GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: 207 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin 24'üncü maddesiyle ilgili önergeler üzerinde yapılan işlemin İç Tüzük hükümlerine uygun olup olmadığı hakkında usul görüşmesi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:82
Tarih:11.04.2020

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Birincisi şu: Bu İç Tüzük, bağımsız milletvekillerini ve grubu olmayan partilerin milletvekillerini görmeyen bir İç Tüzük; sorunun esas temeli bu. Demokratsak, eşitlikçiysek, adilsek bu konunun üstüne eğilmemiz lazım.

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Tamam, burası doğru, buna katılıyoruz.

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Ancak bu İç Tüzük'ün temel kanun maddesi... Ki iktidar partisi tarafından hiçbir kanun artık normal bir kanun olarak görüştürülmediği için bu dönem milletvekillerimiz temel kanun görüşmesini gerçek kanun görüşmesi sanıyorlar. Allah aşkına, bir tane 5-10 maddelik bir kanunu normal görüşelim de milletvekilleri bir kanun nasıl görüşülür onu bir yaşasın. Bu kanun normal, hak ettiği gibi görüşülseydi her madde üzerinde 7 önerge hakkı vardı, ayrıca partilerin hakkı saklı. Bu ne demek? 7 farklı milletvekili önergelerle doldurmuşsa burayı, partiler söz söylemekten eksik kalmasın diye verilmiş bir güvence. Bu güvenceyi milletvekilinin önerge verme hakkını ortadan kaldıran bir şey diye okumak da neyin nesi?

Ve çok net bir durum var ortada, Adalet ve Kalkınma Partisi kendi kendine suçüstü yakalanmış. Biraz önce gittim, sordum Kanunlar ve Kararlara; kapatma önergesi vermişsiniz yani bu hak kullanılmasın diye. Ne zaman verdiler dedim; "Kanun görüşülmeye başlamadan önce." Kaç tane verdiler dedim; "2." E, kanun görüşülmeden önce bunun temel kanun olacağını ve bunu Meclisin kabul edeceğini nereden biliyorsunuz? Temel kanunu kapatacaksan 7 önerge verecektin, o zaman o kapatma önergesi değil. Bir an için Recep Özel'in biraz önce söylediği gibi bu kapatma önergelerinin de düştüğünü kabul edersek zaten böyle bir önerge yok, bu hakkı bağımsız milletvekilleri kullanır. "Yok, düşmedi." diyorsanız, bakın Recep Özel "Düştü." diyor.

RECEP ÖZEL (Isparta) - Ya 87'ye göre düştü...

YUSUF BAŞER (Yozgat) - O hâlde devam etsin.

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Ama "Bunlar düşmedi." diyorsanız bile an itibarıyla çektiğiniz anlaşılıyor ki Sayın Başkan, gruplara yolladığı önerge föyünde bize, sizin önergelerinizi yollamadı, yok fotokopisi.

ERKAN BAŞ (İstanbul) - Yok.

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Ve okurken de "3 tane önerge var." dedi. Bu durum şunu gösteriyor ki siz kapatma önergeleriniz ya Recep Özel'in yorumladığı gibi düşmüş, eğer "Düşmedi." diyorsanız, çekmişsiniz ki gelen önerge paketinde yok. Boşalan yere de Sayın Erkan Baş'ın verdiği önerge doldurulmuş, o doldurulan yerdeki söz hakkı anasının ak sütü gibi helaldir, bunu vereceksiniz arkadaşlar.(CHP ve HDP sıralarından alkışlar)

Bunu vermezseniz, kanun tanımazsınız; bunu vermezseniz, çoğunluk gücünü Anayasa'nın üstünde tutarsınız; bu sözü vermezseniz "Anayasa'yla bağlıyız" diyorsunuz ya bağlıyız ama...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) -Sayın Başkan...

BAŞKAN - Açalım da, tamamlayın siz de.

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Anayasa'ya göre yemin ederim, Anayasa'ya göre milletvekili olurum, bu haktan kazanılan özlük haklarından yararlanırım, dokunulmazlıktan yararlanırım ama Anayasa'yı da onun verdiği ödevle Meclisin kendini yönetmek için yapılmış İç Tüzük'ü de saymam. Ben çoğum, kapattım. Kapatmamışsın. "Düştü" diyor veya kapattı, daha sonra çekmişsin, çekilmiş yere de adam vermiş hakkını, okumuş, anlamış, doğru bir iş yapmış.

Şimdi, Başkan, size düşen bu durumda bu hakkı kullandırmak. Zaten bütün kanunlarda şeyleri yok, 5 farklı milletvekili, dört farklı partiden bir araya gelmiş, 2'si bağımsız ve diyor ki: "Bir söz hakkı." bunu çok görmeyin. Sonra, siz de İç Tüzük'e göre kapatma hakkı falan kullanacaksanız, usulüne göre uygular, usulüne göre çekersiniz. Bu durumda suçüstü var, bu durumda doğmuş bir hak var, verilmelidir Sayın Başkan. (CHP ve HDP sıralarından alkışlar)