| Konu: | Çankırı Milletvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu'nun yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 82 |
| Tarih: | 11.04.2020 |
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, haftanın çok yorucu bir gününde, son saatlerde söylenecek her şeyi söylememeyi mevkidaşımız Levent Bülbül de söyledi; ben de o sınırlar içinde kalacağım ama bir yandan da Sayın Akbaşoğlu bazı şeyler söyledi, kayda geçirmem gereken birkaç hususu ifade edeyim.
Selim Kiraz hayatını kaybetmesin diye o gün hep beraber dua ettik. Selim Kiraz hayatını kaybettikten sonra sosyal medyada Genel Başkanımızın, bizlerin açıklamaları ve olayı nasıl lanetlediğimiz açıkça ortadadır. Selim Kiraz'ın katillerini, Selim Kiraz'ı öldürenleri savunan kimse yok burada. Bizim buradaki meselemiz Grup Yorum ve "Helin" diye gencecik bir insan bedenini açlığa yatırmış. Bizim sağlıkçı bir arkadaşımız, yaşatmak için onu ziyaret etti. O ziyaretinde de açlık grevini bırakması için ricacı oldu ve Helin Bölek'in tek şartı vardı: "Tamam, coronada olmaz ama ben de iyileşirsem, coronadan sonra bir Grup Yorum konserinde söyleyebilirsem bırakacağım." dedi.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Buna izin verilmedi. Tek talebi buydu. Ama daha sonra, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu bir "tweet"te bizim milletvekilimizin onu tedaviden evine yollayıp öldürdüğünü, ölümü kutsadığını, ölümüne sebebiyet verdiğini söyledi. Bütün milletvekillerine tek tek sorduk, sadece Ali Şeker gitmiş. Yanında başhekim olduğu hâlde, yanında doktorlar olduğu hâlde, polisler olduğu hâlde yalvarmış "Bırak." diye. "Yok." demiş. Buradan bir üniversite hastanesine naklini istemiş yaşasın diye ama avukatları mahkemeye başvurmuşlar ve eve gitmiş. Ama bu konuda milletvekiliniz dedi diye biz tepki gösterdik. Sonra, Süleyman Soylu, dünyanın dört bir yanından, Ukrayna'dan acayip acayip, tuhaf tuhaf ayıplı hesapları -robot hesapmış bunlar- devreye sokup 16 bin "tweet" attırarak bize saldırdı, biz de ona karşı boyun eğmedik, cevabımızı verdik. Yani arkasında kitle varmış gibi gösteriyor, 1.200 tane gerçek hesap destek vermiş, 16 bin tane robot hesap kullandı bize karşı. Biz de kendimizi aslan gibi savunduk gerçekten, arkamızda da bir sürü insan durdu.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi lütfen.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Şimdi, biz şunu söylüyoruz: Helin Bölek'in, Savcı Kiraz'ın ölümünden DHKP-C sorumludur, lanetliyoruz, bakın çok net. Helin Bölek'in ölümünden de DHKP-C "tweet"imiz de o yöndedir ve Helin Bölek'in coronadan sonra konser verme talebini reddedenler sorumludur. Süleyman Soylu bize bu iftirayı attıktan sonra dedik ki Helin Bölek'i ikiniz müştereken öldürdünüz, iki kutupta. DHKP-C'yi kutsayan, DHKP-C'yi koruyan hiçbir şeyimiz yok, bunu tamamen reddederiz. Bu bir algı operasyonuydu. Süleyman Soylu bu dönemde gündeme gelmek için, gündemde tutunmak için hiç olmayan bir şeyi varmış gibi iftira etti, biz kendimizi açıklıkla -şahitler; polisleriniz, başhekim- savunduk, Ukrayna'dan robot hesaplara sarıldı, biz durduğumuz yerdeyiz. Bunun üzerinden bir şey olmasın.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen sözlerinizi.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Son cümlem.
BAŞKAN - Evet.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bir de Selim Kiraz'ın ölümüne en çok üzülen biziz de neden biliyor musunuz? En çok kahrolanlar biziz. Bir savcı öldürülmüştür, bir devlet memuru öldürülmüştür, önemli bir hukuk insanı öldürülmüştür ve tam da Berkin Elvan olayının üzerine giden, Berkin Elvan'ın ölümündeki sır perdesini kaldırmak için cesaretle mücadele eden biridir Selim Kiraz. DHKP-C'yi de bu sis perdesi kalkmasın diye... Bu, DHKP-C'nin sabıkası zaten, bazı karanlık odaklar tarafından harekete geçirilebilen bir örgüt, herkes biliyor bunu. Selim Kiraz'ı DHKP-C'ye Berkin Elvan'ın ölümünün açıklığa kavuşmasını istemeyen odaklar öldürtmüştür. Biz alayını kınıyoruz.
Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)