GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: İstifa eden İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun istifasının Cumhurbaşkanı tarafından kabul edilmemesiyle bir yönetim kriziyle karşı karşıya kalındığına, coronavirüs salgını nedeniyle vaka sayısının hızla yükseldiğine ve ölenlere rahmet dilediklerine, sokağa çıkma yasaklarının sadece hafta sonlarında olmasının gerçek bir önlem niteliğinde sayılmayacağına, Bilim Kurulunun coronavirüs salgını süresince hangi tavsiye kararlarını aldığını Parlamentonun ve halkın bilmeye hakkı olduğuna, 11 Marttan itibaren karantina uygulanmamasının bedelinin ağır ödendiğine ve krizi yönetemeyen bir iktidar mantığıyla karşı karşıya bulunulduğuna, üç aylık yasağa takılmamak için işten çıkarmalara hız verildiğine ve İnşaat İşçileri Sendikasının İstanbul ilindeki şantiyelerin durumuna yönelik rapora ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:3
Birleşim:84
Tarih:13.04.2020

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Evet, dün gece bir yönetim kriziyle karşı karşıya kaldık. İçişleri Bakanı önce istifa etti, sonra Cumhurbaşkanlığı makamından yapılan açıklamayla istifanın kabul edilmediği açıklandı. Günlerdir, burada, bir yönetememe hâlinin olduğunu defaaten ifade ettik. 10 Nisan Cuma günü ilan edilen yöntemsiz, üslupsuz ve halkın sağlığını tehlikeye atan sokağa çıkma yasağının yarattığı panik hâlin ve bulaşının ne aşamada olduğunu, dün akşam da aslında bir kez daha görmüş olduk. Doğrusu, İçişleri Bakanı, istifası beklenmeden görevden alınmalıydı zaten. Dün sabah Eş Başkanımız Sayın Mithat Sancar, bu yönlü istifa çağrısını da yapmıştı. Ancak garip bir çelişki var ortada: Soylu, cuma gecesi ilan edilen sokağa çıkma yasağı kararının Cumhurbaşkanının talimatlarıyla alındığını önce ifade etti fakat istifa mektubunda kendisini sorumlu tutmaya çalıştı. Karşılıklı birbirlerini aklama çabası olduğunu, temize çekme çabası olduğunu çok net bir şekilde görüyoruz. Bu istifa bile bir siyasi ranta çevrilmeye çalışılıyor ama bütün halk bunu görüyor, yaşanılan siyasal iflas daha fazla gizlenemeyecektir.

Sayın Başkan, tabii ki en önemli gündemimizin başında corona salgını var. Can kaybı sayısı her geçen gün artıyor. Dün 97 kişi, maalesef, hayatını kaybetti. Biz, ölenlerin ailelerine baş sağlığı diliyoruz, kendilerine rahmet diliyoruz ve bu vaka sayısının çok hızlı bir şekilde yükseldiğini önemle, tekrar tekrar hatırlatıyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bütün veriler, bu vakaların daha da hızlanacağı yönündedir.

Şimdi, bu vesileyle üretim meselesine de değinmek isteriz. Üretim durmasın diye bu, sokağa çıkma yasaklarının sadece hafta sonlarında olması kesinlikle gerçek bir önlem niteliğinde değildir. Sırf sermayedarların fabrikaları batmasın diye emekçilerin çalıştırılması da kabul edilemezdir.

Özellikle Bilim Kurulunun 11 Marttan bu yana hangi tavsiye kararları aldığını ve Hükûmete ilettiğini kamuoyunun, Parlamentonun, halkın bilmeye hakkı vardır; millî güvenlik kararları gibi neden gizleniyor? Bu konuda şeffaflık olmalıdır. Bilim Kurulu çıkıp açıklamalıdır, "Şu şu şu kararları aldık." diye siyasi otoriteye ilettiklerini de ve hangilerinin uygulanmadığını da herkesin bilmeye hakkı vardır. Eğer Bilim Kurulu kararları uygulanmayacaksa o zaman bu Kurul neden kuruldu?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi lütfen.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Salgının yayılması önlenemiyor, vaka sayıları artıyor. Bunun tek sorumlusu Bilim Kurulunun kararlarını zamanında uygulamayan siyasal iktidardır.

Cumhurbaşkanı "Peyderpey önlem alıyoruz." diyor. Bütün dünya peyderpey mi önlem aldı? Virüs, peyderpey yayılmıyor, hızla yayılıyor ama iktidarın ekonomik çıkarları toplum sağlığının üzerinde tutularak, önlemler peyderpey alınarak halk sağlığı ciddi bir tehlikeye atılıyor. 11 Marttan itibaren karantina uygulanmamasının bedelini bugün hepimiz, birlikte çok ağır ödüyoruz. Hastalık her yere yayılmış durumda; hâlen palyatif, perakende önlemlerle bu süreç yönetilemez. Krizi yönetemeyen, yönetiyormuş gibi yapan, durumu idare etmeye çalışan bir iktidar mantığıyla karşı karşıyayız.

Evet, son olarak şunu söylemek isterim: Emekçilerin, işçilerin yaşadığı şartlar, yaşadığı sorunlar çok vahim bir boyutta.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi lütfen.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Tamamlayacağım Başkan.

İşten çıkarmaların üç ay yasaklanmasıyla ilgili düzenleme Meclise gelmeden, daha yasallaşmadan, bunu fırsat bilen işverenlerin işten çıkarmalara hız verdiğine dair haberler hızla kamuoyuna yansıyor. Yasa çıkana kadarki geçen süreci fırsata çevirmek isteyen işverenler var. İşverenler de tıpkı iktidar gibi fırsatçılık yapıyor ve bunun önlenmesi gerekiyor. Mega şantiyelerde çok büyük hak gaspları var. Emaar şantiyesi, Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi şantiyesi, Zeytinburnu Güzelyalı şantiyesi, Taksim AKM şantiyesi, Çamlıca Televizyon Kulesi şantiyesi, Piyalepaşa şantiyesi, Koray Kasaba şantiyesi, Galataport şantiyesi, Torunlar Hilton Otel şantiyesi, üçüncü havalimanı şantiyesi, Atlas Üniversitesi şantiyesi örnek olarak verebileceklerimden.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi lütfen.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Evet, İnşaat İşçileri Sendikası, coronavirüs salgını sürecinde İstanbul'da bulunan şantiyelerin durumuna ilişkin bir rapor yayınladı. Bu raporda 10 bin işçinin işinden olduğunu, şantiyelerde toplu yaşam koşullarının salgın riskini artırdığını vurguladı ve hak gasplarını şu şekilde sıraladı: Haklı fesih hakkını kullanmak isteyen işçilere "Tüm haklarımı aldım." yazılı kağıtları imzalamaya zorlamak, işten kaçınma hakkını kullanan işçileri ücrete dahil tüm haklarını gasbederek işten çıkarmak, işçilere "Coronavirüs kaparsam sorumluluk bana aittir." ibareli kağıt imzalatmaya zorlamak, işten çıkartılan işçilerin tüm haklarını -ihbar, kıdem, yıllık izin, AGİ ve ücrete dâhil olmak üzere- gasp etmek, işten çıkmak isteyen işçilere "Ücretini veremem." diye tehdit ederek çalışmaya zorlamak, yeni işe girişlerde ücretlerin aşağıya çekilerek düşürülmesi, ücretini ödemediği işçilere şiddet uygulama, gurbetçi işçileri işten atarak memleketlerine dönüşlerini sağlayamayarak sokakta kalmalarına sebep olma...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Lütfen tamamlayın.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - ...işten çıkartılan gurbetçi işçilere herhangi bir test ve karantina şartlarını sağlamadan memleketlerine gönderme gelmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; şu anda işçiler, emekçiler çalışmaya devam ederek ya da çalışma garantileri olmadan işten atılma tehdidiyle gerçek bir yaşam tehlikesi altında yaşıyorlar. Bu önlemlerin alınmaması hâlinde maalesef vaka sayımız ve vefat sayımız artacaktır. Bu yönüyle önlem alma noktasında hepimizin üzerine düşen büyük sorumluluklar var. Bunu paylaşmak istiyorum.

Teşekkür ediyorum.