| Konu: | İmar planları yapılırken en az yüz yıllık akış ve yağış rejiminin göz önünde bulundurulmamasının, derelerin yeterince ıslah edilmemesinin ve altyapı eksikliğinin vatandaşların canına mal olduğuna ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 104 |
| Tarih: | 24.06.2020 |
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - İmar planları yapılırken en az yüz yıllık akış ve yağış rejiminin göz önünde bulundurulmaması, dere yataklarına ve taşkın alanlarına uyulmaması, buralara bina yapılması, derelerin yeterince ıslah edilmemesi ve altyapı eksikliği vatandaşımızın canına mal oluyor. Bursa Kestel'de 5, İstanbul Esenyurt'ta 1 insanın hayatını kaybettiği sel felaketleri buna acı örneklerdir.
İmar planlarına esas jeolojik etütler mutlaka yapılmalı, jeolojik sakıncalı alanlara yerleşerek dere yataklarının akış rejimi değiştirilmemelidir. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün 2019 Yılı Faaliyet Raporu'nda yer alan performans sonuçlarına göre, akarsularda ıslah ve taşkın kontrolleri inşasının sadece yüzde 34'ünün gerçekleştirilmesi kötü bir örnektir. Raporda, taşkınlardan kaynaklanan ekonomik kaybın her yıl ortalama 100 milyon dolara ulaştığı belirtilmiştir. İktidar, tasarruf önlemleri bahanesiyle DSİ gibi birçok kamu kurumunun ödeneğini kesmektedir. İsraf harcamalarına bir an önce son verip acil tedbirler alınmalıdır. Vatandaşımızın ölmemesi için dere yataklarında ve altyapıda acil tedbirler alınmalıdır.