| Konu: | Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 84 |
| Tarih: | 13.04.2020 |
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Evet, yedi gündür buradayız. Halkların Demokratik Partisi adına, grubumuz adına ilk sözü de ben almıştım, son söz de bana denk düştü ama bu kadar konuşma karşısında, bu kadar yüz yüze bakarken hiçbir düzeltme yapılmamasına -içimden geldiği gibi söylüyorum- inanamıyorum, gerçekten inanamıyorum. Yedi gündür biz size her maddeye ilişkin, her düzenlemeye ilişkin burada dakikalarca, saatlerce, sabahlara kadar bir şeyler anlatmaya çalıştık, çok şey söyledik. Ama siz ne yaptınız? Olumlu, adaletten, haktan hukuktan, özgürlükten, insanlıktan yana tek bir kalem oynatmadınız ama aleyhe çokça önerge verdiniz. Mesela, kişiye özgü kanun yapma ününüze yeni bir ün kattınız; gazeteciler için özel, gazeteciye özgü bir fıkra eklediniz. Yine, disiplin affı meselesinde öyle bir düzenleme yaptınız ki hukukçu olarak okurken yarım saat çözmeye çalışıyorum, matematik formülü gibi, geometri çözüyorum, hangi kanun nereye atıf yaptı. Ve bunu sadece söyleyerek geçireceğim: Evet, TMK, devlet aleyhine işlenen suçlar, dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar ve devlet sırlarına ilişkin olanlar disiplin affı dışında tutuldu ama uyuşturucu var disiplin affında, çocuğa karşı işlenen suçlar var disiplin affında, insan öldürmeye ilişkin suçlar var disiplin affında, kadına karşı şiddet uygulayanlar var disiplin affında, kadın cinayetleri var. Bütün kadın örgütlerine ve kadınlara sesleniyorum: Bu Mecliste bu yasayı getirenler, kadına düşmanlığın çıtasını çok çok yükseklere koydular. Evet, işte son maharetiniz de bu oldu.
Değerli milletvekilleri, sadece söylemekle kalmadık; tarihe notlar düşüldü, hem de yazılı olarak düşüldü. Hani bir atasözünde var ya "Söz uçar yazı kalır." işte bunlar, tarih karşısında hiçbir zaman savunamayacağınız şeylerdir. Tarih iyiyi de kötüyü de yazacaktır. Bu vicdansız paketle daha kendi partisinin tamamını ikna edememiş iktidar, toplumu ikna edeceğini sanarak geçici olarak kendini kandırmaya çalışıyor ama bunun faturasının sizin için çok ağır olacağından hiç şüpheniz olmasın. Bakın, kuruluşundan beri iktidar partisi içinde yer alan ve bugün de sarayda danışma kurulunda bulunan parti büyüğünüz Bülent Arınç, bu paketi -senaryosu Necip Fazıl Kısakürek'ten alınan "Reis" filmindeki- vicdansızlık ve ahlak yoksunluğuyla bir gören sosyal medya paylaşımında bulundu. Merhum hukuk profesörü, Profesör Doktor Faruk Erem'in "Bir Ceza Avukatının Anıları" kitabına göndermelerde bulundu. Söz konusu kitaba göre bu paketin insan değil, suçlu aradığını yazdı. Suçu değil, insanı yok etmeye çalıştığınızı söyledi. Yine, bu kitabın en veciz sözlerinden biri "Bana öyle geliyor ki adalet yanıldığını anlayınca geri veremeyeceğini baştan almamalıdır." Bunu biz değil, sizin büyüğünüz söyledi. Cumhuriyet tarihinin en fazla ve en yüksek sayıda suç ve suçlusunu zoraki yöntemlerle üreten iktidarsınız. Sonradan telafi edilemeyecek mağduriyetleri yaratmaya maalesef, devam ediyorsunuz. Yapın efendiler, yapın!
Sevgili kadınlar, çok değil, birkaç yıl içinde kim özgür, kim sanık sandalyesinde olacak göreceğiz hep birlikte.
Ant olsun ki yaptıklarınızın hesabı sadece öbür dünyaya kalmayacak, vicdansızlık ve siyasi ahlak yoksunluğuyla bu günah işleyenlerin burnundan fitil fitil geldiğini hepimiz birlikte göreceğiz. O gün geldiğinde "Aslında, ben, isteyerek ve inanarak desteklememiştim." demenizin hiçbir anlamı kalmayacak. Bizden önce, yakınlarınızın nasıl yakalarınıza yapıştığını hep birlikte göreceğiz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) - Tüm evrenin tarihini kendinizle başlatıyorsunuz. İnsanlık tarihinden süzülen değerlere düşmanlık yapıyorsunuz. Halkta güven duygusunu yok ettiniz. Güven duygusu şu anda 82 milyonda kalmadı, size oy verende de vermeyende de kalmadı. Beş yıldır burada sizinle mesai yapıyoruz, ben "Güvensizlik nedir?" diye sorulduğunda maalesef, iktidar partisini işaret edebilirim çünkü bir söylediğiniz diğerini tutmuyor. Ve vicdanı öldürdünüz, adaleti öldürdünüz, hukuku öldürdünüz, ahlaki değerlerimizi öldürdünüz, hiçbir şeyi sağlam bırakmadınız, yerle bir ettiniz.
Biliyorsunuz aslında, yürütemiyorsunuz, bilmediğinizi kabul etmiyorsunuz. Bu yasa teklifinin 360 oyla geçeceğini bile size kabul ettiremedik, 360 milletvekili gerekiyor. Bu bir özel aftır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) - Bitiriyorum Başkan.
BAŞKAN - Son sözlerinizi alayım.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) - Bu affı yeterli sayınız olmadan biraz sonra kabul edecek ve diyeceksiniz ki: "Bu, Anayasa'ya uygun." Hayır, değil. Sizin için her şey kendi faydanız, her şey kendi çıkarınız. Dün bir hatibimiz söylemişti Hannah Arendt'in çok bilinen bir sözü var: Kötülüğün sıradanlığı. Bunu herkes bilir aslında, çoğunlukla bilir ama "kötülüğün sıradanlığı" kavramı bile bunu karşılamıyor, tarihten süzülen bu kavram bile karşılamıyor.
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Beştaş.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) - "Örgütlü kötülük." demişti, hayır, sizin dilinizle, teşkilatlandırılmış bir kötülükle Türkiye yurttaşları karşı karşıya. Tabii ki, bu teklife "Hayır." diyoruz ve bunun hesabını... Biz, her zaman, burada direnişimizi çocuklarımıza, torunlarımıza, halka anlatabiliriz ama siz anlatamayacaksınız. (HDP sıralarından alkışlar)