| Konu: | Anayasa'nın 84'üncü maddesine göre milletvekillerinin kesin hüküm giydiklerine dair kesinleşen mahkeme kararları hakkındaki Cumhurbaşkanlığı tezkerelerinin Başkanlığın Genel Kurula sunuşları kısmında okutulmasının uygun olup olmadığı hakkında usul görüşmesi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 95 |
| Tarih: | 04.06.2020 |
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Evet, söze sondan başlayayım. Cahit Özkan'ı, Sayın Grup Başkan Vekilinin tarihini çok iyi biliyoruz.
CAHİT ÖZKAN (Denizli) - Aa, ne güzel, ne mutlu bize. Sen PKK'yla, FETÖ'yle arana çizgi çek, ondan sonra. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) - Balyoz davasında, cemaatin kurduğu kumpas davalarında hukuksuzlukları nasıl meşrulaştırmaya çalıştığını daha dün gibi biliyoruz; o yüzden, derdinizi gayet iyi biliyoruz. (HDP sıralarından alkışlar) Bugün de başka bir hukuksuzluğu meşrulaştırma derdindesiniz. Boşuna bize FETÖ terör örgütü falan demeyin. Daha dün, Reşat Petek'le birlikte nasıl canhıraş bir mücadele verdiğinizi hepimiz, bütün Türkiye biliyor; bunu da böyle not edelim.
Değerli milletvekilleri, 4 Kasım darbesi devam ediyor. Bu iktidar, darbecidir. Bu iktidar, hukuku esas almıyor. Bu iktidar, insanlığı esas almıyor. Bu iktidarın Parlamentoyla, halk iradesiyle hiçbir işi kalmamıştır. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, müsaade edin.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) - Geçen dönemde bunları defalarca anlattık. Bize gönderdiğiniz kararlar var ya, bize gönderdiğiniz kararlar, KCK ana davasında Sayın Leyla Güven ve Musa Farisoğulları ceza aldı.
MÜCAHİT DURMUŞOĞLU (Osmaniye) - Maskeni tak, maskeni.
EKREM ÇELEBİ (Ağrı) - Sayın Başkan, maske?
MİHRİMAH BELMA SATIR (İstanbul) - Başkan, maskesini taksın.
BAŞKAN - Arkadaşlar, müsaade edin lütfen. Maske düşebilir, bir şey olmaz.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) - O davada ceza veren hâkim ve savcılar şu anda FETÖ davasından içerideler biliyor musunuz? (HDP sıralarından alkışlar) İçerideler, içeride! Ahmet Karaca da Menderes Bey de -diğer hâkimlerin adını tek tek biliyorum- müebbet cezalar, ağırlaştırılmış cezalar aldılar. FETÖ'den ceza verdiğiniz hâkimlerin ceza verdiği milletvekillerimizi, bugün, halkın yüz binlerce oy verdiği ve vekil seçtiği milletvekillerini düşürmeye çalışıyorsunuz. Sakın "FETÖ'yle mücadele ediyoruz." demeyin, en iyi esin kaynağınız FETÖ'cülüktür, kumpastır, kumpas! (HDP sıralarından alkışlar) Onlar sizin kıblenizi gösteriyor. Çünkü birazcık FETÖ'yle mücadele edilmesi gerektiğine inansaydınız, ceza verenlerin hapiste olduğu bir davada yeniden yargılanma talebini kabul ederdiniz. Defalarca, avukat arkadaşlar başvuruda bulundular. Bu davayı hazırlayan savcı FETÖ'den içeride, mahkeme başkanı FETÖ'den içeride, mahkeme heyeti FETÖ'den içeride. Onların kararlarını nasıl geçerli kabul ediyorsunuz, bunu bütün Türkiye yurttaşlarına ve kamuoyuna soruyorum.
Evet, şimdi, 4 Kasım darbesinde ne olduğunu arkadaşlarımız konuşmalarında uzun uzun anlatacaklar. 27'nci Dönemde de 25 ve 26'ncı Dönemlerde olduğu gibi "Biz darbeci olmaya devam edeceğiz." diyorsunuz. Darbe tamtamları çalarken aslında en büyük darbecinin siz olduğunu bütün Türkiye halkı da biz de gayet iyi biliyoruz, gayet iyi biliyoruz. (HDP sıralarından alkışlar)
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) - Şimdi size şunu soruyorum: Hani bize diyeceksiniz ya, biraz sonra Meclis Başkan Vekili diyecek ya "Ya, ne yapayım, yani Meclis Başkanı önüme gönderdi, işte İç Tüzük var, Anayasa var, ben mecburen okuyacağım." Ben de onlara şunu söylüyorum: Hakan Fidan'ın yargılanmasına neden izin vermediniz? Kim izin vermedi? Hukuk değil miydi o da?
Peki, başka meselelerde, burada, 17-25 Aralıktan başlayıp bugüne kadar gelen, Man Adası'ndan dünyanın öbür ucuna kadar gelen hırsızlıklara, yolsuzluklara, hilelere, suçlara neden yargılama izni verilmedi ve engellendi? Siz, işinize gelince yargılamayı engelleyen, işinize gelince yargıya talimat verip, kararı çıkarttırıp, onaylattırıp Meclis önüne getiriyorsunuz. Bu nedenle soruyorum, Sayın Meclis Başkan Vekiline de Sayın Meclis Başkanına da soruyorum: Neden bugün geldi bu dosya buraya? Bugün kimden talimat aldınız? Talimat almadıysanız bugün vahiy mi geldi? Ne oldu?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Beştaş, sözlerinizi tamamlayın.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) - Aylardır biz buradayız. Neden bu dosyalar okunmuyordu da... Bugünün anlam ve önemi nedir acaba? Bu talimatın halk iradesine, halk iradesinin temsil edildiği sözde en yüksek makama... Burada sizler gibi, bizler gibi sandıktan çıkıp gelen halkın vekillerinin vekilliğini hangi yetkiyle düşürüyorsunuz ya? AYM'nin önünde, bizim de dosyamız AYM'nin önünde. Anayasa Mahkemesini, AİHM'in önüne gitmesini engellemek için, davalar gitmesin diye çıkardınız, bunu biliyoruz. Anayasa Mahkemesinin önündeki bir davada, AİHM'den yüzde yüz ihlal çıkacak, aklanacak, hatta AYM'den çıkabilecek -talimat vermezseniz, rahat bırakırsanız- bir davada, siz yüz binlerce insanın iradesini nasıl gasbediyorsunuz ya? Bunu nereye sığdırıyorsunuz? Bunu sığdırdığınız bir kavram varsa, bunu yürekten söylüyorum, anlamak istiyorum. Bu, bu çoğunluğun oligarşisidir. Bu, faşizmdir. Darbecilik kaynağını işte tam da buradan alıyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi lütfen.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) - Bitiriyorum Başkan.
Ama bugün parti ayrımı gözetmeksizin bütün milletvekillerine sesleniyorum: Lütfen, hukuk bilginize, seçilme sürecinize, bu halkla olan bağınıza ve Türkiye'nin geleceğine ve en önemlisi evlatlarınızın yüzüne nasıl bakabileceğinizi düşünün ve bu darbeye ses çıkarın. Bu darbedir, darbedir, darbedir! (HDP sıralarından alkışlar)