GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: 8 Temmuz Çorlu tren kazasının 2'nci yıl dönümü vesilesiyle yaşamını yitirenleri rahmetle andıklarına ve iktidarı hesap vermeye davet ettiklerine, HDP Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu Üyesi Rojbin Çetin'in evinde işkenceye maruz bırakılarak tutaklandığına, işkencenin meşrulaştırılamayacağına ve sorumlularının görevden alınmaları yönünde çağrıda bulunduğuna, Botan Vadisi'nin güvenlik gerekçesiyle yapımı süren Ilısu Barajı nedeniyle yok olma tehdidi altında bulunduğuna ve tarihsel miras olan Hasankeyf'in sular altında kalmasının gelecek nesiller için onarılmaz bir kayıp olduğuna, Kırşehir Cezaevinde altmış bir gündür tecrit altında tutulan Çetin Yıldız, Emrah Kına, Saim Özdemir, Cumali Yıldırım, Ömer Hayat, Mazlum Dönder, Müjdat Korhan, Ömer Bedir, Muhammed Veysi Adım, Fırat Altun, Ali Saday, Feyyaz Gülsoy ve Mehmet Can Yiğirer'in dönüşümsüz açlık grevi yaptıklarına, Molierac'ın sözlerini okumak istediklerine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:3
Birleşim:109
Tarih:08.07.2020

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Evet, bundan tam iki yıl önce, 8 Temmuz 2018 tarihinde Çorlu tren kazası gerçekleşti ve kaza esnasında, Uzunköprü'den İstanbul'a doğru hareket eden yolcu treni Çorlu yakınlarından geçerken, yağış nedeniyle rayların altındaki toprak menfezin kayması sonucu 5 vagon devrilmişti. Kazada maalesef 25 kişi yaşamını yitirdi, 317 kişi de yaralandı. Bu acı olayın üzerinden iki yıl geçti ancak ne bir sorumlu gereken yaptırıma uğradı, ne de iktidar hesap verdi, dahası bu acıyla baş etmeye çalışan yurttaşların sesi kesilsin diye yaptırıma uğrayan mağdurlar ve mağdur yakınları oldu. Yaşamını yitirenleri rahmetle anarken bu meselelerin üzerinin kapatılmadığını hatırlatmak isterim ve iktidarı gecikmiş de olsa hesap vermeye davet ettiğimizi söylemek isterim.

Evet, Rojbin Çetin'i burada çok konuştuk; açıkça, alenen işkenceye maruz kaldı ve son dönemlerde yaşanan işkence vakalarının sembolü hâline geldi, köpekler işkence aracı olarak kullanılmıştı -burada çok tartıştık- ve o işkencenin üzerinden on gün geçtikten sonra gözaltında tutuldu, neden? Delil yaratılarak tutuklanmasını sağlamak için. Neden? İşkence izlerini iyileştirmek için. Ve adliyeye yürüyerek gidemeyen Rojbin Çetin, dün yanlış, mesnetsiz, yalan iddialarla örgüt üyeliğinden tutuklandı. Bununla tek bir amaç var, işkenceyi meşrulaştırmak. Biz, işkencenin asla meşrulaştırılamayacığını ve Rojbin Çetin hakkında verilen tutuklama kararının sadece kendilerini aklamaya dönük olduğunu bir kez daha ifade ediyoruz ve işkenceciler hâlâ görevde, hâlâ işkence yapma potansiyelleri yüksek, bir an önce görevden alınmalarını, bir kez daha bu çağrıyı yapmak istiyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Beştaş.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Diğer bir mesele çok önemli, Ilısu Barajı'nın yarattığı tahribat. Botan Vadisi, güvenlik gerekçesiyle yapımı süren Ilısu Barajı nedeniyle şu anda yok olma tehdidi altında. Hâlihazırda baraj yapımı nedeniyle Botan Köprüsü çökmüş olup bağlantı yolları kapanmış, bölge halkı ulaşımda ciddi sorunlar yaşıyor, köylüler evlerine dahi ulaşamıyor. Sağlık ve eğitim başta olmak üzere, sosyal ve ekonomik olarak da önemli bir mağduriyet söz konusu. Güvenlik gerekçesiyle yapılan barajların bölge halkına fayda getirmediğini ve çok ciddi zarar getirdiğini buradan da ifade etmek istiyorum. Tarihsel miras olan Hasankeyf'in sular altında kalmış olması, tüm ülke adına, hepimiz adına büyük bir kayıp ve gelecek nesiller için onarılmaz bir yaradır. Botan Vadisi hâlihazırda Siirtliler için önemli yaşam alanlarını içinde barındırmakta olup bu yönüyle de vadinin korunması hayati önemdedir çünkü vadinin her iki yakasında bulunan 47 köy, ekilip biçilen bahçeler, tarım alanları, meralar, piknik alanları barajlarla birlikte sular altında kalıyor. Olası bu tehlikenin bölge halkını ekonomik, sosyolojik ve kültürel açıdan etkilediğini ifade etmek istiyorum.

Mevcut durumda Şirvan'dan başlayarak Cizre'ye kadar yapılacak olan bu barajlardan Çetin, Limak, Kirazlı ve Pervari Barajları bitmiş olup geriye kalanların 2'si proje, diğerleri ise yapım aşamasındadır. Barajların bölgeye ekonomik bir katkı sunmadığı gerçeğinden hareketle, baraj yapımının bölgenin ekosistemine ve halkına zarar verdiği çok boyutlu bir durum söz konusu.

Yine, Pervari Ayvalıbağ köyünde -bizzat görüştüm- Çetin HES Barajı su toplamaya başladığından beri "köy heyelan bölgesi" diye 5 Mayısta kamulaştırma yapıldı. Karşılığında hiçbir bedel ödenmediği gibi köy halkı son derece mağdur durumdadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Gidecek başka hiçbir yeri olmayan Ayvalıbağ köy halkı can güvenliği endişesi içerisindedir. Tespite giden jandarmalar dahi köyün yaşam için tehlikeli olduğunu ifade etmiş ve köyün boşaltılması gerektiğini vurgulamıştır ve birçok yurttaş da köyünü terk etmek zorunda kalmıştır. Bunun çözüm beklediğini önemle ifade etmek istiyorum.

Evet, bir de Kırşehir Cezaevi var. Kırşehir Cezaevinde altmış bir gündür 13 mahpus tecrit ve ağır şartlar altında tutuluyor. Buradan 2 kere daha söylemiştim ve hâlâ sorun çözülmedi. Şu anda altmış bir gündür 13 kişi tecritte ve dönüşümlü bir açlık grevi yaptıklarını bir kez daha ifade etmek istiyorum. İdare kendileriyle iletişime geçmiyor, sorunlarını çözmüyor ve bunun yerine baskı ve tehdidini arttırıyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Beştaş.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bu isimleri daha önce buradan söylemiştim: Çetin Yıldız, Emrah Kına, Saim Özdemir, Cumali Yıldırım, Ömer Hayat, Mazlum Dönder, Müjdat Korhan, Ömer Bedir, Muhammed Veysi Adım, Fırat Altun, Ali Saday, Feyyaz Gülsoy ve Mehmet Can Yiğirer. Bu zulmün; bu baskının bitirilmesini iktidar partisine özellikle söylemek istiyorum.

Son olarak, bugün barolar taslağı gelecek... Sayın Başkan bitireceğim.

BAŞKAN - Tamam devam edin, açık mikrofon.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkürler.

Ona ilişkin uluslararası alanda çok bilinen bir sözü, aslında avukatların sözünü buradan bütün Meclise ve Türkiye'ye okumak isteriz.

(HDP milletvekilleri tarafından pankart açılması ve avukatlıkla ilgili sözlerin okunmaya başlanması)