| Konu: | Çanakkale Milletvekili Bülent Turan'ın yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 105 |
| Tarih: | 30.06.2020 |
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, Sayın Bülent Turan'ı dinleyince, hani okumamış olsak, bakmamış olsak diyeceksiniz ki gayet demokratik bir teklif gelmiş, bu teklifi de gönül rahatlığıyla savunuyor.
BÜLENT TURAN (Çanakkale) - Aynen öyle Sayın Başkanım.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Öyle mi, yani hiç şundan erinmiyorsunuz: 46 bin tane üyesi olan İstanbul Barosunun delege sayısı 13 olacak, 42 tane üyesi olan Tunceli Barosunun, 48 tane üyesi olan Ardahan Barosunun delege sayısı 4 olacak. Bir tarafta 3 bin avukat 1 temsilci seçecek, öbür tarafta 10 avukat 1 temsilci seçecek, Ankara'ya geldiklerinde oyları birbiriyle eşit olacak. Yani 3 bin avukatın sözüyle 10 avukatın sözünü denkleyince birinin reyi öbüründen 300 kat kıymetli olacak. Kiminki kıymetsiz olsun? Yandaşlaştıramadıklarınızın, saraya çağırıp da düğmesi olmayan cüppeleri düğmesi varmış gibi iliklemeyenlerin, "kuvvetler ayrılığı" deyip de sizin güdümünüze girmeyenlerin oy gücünü üç yüzde 1 azaltacaksınız.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun efendim.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Biraz insaf, biraz vicdan! Şunu nasıl savunabiliyorsunuz: Recep Tayyip Erdoğan'ın memleketi Rize'nin 181 avukatı var, 4 delege yollayacak; İzmir'in 9.612 avukatı var, 5 delege yollayacak; birbiriyle eşit güç.
Peki, siz iktidara gelmeden hemen önce, çıkıp da bir iktidar partisi -o günkü koalisyon hükûmeti veya X partisi- "Siz çok oy alacağınız yerlerde 400 bin kişiye 1 vekil çıkaracaksınız ama örneğin CHP'nin çok oy aldığı Muğla'da, Aydın'da, İzmir'de 40 bin kişiye 1 milletvekili çıkacak. Sonra Ankara'ya gelince çoğunluğu kim sağlayacak, bakacağız." denseydi bunun akılla, vicdanla, ahlakla bağdaşır tarafı olur muydu? "Eldeki yasama gücünü kullanarak darbe yaptılar, millî iradenin Genel Kurula yansımasına ve yasama çoğunluğunu almasına engel oldular." demez miydiniz?
Sırf sizin nitelemenize göre...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyursunlar.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bakın, Anayasa'dan güç alan, hem de kaç Anayasa değişikliğinde de değişmeden kalan, kamu kurumu niteliğinde bir yere "Kendi reklamını yapmak için saldırılar düzenleyen aciz bir terör örgütünün arka bahçesi." derseniz iki şey olur; birincisi, o terör örgütü hayatının en büyük reklam fırsatını bulur, ayıptır. (CHP sıralarından alkışlar) İkincisi: 9 bin, 10 bin, 30 bin avukata dersiniz ki "Teröristler odayı yönetiyor, siz dönüp dönüp bu adamları seçiyorsunuz." Bunu yapmaya hakkınız yok. Mecliste oturup da ele geçirdiğiniz yasama çoğunluğuyla kötücül işler yapmaya, demokrasiyi ayaklar altına almaya hakkınız yok. Utanırsınız! Gelecek dönemlere bunu bırakırsınız. Bir gün çıkarlar, bu tabloyu böyle alnınıza yapıştırırlar sizin. Derler ki: "Bak, güç sizdeyken ne yapmışsınız?" Savunamazsınız, utanırsınız. Rize'den 4, İzmir'den 5 delege, öyle mi? Birinde 180 avukat var, birinde 10 bin avukat var. Bunu savunacak babayiğit varsa hodri meydan, ikna etsin, ben alkışlayacağım. (CHP sıralarından alkışlar)