GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: AK PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:105
Tarih:30.06.2020

HDP GRUBU ADINA MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Sayın Tanal oturursa belki müzakereye devam ederiz.

Doğrusu önergeyi dinledik yani şu ana kadar genelde gruplar arası bir mutabakatla oluşan bir sistemdi ama maalesef bunu önergeyle getirmeyi iktidar partisi tercih etmiş yani komisyon üyeliklerinin kime ne kadar düşeceği işte, grup idare amirleri, kâtip üyeler, Meclis Başkan Vekilliği... Bu da aslında bize bir şeyi daha gösteriyor, hep söylediğimiz bir mesele var: Meclisi etkisizleştirmenin her türlü yol ve yöntemi kullanılıyor yani burası "halk iradesinin temsil edildiği en yüksek organ" diye hepimiz çıktığımızda ifade ederiz ama maalesef burada bir yasama faaliyetinden ziyade muhalefet olarak biz çıkıp sözlerimizi söylüyoruz, eleştirilerimizi yapıyoruz, düzeltilmesi gereken önerilerimizi ısrarla komisyonlarda, Mecliste ifade ediyoruz ama yüzde 100 ya da çok ufak yüzde 99,9 bir hata yapılmamışsa kendileri tarafından bir değişiklik yapılmıyor. Bunu da "yasama faaliyeti ve diğer partilerin buna etkisi" şeklinde tartışmamız mümkün değil.

Şimdi, barolarla ilgili de aynı tablo oluştu. Yine bütün gruplar ziyaret edildi. Biz sözlü olarak, şifahi olarak işte ne getirmek istedikleri konusunda bir karşılıklı konuştuk ve sonra taslak geldi. O taslağa ilişkin "Bizim önerilerimiz nedir, bizim çoklu baroya, bu nispi temsile, avukatların, savunmanın hukuk içindeki konumu nedir"e dair cevabımız bile alınmadan iktidar ve ortağı tarafından, MHP tarafından bir taslak sunuldu. Şimdi, şu anda bütün barolar alanda. İstanbul'dan Adana'ya, Adana'dan Diyarbakır'a birçok ilde, İzmir'e kadar binlerce, on binlerce avukat bu sistemi, bu taslağı kabul etmediklerini; bunun hukuka, savunmaya, yargı tarafsızlığı ve bağımsızlığına vurulacak ciddi bir darbe olduğunu haykırıyor. Ben Ankara'dan, Genel Kuruldan, bütün meslektaşlarımı bir kez daha saygı ve sevgiyle selamlıyorum; Mücadelelerinde yanlarındayız, yanlarında olmaya devam edeceğiz.

Ben girişte de ifade etmiştim, çoklu baro sistemi -daha ayrıntılı da anlatacağız- dünyada aslında eşi benzeri görülmemiş bir sistem. Yani kamu kurumu niteliğindeki bir meslek odasını sırf yönetimi ele geçiremiyorsunuz diye, sırf muhalefetten oluşuyor diye bölmek, parçalamak ve tıpkı yargı erki gibi, iddia ve karar erki gibi kendisine bağlı kılma çabasından başka hiçbir şey değildir. Bu, sadece avukatları ilgilendirmiyor; bu, hukukun üstünlüğünü, hak ve özgürlükleri, savunmanın yargının temel sacayağı olduğu gerçeğini de kökten sallayan bir taslak olarak önümüze getiriyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyursunlar Sayın Beştaş.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) - Bitiriyorum Sayın Başkan.

Bu, şu anlama geliyor; daha Komisyon başlamadı ama ben bütün Türkiye'ye şunu söylemek istiyorum: Bundan sonra mahkemeye gittiğinizde savcı ve yargı yani mahkeme heyeti nasıl düşünüyorsa aslında savunma da aynı düşüncede olacak. Savunma yapmaktan imtina edecek çünkü nasıl ki İnsan Hakları Komisyonu Başkanı çıkıp işkenceyi savunuyorsa oradaki avukat da müvekkilinin hak ve özgürlüklerini savunmak yerine iktidarın, AKP'nin hak ve özgürlüklerini savunmak durumunda kalacak.

CAHİT ÖZKAN (Denizli) - İşkenceyi savunmadı Komisyon Başkanımız, tolerans konusunu söyledi.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) - Bu, yandaş avukat yaratma çabası, yandaş baro yaratma çabasından başka hiçbir şey değildir; yol yakınken gelin, hukuka bu büyük darbeyi vurmayın. Gerçekten, bu mesleğin sadece avukatlıkla ilgili olmadığını, herkesin kişi özgürlüğü ve güvenlik hakkıyla ilgili olduğunu, tazminat hakkıyla ilgili olduğunu, velayet hakkıyla ilgili olduğunu, düşünceyi ifade özgürlüğü hakkıyla ilgili olduğunu, tecavüze karşı mücadeleyle ilgili olduğunu hepimiz biliyoruz. Buna karşı "Dur." diyelim. (HDP sıralarından alkışlar)