| Konu: | Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 94 |
| Tarih: | 03.06.2020 |
ENSAR AYTEKİN (Balıkesir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan kanun teklifinin 1'inci maddesi üzerinde söz aldım. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, hiç kuşku yok ki Genel Kurula gelen, getirilen her kanun teklifinin mutlaka bir toplumsal talebi karşılamak, bir ihtiyacı, bir sorunu gidermek için getirildiği açıktır. Ancak bu kanunun bu yönüyle ilgili çeşitli tereddütler vardır. Aslında her şey, Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bir gün çıkıp "Akşamları yatarken bekçi düdüğü sesi duymak istiyorum." demesiyle başladı. Bu isteği İçişleri Bakanı Sayın Soylu emir saydı, 27 Ocak 2019'da polis okulu mezuniyet töreninde bu emrin gereğini yerine getireceğini söyledi. Bekçilik sistemi ülkemizin yabancı olduğu bir sistem değildir. Eskiden, mahallede herkesçe tanınan, çoğu zaman da sevilen bekçiler dönem dönem "bekçi amcalar" olarak anılırdı. Sonra ne olduysa 2007'de AKP iktidarıyla kaldırıldı, şimdi ise yeniden gündeme getiriliyor. Toplam 30 bin kişilik bir kitleden söz ediyoruz ve bu kişilere yalnızca kırk günlük eğitim verip, beline silah takıp sokaklara gönderiyoruz; amaç toplumu korumak. Bir polis o silahı takmak için en az iki yıl, asker en az iki-iki buçuk yıl beklerken, bekçilere kırk bir günde silah veriyoruz ve verdiğimiz yetkilerle yeni, amirsiz bir kolluk olarak bu sınıfı inşa ediyoruz. Peki, bu yeni kolluk ne yapıyor? Yüzlerce örneğin arasından birkaç tanesine bakalım:
Örneğin, yer Malatya; vatandaş alkollü, 4 bekçi vatandaşa müdahale ediyor, vatandaş direniş gösteriyor, bekçilerden birisi panikleyip silahını çekip ateşliyor, arkadaşını başından yaralıyor, derken diğer 2 bekçi ile vatandaş bıçakları çekip birbirine giriyor. Sonuç: 2 bekçi bıçakla delik deşik edilmiş, hastanede; 1 bekçi ağır yaralı, hastanede; vatandaş hastanede, silahı çeken bekçi panik hâlinde.
Bir başka olay; yine, İstanbul'da bir bekçi "Annemin ameliyatı var." diyerek meslektaşlarını dolandırmış, sonra da 11 Mayısta istifa edip kayıplara karışmış. Dolandırılan miktar 346.500 lira.
Yine, Çorlu, Esentepe ve Eyüp'te iki hafta önce sokağa çıkma yasağında ekmek almak için dışarı çıkan vatandaşları bekçiler döve döve gözaltına aldılar, bu şiddete müdahale edenlere de saldırdılar.
Kırk bir günlük eğitim sonucu, hiçbir vasfı olmayanlara verilen silahın ve üniformanın etkisiyle sokaktaki vatandaşa saldıran, "Ben devletim, ya hizaya geç ya da döve döve seni hizaya getiririm." diyen bir kolluk inşa ediliyor. Bu konu komisyonda da tartışıldı, orada da söyledik: "Bunun adını 'kolluk' olarak koymayın. Bu, yeni bir paralel unsur icat edebilir." dedik. Ki iktidar paralel yaratmayı çok sever, bu konuda da mahirdir.
Bir diğer konu, daha kanunu çıkmadan kimlerin bekçi yapılacağına ilişkin listeler AKP'nin il, ilçe başkanları elinde geziyor, ilgili milletvekillerine veriliyor. Bu yeni atamaların İçişleri Bakanı onayıyla merkezî sistem şeklinde yapılması Anayasa'ya aykırı olsa da AKP'nin klasik hukuk bilmezliği burada da kendini gösteriyor: "Ben yaparım hukuku da buna uydururum..."
Sayın milletvekilleri, bu yılın başında Şehir ve Güvenlik Sempozyumu'nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan "Artık şehirlerimizin güvenliğini sadece kolluk güçleriyle koruyacak durumda değiliz, yeni yollar geliştirilmeli." açıklamasını yapmıştı. Bu yeni yollar bekçiler mi? Bu kolluğa neden ihtiyaç duyuyorsunuz, bir olay mı bekliyorsunuz? Polisin ve jandarmanın çözemeyeceği hangi soruna merhem olacaklar? Yani bu kolluk hangi gerekçeye dayandırılıyor, bunlar cevapsız.
Değerli milletvekilleri, sonuç olarak, bu bekçiler eski sistemdeki mahallenin bekçi amcası değil, AKP'nin emir erleri olacaktır. Esasen, Cumhurbaşkanının duymak istediği ses, bizzat şahsının çalmak istediği düdük sesidir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sözlerinizi tamamlayın.
ENSAR AYTEKİN (Devamla) - Tıpkı, günümüzde otoriter bir rejimle yönetilen İran'daki Besic timi gibi, tıpkı faşist İtalya'daki kara gömlekliler gibi, tıpkı bir zamanlar Hitler Almanyasındaki kahverengi gömlekli fırtına birlikleri gibi; tesadüfe bakın ki bizim bekçilerimizin de kahverengi gömlekleri olacak.
Bu gerekçelerle bu maddeye karşı çıkıyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP ve İYİ PARTİ sıralarından alkışlar)