| Konu: | HDP Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 100 |
| Tarih: | 16.06.2020 |
HDP GRUBU ADINA MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Evet, tam da darbe tartışmalarının bir şekilde devam ettirildiği ancak darbe yöntemlerinin HDP nezdinde devamlılaştığı bugünlerde, darbe dönemleri hukukuna dair geçmişe bir gezinti yapmayı uygun gördük. Neden? Çünkü bizim, bu darbe dönemlerine dair bir yüzleşme sorunumuz var ve aksi hâlde, yaşanan hukuksuzluklar tüm ülkeyle birlikte hepimizi mahvedecek.
Hatırlarsınız -hiç unutmadık- 15 Temmuz 2016 darbe girişimi yaşandı ve tarihte görülmedik bir şekilde, binlerce hâkim, savcı ihraç edildi, gözaltına alındı, kimisi de firari sanık oldu ve bu hâkim, savcıların dâhil olduğu davaların kurmaca olduğu bu süreçte ortaya çıkmıştı.
2009 yılında başlatılan, "KCK" adı altında yürütülen yargılamaların da tamamen düzmece davalar olduğu bizzat Cumhurbaşkanının yayınladığı kitapçıkta "kumpas davaları" olarak yerini almıştı ve bunu, bütün herkesle birlikte FETÖ davalarını tüm kamuoyu da öğrendi. Öğrendi öğrenmesine ama her nedense Balyoz, Ergenekon davaları, Şike davası ve daha birçok davanın kurmaca ve kumpas davaları olduğu anlaşıldı ve daha sonraki mahkeme heyetlerince beraat kararları verildi. Bunların hepsi vaka. Davalar tek tek düştü, tek bir dava hariç; KCK davaları. KCK davaları düşmedi. Onlarca KCK davası, binlerce yargılanan insanın davaları düşmedi ve ceza aldı. Bu davalardan ceza alan 2 kişinin de geçen hafta vekillikleri düşürüldü; Leyla Güven ve Musa Farisoğulları. Bunu da Meclise daha önce söylemiştik. Neden? Çünkü hedefte Kürtler vardı. Olumlu bir gelişmede "Kürtler hariç" diye aslında her seferinde bir not düşüldüğünü, bu davalarda da kumpas davalarında da öğrenmiş olduk.
Şimdi, KCK davalarını düzenleyen hâkim ve savcılar, mahkeme heyetleri, iddianameleri kabul eden, yargılamaya devam eden hâkim ve savcıların tümü, ama tümü ihraç edildi. Bunu önemle belirtmek istiyorum. Bunu nereden biliyorum? Ben o davanın avukatlığını yaptım beş yıl, şimdi size hangi hâkim, savcıların ihraç edildiğini tek tek sayacağım. Şimdi, bunlar ortada. Hani iktidar mensupları hep şunu diyorlar ya; FETÖ'cü diye hakaretler savuruyorlar, darbe girişimine karşı mücadelelerini övüyorlar ama FETÖ'cü hâkim, savcı dedikleri yargı üyelerinin hazırladıkları yemeği afiyetle yiyorlar. Davayı bir yemek olarak düşünün, son aşamaya kadar getirilmiş davalarda, mutfakta yemek pişirilmiş ve iktidar bu yemeği yiyor. "Bu cezaları ben kabul ediyorum." diyor; tüm hukuk kurallarını, tüm anayasal ilkeleri ve tüm siyasi söylemlerini bir tarafa bırakarak hem de kabul ediyor.
Şimdi, o arada bir dönem var, 17-25 Aralık ile 15 Temmuz arasında, bilirsiniz, bir bağ vardır. Hani o Bakanların yargılanması engellendi ya; hatırlarsınız, gerilimin en yoğun yaşandığı dönemde Hükûmet "Özel yetkili mahkemeleri kaldırdım." diye bir yasa çıkardı, görüntü oydu ama Bakanları ve kendi üyelerini -hani o dolarların hesaplandığı bavulları- aklamak için o delillerin imha edileceğine dair bir yasa maddesi koydu ve kendisi için yasa çıkardı, Bakanları akladı, beraat kararı verildi ama KCK davalarında bunun tam aksini yaptı.
Şimdi size Vekillerimiz Leyla Güven ve Musa Farisoğulları'nın yargılandığı KCK ana davasındaki hâkim, savcı isimlerini tek tek söylüyorum: Hâkim Ömer Sevgiliocak, 6. Ağır Ceza Mahkemesi üyesi olarak 18 celse boyunca mahkeme üyeliği yaptı ve Musa Farisoğulları'nın tutuklanmasına karar veren hâkim; şu anda tutuklu. Yargıç Bekir Soytürk, 6. Ağır Ceza Mahkemesi üyesi Menderes Yılmaz'ın başka yere tayin edilmesinden sonra Mahkeme Başkanı oldu, 78 celsede Mahkeme Başkanlığı yaptı ve hatta şu sözü kamuoyuna yansıdı: "Ben bu geminin kaptanıysam bu geminin yürümesi gerekiyor; batarsa batsın, gittiği yere kadar!" sözleriyle gündeme gelmişti.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) - Çok önemli...
BAŞKAN - Son bir dakika, toparlayın.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) - Şimdi, bu, yedi yıl altı ay hapis cezasına çarptırıldı. Şimdi, Ahmet Karaca, Cumhuriyet Başsavcı Vekiliydi, ne kadar ceza aldı? On sekiz yıl dokuz ay ceza aldı. Bu davanın yapımında yer aldı. Ergün Tokgöz, Yakup Yar, Adem Özcan, Levent Kaya, İbrahim Baytekin, Mehmet Şahin ve iddianamenin altında imzası bulunan İsmail Aksoy, Zeynal Abidin Ulu -mütalaayı da onlar verdi- 15 Temmuzdan sonra irtibat ve iltisak sebebiyle ihraç edildiler ve şimdi, bu davada milletvekillerimiz ve diğer bütün ceza verilenler hakkında karar verildi. Bu karara AKP sahip çıkıyor. FETÖ'cüler yargılamayı yapmış, tutuklamış, ceza vermiş ama "Ben hukuk tanımıyorum." diyor çünkü yargılanan Kürtler çünkü HDP'liler çünkü muhalefet. Sakın bize "FETÖ'yle mücadele ediyoruz." demeyin. Gelin, bu davalarda baştan sona iadeimuhakemeyi kabul edin, vekillerimizin vekilliklerini iade edin ve ceza alanların beraat etmesine dönük yasal düzenlemeyi yapın. Hiç kimse size inanmıyor...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) - Toparlıyorum Başkanım.
BAŞKAN - Prensip olarak ilave süre vermiyorum.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) - Tamam, vermiyorsanız ben böyle devam edeyim; son cümlelerim.
Ben ilk gün de burada söyledim: Leyla Güven ve Musa Farisoğulları'yla birlikte sanık olarak yargılanan herkes -binlerce- kumpas davasından ceza almıştır ve AKP'nin talimatlarıyla, yargıda, bu davalarda iadeimuhakeme talebi kabul edilmiyor. Benim buradaki konuşmamdan sonra yandaş medya dedi ki televizyonlarda: "HDP'li Beştaş'ın iddiası yalanlandı." HDP'li Beştaş burada! Ben, bunlar kumpas davasıdır dedim, hâkimlerin isimlerini saydım ve en son mahkemede ceza veren hâkimleri siz atadınız ama o hâkimlere talimat verdiniz "Ceza verin." diye. Gelin, sizin yalanlarınızı beraber tartışalım. (HDP sıralarından alkışlar)