GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:3
Birleşim:83
Tarih:12.04.2020

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, şimdi, Sezgin Tanrıkulu'nun şahsına yapılan hakaret ayrı ama tabii...

ERKAN AKÇAY (Manisa) - Ne hakareti ya! Hakaret yok ki Sayın Özel.

BAŞKAN - Hakaret yok canım.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Canım, Sayın Başkan, çok rica edeceğim.

BAŞKAN - Ne dedi de hakaret etti, anlamadım ben.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - "Kendisinin bütün gayesi teröristleri dışarı çıkarmaktır." lafında bir şey görmüyorsanız, o ayrı.

BAŞKAN - Yok tabii onda bir şey...

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Daha ne olacak?

BAŞKAN - Herkes birbirine çok daha ağırını söylüyor.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Olur mu canım!

MUHAMMED LEVENT BÜLBÜL (Sakarya) - Hangi kelimeyle hakaret etti? Kendisine sorun.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Ya, ne demek ya! Ne demek!

BAŞKAN - Çok daha ağırı söyleniyor. Bunda bir şey yok ki, bu bir fikir yani.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, tamam, sataşma diyelim. O konudaki hakkının saklı kalması kaydıyla...

ÜMİT YILMAZ (Düzce) - Verdiği kanun teklifleri ortada işte.

MUHAMMED LEVENT BÜLBÜL (Sakarya) - Kanun teklifleri burada.

ÜMİT YILMAZ (Düzce) - Kimleri çıkartmak istediği ortada.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Şunu söylemem lazım: Dünyada "siyasi suç" diye tanım vardır. Sözle işlenen, düşünerek işlenen, yazılarak işlendiği iddia edilen şeyleri "siyasi suç" kapsamına koyarlar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bu, eline silah alıp -daha önce de defalarca söyledim, Sayın Başkan da bilir bu konudaki düşüncemi- devletin polisine, askerine kurşun sıkanın...

METİN NURULLAH SAZAK (Eskişehir) - O tetikçi, o.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - ...ya da kendisine emanet edilen devletin silahlarıyla millete hatta milletin Meclisine saldıranın veya bu organizasyonu kuranların, örgütleyenlerin, finanse edenlerin bir terör örgütü olarak görülmesi gayet tabiidir. Ancak hiçbir şekilde eline silah almamış, kimseye aldırmamış, bu organizasyonun bir parçası olmamış kişileri, en basitinden gazetecileri "terör örgütü üyesi olmamakla birlikte -Niye? Astlık-üstlük ilişkisi yok, hiyerarşi yok, irtibat yok, bilmem ne yok- bir terör örgütünün lehine olabilecek şeyler" deyip yazdığı yazıyı kapsama sokanlar var. Türkiye'de terör tanımında sorun var.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sözlerinizi tamamlayın lütfen.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Terör tanımı, bir, lafzen, kapsam olarak çok geniş; iki, Cumhurbaşkanının elde ettiği güçle ve yargı üzerindeki etkinliğiyle zaten kapsam yönünden sorunlu olan terör tanımıyla Cumhurbaşkanının "terörist" olarak gördüğü hatta kendi vicdanında mahkûm ettiği herkesi mahkûm eden ve o kapsama sokan bir yargı sistemi var. Cumhuriyet savcısının iddianamesi FETÖ'cülerden "copy-paste". Belgelendirmeyi de FETÖ'cüler planlamış ama yapamadan kendisi içeri girmiş, o iddianame giderken öyle bir çöküyor ki... Diyorlar ki: "Dışarıdan pizza söylendi, kanıtı var." Kanıtı koyamadan, FETÖ'cü gitmiş; kanıtı üretemeden iddianame çöktü. 3 hâkim "Bu iddiaların hiçbirinin ispatı yok, herkes beraat etti." dedi. Ertesi gün Sayın Recep Tayyip Erdoğan "Birisini dün beraat ettirmeye kalktılar." dedi. Bu ne demek Sayın Başkan? Türk milleti adına orada karar veriyor hâkim, heyet ama beraat eden adam için Cumhurbaşkanı diyor ki: "Beraat ettirmeye kalktı."

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sözlerinizi tamamlayın, son kez açıyorum.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Çünkü ne var? Açıkçası artık Türkiye'ye jüri sistemi geldi. Cumhurbaşkanı kendisini millet jürisinin sözcüsü sanıyor. Kendi gönlünde mahkûm ettiği birisini, kendi zihninde mahkûm ettiği birisini, sizin "bağımsız yargı" diye söylediğiniz yargının kararı bile beraat ettirmeye yetmiyor.

BAŞKAN - Sayın Özel, tamamlayın artık.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Adam kararı açıklıyor, oy birliğiyle, herkes alkışlıyor, çantalar toplanıyor, karar yazılıyor; şahsım onu beraat ettirmeyince beraat edemiyorsun. Arkadaşlar, işte bu yüzden, terör tanımı da uygulaması da sorunludur; onu tartışıyoruz.

Teşekkür ederim.