GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: 30 Mart 2014 tarihinde yapılan yerel seçimlerde yüzde 53 oyla Van Büyükşehir Belediye Başkanlığını kazanan Bekir Kaya'nın 17 Kasım 2016 tarihine kadar görevini sürdürdüğüne, üç yıl altı ay on sekiz gündür darbeci zihniyetin asılsız iftiraları sebebiyle tutuklu olduğuna, siyasi mahpusların, rehinelerin serbest bırakılması gerektiğine, corona virüsün bulaşı riskinin devam etmesi nedeniyle LGS ve YKS sınavlarına giriş tarihlerinin değiştirilmesine, Dünya Sağlık Örgütünün pandemi sürecinde kısıtlamaların azaltılması için en az on dört gün süreyle yeni olgu sayısının değişmemesinin ya da azalmasının düzenli şekilde dikkate alınması gerektiğine, Amerika Birleşik Devletlerinde George Floyd'un polis tarafından katledilmesiyle başlayan eylemlerin tüm dünyaya yayıldığına, belli grupların şiddetin hedefi hâline gelmesinin rastlantısal olmadığına ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:3
Birleşim:95
Tarih:04.06.2020

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkürler Sayın Başkan.

30 Mart 2014 tarihinde, bundan tam altı yıl önce yapılan yerel seçimlerde Van Büyükşehir Belediyesini Barış ve Demokrasi Partisi belediye başkan adayı Bekir Kaya yüzde 53 oyla kazanmıştı. O zamandan 17 Kasım 2016'ya kadar görevini sürdürdü ve kayyum atanmasından itibaren kendisi tutuklanmıştı. Yine, sevgili Bekir Kaya, ondan sonra da üç yıl altı ay on sekiz gündür, yani tam bin iki yüz doksan altı gündür darbeci zihniyetin asılsız, mesnetsiz iftiraları nedeniyle tutuklu bulunuyor. Mesnetsizdir, neden? İtfaiye yangınına müdahale etmediği iddia edildi, iftira çöktü. "Kandil'e çuvalla para götürdü." denildi, bu iftiralar çöktü. "Örgüt için köprü yaptı." denildi, bu iftira da çöktü. "Araziler örgüt talimatıyla yeşil alana dönüştürüldü." dendi, bu da çöktü ama halkın iradesi olan Bekir Kaya hâlâ rehin tutuluyor. Bekir Kaya'nın tutuklanmasının ve açılan bu davaların tümünün dayanaktan, hukuktan yoksun bir şekilde yapıldığını biliyorduk. Havuz medyasının manşetlerine taşınan iftiralardan, sözüm ona gizli tanık ifadelerinden öteye geçmeyen iddialarla dava açanlar bir kez daha halk iradesine düşman olduklarını kanıtlamaktan öteye gitmediler. Darbeci zihniyet iftira ve kumpaslara devam etti. 31 Mart 2019 seçimlerinde de yine Bekir Kaya'ya, Vanlı halkın iradesine darbe yapıldı, 654 bin seçmenin iradesi yok sayıldı. Biz, Bekir Kaya'nın davasının örnek olması itibarıyla bugün burada ifade ettik: Tüm siyasi sebeplerle tutuklanan arkadaşlarımız tutuklu değil rehindirler.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bu rehinelik siyasetine son verip bütün siyasi mahpusları, rehinleri serbest bırakın.

LGS ve YKS sınavlarına ilişkin iktidar her ne kadar normalleşme sinyalleri vermişse de bir normalleşme söz konusu değil ve coronanın bulaşı riski yüksek oranda devam ediyor. Dünya Sağlık Örgütü pandemi sürecinde kısıtlamaların azaltılması için en az on dört gün süreyle yeni olgu sayısının değişmemesinin ya da sayının azalmasının, ölüm sayısının düzenli bir şekilde dikkate alınmasının gerektiğini vurgulamaktadır. Oysa YKS sınavı ve Liselere Giriş Sınavı'na tüm taleplere rağmen bir düzeltme yapılmamış, tarihler değiştirilmemiştir. Sınav günlerinde üç aydır sokağa çıkmayan 20 yaş altı genç nüfus, velileri ve sınav görevlileriyle birlikte milyonlarca kişi sokaklara çıkacak ve çoğunlukla da toplu taşıma araçlarını kullanacaklardır. Sınava giriş ve sınav süresince önlem alınsa bile temasın ve bulaşın artma riski çok yüksektir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen sözlerinizi.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Uzun saatler boyu süren bu sınavlarda sürekli maske kullanımının sınav performansını etkileyeceği ortadadır. Öğrencilerin gelecekleri bakımından çok önemli bu sınavlar zaten kaygı kaynağıdır. Öğrenciler ve velileri, sağlık ve sınav performansı bakımından haklı bir endişe içindedirler. Bütün bu ve daha yüzlerce sorunun cevabını derhâl, hemen istiyoruz. Bu eğitim sistemi gerçekten neresinden tutarsanız elimizde kalan bir eğitim sistemidir.

(HDP sıralarından pankart açılması)

Evet, değerli milletvekilleri, bildiğiniz gibi, Amerika'da George Floyd polis tarafından gaddarca katledildi. Günlerdir bütün Amerika'da halk isyanda. Amerika'da başlayan bu eylemler tüm dünyaya yayıldı. Hatta bu hafta başında çok sayıda global şirket Floyd'un işkenceyle öldürüldüğü süre kadar, tam sekiz dakika kırk altı saniye ekran kararttılar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi lütfen.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Protestolara katılanlar bu cinayetin anlık bir öfke olmadığını, yüzlerce yıldır süren yapısal ayrımcılıktan kaynaklandığını haykırıyor. Amerika'da siyahların polis şiddetinin hedefi olması rastlantısal değil. Hiçbir ülkede belli grupların şiddetin hedefi hâline gelmesi rastlantısal değildir. Türkiye'de her sene onlarca kişi polis tarafından vurularak öldürülüyor. Bu kişiler dillerinden, kültürlerinden, inançlarından, fikirlerinden ve kimliklerinden dolayı ayrımcılığa maruz kalan kişiler. Polis şiddeti ayrımcılık ve nefretten kaynaklanıyor ve normalleşiyor. Bugün Amerika'da haklı ve meşru bir direniş ortaya koyan protestocuları "Vururuz." diye tehdit eden Trump'ın sözleri 2006'da "Kadın da olsa çocuk da olsa gereken yapılacaktır." diyen Erdoğan'ın sözlerini hatırlatıyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bitiriyorum Başkanım.

BAŞKAN - Son sözlerinizi alayım, tamamlayın lütfen.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Şimdi, sizlere 6 yaşından 85 yaşına kadar, iktidar emriyle öldürülen bazı isimleri hatırlatacağız. Çünkü tıpkı Amerika'da olduğu gibi Türkiye'de de insanlar nefes alamıyor. Bizler nefes alamıyoruz. Kemal Kurkut, Festus Okey, Abdullah Duran, Medeni Yıldırım, Ethem Sarısülük, Berkin Elvan, Uğur Kaymaz, Tebriz Dora, Ceylan Önkol, Ali Hemdan, Dilek Doğan, Cemile Çağırga, Kadri Çakmak, Muhammet Aydemir, Orhan Aslan, Uğur Kurt, Baran Tursun, Emrah Gezer, Nihat Kazanhan, Hande Şeker, Soner Çankal, Pakize Hazar, Muhammed Yıldırım, Furkan Yıldırım, Enes Ata, Efe Tektekin ve daha niceleri... Biz, tüm bu cinayetlerin takipçisi olmaya devam edeceğiz, halklarımıza sözümüz olsun.