GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Bingöl ili Karlıova ilçesinde meydana gelen depremde ölen yurttaşa Allah'tan rahmet dilediğine, depremin yarattığı tahribatın bir an önce onarılmasını ve yeni depremlerin yaşanmamasını dilediğine, 15 Haziran 1915 tarihinde hayatını kaybeden Süryanileri saygıyla andığına ve tarihle yüzleşmek gerektiğine, demokrasi yürüyüşlerinin pandemi bahane gösterilerek engellenmek istendiğine, meydanların siyaset yapan herkes için hak olduğuna ve siyasi mücadelelerinin karşısına siyasetle çıkılması gerektiğine, medya kuruluşlarının yayın politikasına ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:3
Birleşim:100
Tarih:16.06.2020

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Evet, ben de Bingöl Karlıova merkezli meydana gelen depremde ölen yurttaşımıza Allah'tan rahmet, ailesine başsağlığı diliyorum. Yaralı yurttaşlarımıza da acil şifalar diliyorum. Umarım, depremin yarattığı tahribat bir an önce onarılır ve yeni depremler olmaz dileğinde bulunuyorum.

Sayın Başkan, 15 Haziran 1915 bilinen bir tarihtir, Süryanilere yönelik büyük katliamların en yoğun yaşandığı gün olarak tarihte kabul edilir. 1915 öncesinde 500 binin üzerinde Süryani'nin olduğu ülkemizde en önemli ibadethanelerinin olduğu Tur Abdin, Mardin ve çevresinde şu anda 2 bin civarında Süryani'nin olduğunu da not etmek gerekir.

15 Haziran 1915'te Süryaniler, dünyanın dört bir yanında, dağılmış durumda anma programları yaparlar. Ben de bu vesileyle, 1915 yılında hayatını kaybeden Süryanileri saygıyla anmak istiyorum ve tarihle yüzleşmek lazım; çağrımızı, yüzleşme çağrımızı yineliyoruz. Tarihi inkâr etmek değil, tarihle yüzleşmek gerekiyor.

Sayın Başkan, diğer yandan, biliyorsunuz, demokrasi yürüyüşümüz devam ediyor. 1 Haziranda Eş Genel Başkanlarımız İstanbul'da tutum belgemizi açıkladıktan sonra demokrasi yürüyüşü programımız adım adım devam ediyor ve kamuoyunda iki haftadır HDP olmadan bu yürüyüşümüz tartışılıyor, kriminalize ediliyor ve hedef gösteriliyor. Bir kere, şunu öncelikle ifade etmek isteriz ki Parlamento kapılarını kırsanız da, kapatsanız da, ekranları, medyayı sustursanız da, yargıyı baskı altına alsanız da engelleyemeyeceğiniz bir şey var; o da coşkun akan halkın iradesi ve inancı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Beştaş.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - İşte, o inancın göstergesidir bizim demokrasi yürüyüşümüz. Hakkâri'den Edirne'ye tüm halkımızla kol kola, omuz omuza, yürek yüreğe bir aradayız. Kolluk güçleri, valiler her yerde, illerde yürüyüşümüzü engellemek için büyük bir çaba sarf ediyor. Bu sefer bahaneleri pandemi. Pandemi döneminde kayyum atanıyor, vekillikler düşürülüyor; AVM'ler açılıyor; halk yok sayılıyor, binlerce kolluk halkın üstüne salınıyor, sosyal mesafe yok; tehlike yok, normalleşme var ama demokrasi yürüyüşü tehlikeli; buna kargalar bile güler. Demokrasi yürüyüşümüzü sosyal mesafe kurallarına uyarak ve riski göze almadan yapma irademiz tamdır. Ama burada tehlike olarak gören bir kesim var, o da bekasından korkan iktidar. Onlar halka hesap vermekten korktukları için halkın yürüyüşünden korkuyor. Unutmayın, kendi gölgesinden korkandan fayda gelmez.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, toparlayın Sayın Başkan.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bu topluma umut, özgürlük, barış, kardeşlik ve adalet ancak halklar bir aradayken ve kenetlenmişse gelir.

11 ilin giriş-çıkışı yasaklandı. Pandemiyle mücadelede tedbir almayan iktidar, demokrasi yürüyüşünü engellemek için garip yasaklar koydu, herhâlde en son Zonguldak, Bartın ya da başka illeri de yasaklayacaklar. Herkes bunu görüyor. Demokrasi yürüyüşümüz, Yassıada'ya demokrasi anıtı dikerken ülkenin tamamını Yassıada'ya çevirmek isteyen iktidarın darbe politikasını açığa çıkardı. HDP, bir kez daha "Kral çıplaktır!" dedi. En barışçıl yürüyüşe müdahale, AKP'nin darbeci politikasının bir yansımasıdır, bunu da bütün dünya gördü. Siyasi mücadelemizin karşısına siyasetle çıkılamıyor, karşımıza polis ordusunu yığıyorlar. Bu, siyaset midir? Varsa cesaretiniz, karşımıza polisle, yargıyla değil; siyasetle çıkın.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Toparlayın Sayın Başkan.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Son olarak bu konuda şunu ifade edeyim: Biz "Polisle, yargıyla değil, siyasetle çıkın." çağrımızı yineliyoruz. Meydanlar sadece AKP'ye hak değil, bu ülkede siyaset yapan herkes için haktır. 15 Temmuzda halkı sokağa çıkaran, darbeye karşı tepki koymaya çağıran AKP iktidarı, bugün halkı çağırmamıza karşı farklı bir dil kuruyor.

Sayın Başkan, diğer bir mesele yayın politikasıyla ilgili. Dün akşam HABERTÜRK'te yayınlanan bir program Türkiye'nin gündemine oturdu. Didem Arslan Yılmaz "Biz özel bir yayın kuruluşuyuz, HDP'yi çıkarmamak bizim tercihimizdir." şeklinde bir açıklama yaptı. İzin verirseniz bunu kesintisiz bir iki dakikayla toparlayacağım.

Bir kere beyan yanlış, bizim hedefimiz Didem Arslan Yılmaz ya da başka bir sunucu, başka bir çalışan asla değil ama Anayasa'yı ve yayın ilkelerini hatırlatmak istiyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun toparlayın.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Anayasa 133 ve 6112 sayılı RTÜK Yasası'nın hiçbir yerinde, yayın ilkelerinde kamu ve özel yayın ayrımı yoktur. Ama burada sorun tabii ki bizim için sunucu değil onun arkasındaki medya kuruluşlarıdır ve holdinglerle olan ilişkileridir. Size 3 holdingin bilgilerini çok kısa vereceğim.

CNN Türk Demirören Holding -bütün halkımız bunu öğrensin- Doğan medya grubunu 2018 yılında kamu bankası olan Ziraat Bankası kredisiyle satın aldı ve Demirören grubunun satışında kullanılan Ziraat Bankası kredisinin miktarının 675 milyon dolar olduğunu, iki yıl geri ödemesiz ve on yıl vadeyle sağlandığını biliyoruz. Yani iktidar yandaşına kamu kaynaklarını kullandırarak medya grubu satın aldı. AKP dönemine kadar 8 şirketle iş yapan Demirören Holding 2004-2010 yılları arasında...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bugün hoşgörünüzü istiyorum. BAŞKAN - Bu holdinglerin mazisini, geçmişini filan...

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Çok ayrıntılı maziye girmeyeceğim.

BAŞKAN- Buyurun toparlayın.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - 8 şirketle iş yapan Demirören Holdingi söyledim. Gayrimenkul, mermer, liman, inşaat, petrol ve medya sektöründe 8 yatırım yaptı ve bu uzuyor tabii ki. OYAK, Total Oil Türkiye'yi, M Oil'i Demirören Holdingten satın aldı ve tabii ki bu konuda inanılmaz derecede bir zenginleşme hâli var.

HABERTÜRK Ciner grubunun Türkiye medya sektöründe oyuncu olduğu dönemi hatırlatmak isterim. İlk önce 2005'te ülkenin 2'nci büyük medya yapılanması konumundaki Sabah'ın ATV'sini TMSF'den aldı. 2007'de TMSF tarafından iptal edilince Ciner grubunun başında bulunan Turgay Ciner, bu kez hemen 1990'lı yılların sivrilen gazetecisi Ufuk Güldemir'in kurduğu HABERTÜRK televizyonunu, internet sitesini ve radyosunu satın aldı.

Şimdi, bunlar uzun, bunları geçiyorum. Doğuş grubunun yine bu konulardaki özellikle 2000'li yıllarda...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Toparlıyorum Başkanım.

BAŞKAN - Sayın Beştaş, bir basın toplantısı yapıp bu meseleyi dillendirseniz daha iyi yani.

Buyurun, toparlayın.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Özetle şunu söylüyorum Başkan: Karşımızdaki holdinglerin yayın politikası, Anayasa'ya ve RTÜK Yasası'na tamamen aykırıdır. Bizi yok saymaları, çıkar ilişkileriyle ilgilidir. İktidar kendilerine destek veriyor; kendileri de büyük paralar kazanıyorlar ve halkı sömürüyorlar. Yeni bir sermaye grubu olarak piyasadalar, bu yüzden HDP'ye karşı iktidarın taleplerini, siyasetini aynen devam ettiriyorlar ama gün gelecek, devran dönecek. Bu medya holdingleri ve sahipleri kesinlikle yaptıklarının hesabını -iktidar gibi- yargı önünde tabii ki verecekler ama sadece bu değil, bir de ömür boyu büyük bir utançla yaşamak zorunda kalacaklar diyorum.

Teşekkür ediyorum.