada. Şimdi Sayın Kubat da diyor ki: "Efendim, ilan panosuna asılmış." Ya, Allah için, üç dönemdir burada birlikte çalıştığımız arkadaşlar var, hanginiz ilan panosuna baktınız, hanginiz gidip baktınız?
MAHMUT TANAL (İstanbul) - İlan panosunu kaldırmışlar.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) - Ayrıca ilan panosu falan da ben görmedim, üçüncü dönemdir buradayım.
Yani bir de burada, İç Tüzük'te "İlan panosundan okuyun." falan da demiyorlar "Size tebligat yapılacak." diyorlar, tebligat. Yani işin etrafından dönmenin, dolanmanın anlamı yok.
Süre sakatlanmıştır, kırk sekiz saat öncesinden Komisyon üyelerine, Meclis gruplarına dağıtılmamıştır. Ben Komisyonda söyledim, sonra gruba geliş saatine baktım, gerçekten saat 11.05'te gelmiş -yani aynı tarihte- kırk sekiz saat önce gelmemiş. Yani biz bu işi ciddiye alıyoruz. Biz, Halkların Demokratik Partisi olarak, gelen bir yasayla ilgili gece gündüz çalışıyoruz. Kırk sekiz saat de yetmez ama size yetiyorsa bilemeyiz, bize yetmiyor. Bu nedenle, lütfen, bu yasama faaliyetinde...
Bir de şöyle bir cümle ilgimi çekti: "Efendim, biz önerge verdik, önerge kabul edildi, bu usul tartışmasının yeri yok." Bu, şu demek biliyor musunuz: "Biz Anayasa'yı çiğniyoruz, biz İç Tüzük'ü dinlemiyoruz, biz her istediğimizi yapıyoruz, bunlara dair önerge de getiriyoruz. E, parmağımız daha fazla, sayımız daha fazla, biz bu sayıyla her şeyi ihlal ediyoruz." diyorsunuz. Bu bir itiraftır, bu kabul edilemez. Bu kadar esaslı bir mesele, İç Tüzük'te düzenlenen bir mesele önergeyle geçirilerek usule uygun hâle getirilemez. Bu, önerge konusu falan değil.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, toparlayın.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) - Son söz olarak -gerçi geneli üzerinde de söyleyeceğim- baro başkanlarına ilişkin çok yanlış açıklamalar yapılıyor. Ben buradan bütün Türkiye'ye söylüyorum: Baro başkanları Meclise davet edilmedi. Ben ara buluculardan biriydim. "Baro başkanlarından sadece 3 kişi, gelin, Komisyonda sözünüzü söyleyin ve çıkın." dediler. "Diğer baro başkanlarını da Meclisin içine almıyoruz." dediler. Hatta öyle bir aşamaya geldik ki -Sayın Özel'le birlikte ilgilendik- dedik ki: "Yeter ki baro başkanları Meclis içinde olsun -Meclis içinde, bahçede, koridorda, taraflı, tarafsız bir yerde- 3 kişi de 5 kişi de gidip sonuna kadar izlesin." Yani bu kabul edilmedi. Televizyonlarda, yandaş medyada dört gündür "Efendim, baro başkanlarını biz Meclise davet ettik de gelmediler." Ya, yapmayın, biz oradaydık, biz o an oradaydık ve o ara buluculuğun içindeydik, tarafları dinledik ve kabul etmediniz. Bu, baştan sakatlanmıştır.
Usul tartışmasında Başkanlığın görüşünü değiştirmesini bekliyoruz.
Teşekkür ediyorum. (HDP sıralarından alkışlar)