GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: 11 Nisan Şanlıurfa'nın düşman işgalinden kurtuluşunun 100'üncü, yazar, radyo programcısı Ümit Kaftancıoğlu'nun yaşamını yitirmesinin 40'ıncı ve Uluslararası Çalışma Örgütünün kuruluşunun 101'inci yıl dönümü vesilesiyle Örgütün kabul ettiği aile sigortasının CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun en önemli vaadi olduğuna ve bu sigortanın kriz dönemlerindeki önemine, sokağa çıkma yasağı ilan etmenin planlanamadığına, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanının günlerdir İstanbul'a özel karantina çağrısı yaptığına, Hukuk Politikaları Kurulu üyesi Burhan Kuzu hakkında uyuşturucu kaçakçısı Naci Şerifi Zindaşti'nin menfaatleri dâhilinde hareket etmek ve yargıya baskı uygulamaktan iki yıldan beş yıla kadar dava açıldığı hâlde nasıl hâlâ Kurulda kalabildiğini öğrenmek istediklerine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:3
Birleşim:82
Tarih:11.04.2020

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Bugün, Şanlıurfa'mızın düşman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümü. Fransızların Urfa'dan çekilmek zorunda kaldıkları yüz yıl önceki bugün, 23 Nisan 1920'de kurulacak olan Türkiye Büyük Millet Meclisine ve kurtuluş mücadelemize de en büyük moral desteği sağlamıştı ve yine bu Parlamento, 1984 yılında aldığı kararla Urfa ilinin başına "şanlı" unvanını ekleyerek ismini "Şanlıurfa" yaptı. Şanlıurfa'nın şanlı insanlarını, güzel insanlarını, mert insanlarını, vatansever insanlarını Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak buradan bir kez daha saygıyla selamlıyoruz.

Bugün, yazar, derlemeci, radyo programcısı Ümit Kaftancıoğlu'nun, sırtına ve göğsüne isabet eden 5 kurşun nedeniyle yaşamını yitirmesinin 40'ıncı yıl dönümü. Kaftancıoğlu'nu öldüren, olaydan sonra yakalanan ve tutuklanan kişi, kendisine öldürme sebebi sorulduğunda tek kelimeyle "Solcuydu." diye cevap vermişti. Sol değerleri taşıyan, en iyi şekilde anlatan, kalemiyle, sohbetleriyle sol değerlerin gençlere anlatılmasına ve ahlaklı sol bir politikanın itibar kazanmasına katkı sağlayan Kaftancıoğlu'nu bir kez daha buradan rahmetle, minnetle anıyoruz. Değerli ailesine de bir kez daha selamlarımızı buradan iletiyoruz.

Uluslararası Çalışma Örgütü, 11 Nisan tarihinde kurulmuştur. 1919 yılında Versay Anlaşması kapsamında kurulan, 1946 yılında Birleşmiş Milletlerin ilk uzman kuruluşu konumuna gelen Uluslararası Çalışma Örgütüne Türkiye 1932 yılında üye oldu.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi, buyurun.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Örgütün birincil hedefi kadınlara ve erkeklere özgürlük, eşitlik, güvenlik ve saygınlık koşullarında, insana yakışır üretken işler bulma fırsatlarını sağlamaktır.

Örgütün kabul ettiği 9 sigorta dalı bulunmaktadır, Türkiye bunlardan 8 tanesini uygulamaktadır. 9'uncu sigorta dalı aile sigortasıdır. Aile sigortası Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu'nun siyasi hayatının en önemli projesi, Türkiye'ye en önemli vaadidir. Partimizin göz bebeğidir bu proje ve bu projeye bugünlerde ne çok ihtiyaç olduğu bir kez daha ortaya çıkmıştır. Aile sigortası olmayan devletlerin böyle krizleri yönetmesi, örneğin sokağa çıkma yasağını özgürce ve hiç düşünmeden ilan edebilmesi, "Evde kal." dediklerine bu söylediği sözün "Aç kal." manasına gelmemesi ancak aile sigortasıyla mümkündür.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Gazi Meclis, corona günlerinde kendi hayatını hiçe sayarak çalışmaktadır ve millete önerdiği tedbirlere kendisi uyamamaktadır af kanunu gibi bir kanun için. En az af kanunu kadar hatta belki daha önemli ve çok sayıda kişinin yüzünü güldürecek iş aile sigortası kanun teklifinin kanunlaşmasıdır. Bunu yüce Meclise Sayın Genel Başkanımızın imzasıyla emanet etmiştik, tüm grupları Uluslararası Çalışma Örgütünün kuruluş yıl dönümünde bir kez daha aile sigortasını yasalaştırmaya davet ediyoruz.

Sayın Başkan, sokağa çıkma yasağı ilan edildi, hepimiz birbirimize baktık, hiçbirimizin haberi yoktu, hazırlıklı değildik, bir ara verdiniz, partiler hızla Meclisi kapattık ki 2.500 kişi...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Biraz önce Meclis bürokrasisi Sayın Başkanı bilgilendirirken öğrendik yüzde 30'a, 35'e kadar düşebilmişiz. Bu yüce Meclis çalışabilsin diye 2.500 kişi de buraya giriş yapıyor her gün sabah, o 2.500 kişinin evlerine gitmesi ve annesinin, babasının ekmeğini vermesi, hazırlığını yapması, yakınlarına ulaşması için biz acele ettik ama yetişemedik. Bugün de bütün personel zor durumda kaldığını ifade ediyor ama bütün Türkiye'yi büyük bir kaosa ittik.

İki gün havalar sıcak gidecek diye bir sokağa çıkma yasağı ilan edildi teması kesmek için. Doğru yapılabilseydi çok doğruydu ama o kadar beceriksizce, o kadar acemice, o kadar plansızca yapıldı ki kırk sekiz saatlik bulaşı kırk sekiz dakikada bütün Türkiye'ye yaydık. Marketlerde metrekarenin onda 1'i sınırlaması var, doğru iş. Dün marketler hıncahınç, millet birbirini itiyor kakıyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Özel, tamamlayın sözlerinizi.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Fotoğraflarda, videolarda maskeli kişi sayısı bir tane, iki tane. Plansız fırlayan, fırlamış gitmiş markete, ne bulduysa alıyor. Tabii, o gidenlere kimse suç bulmasın.

Bakın, beğenmediğimiz, kötü örnek İtalya 10 Martta ilan edilen sokağa çıkma yasağını 9 Mart 2020 günü Giuseppe Conte'nin ağzından, Başbakanın ağzından otuz altı saat önce öğrendi. Doğrusu bu, böyle yapmak gerekiyor. Diyecek ki: "Kimse panik yapmasın, buralar, buralar açık, gezici araçlar ekmek dağıtacak, bir vatandaşımız ekmeksiz kalmayacak." Dün Mansur Yavaş'ın o açıklamasından sonra Ankara'daki hızlı sakinleşmeyi gördünüz. Yahu, bir kere şunu düşünün, çok basit bir şey Sayın Başkan: 30 büyükşehrin ve Zonguldak'ımızın belediye başkanlarını...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Özel, tamamlayın sözlerinizi lütfen.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Tamamlıyorum Sayın Başkanım.

...valiler davet etse, bilgi verse, krizi öngörülse, hazırlık yapılsa, vatandaşa sakince anlatılsa, o panik yaşanmasa.

Utandık hepimiz ya, dünyaya rezil olduk. Niye? Sokağa çıkma yasağını ilan etmeyi planlayamayan bir zihniyet yüzünden. Çünkü "Her şeyi ben bilirim, ben bilirim." Sen bilince böyle oluyor. Bunu bir kenara yazalım.

Bir de şunu görelim: O, marketlere koşma var ya, onun bir tarafında da şu var: İki günlük makarnasını, ununu stoklayamamış olan insanlar var, o güvencede olmayan insanlar var, onu da görmek lazım; bunu görün, bunu çözün. Vakaların yüzde 65-70'i İstanbul'da, İstanbul'un Büyükşehir Belediye Başkanı günlerdir genel, güçlü, İstanbul'a özel bir karantina çağrısı yapıyor ama bunu söylemiyoruz, bu şekilde olmaz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sözlerinizi tamamlayın, son kez açıyorum Sayın Özel.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Ekrem İmamoğlu'nun önerileri alınmadan da o koca kent, dünyanın göz bebeği o metropol yönetilmez. Böyle hep birlikte bu sorunları yaşarız.

Son konum da şu Sayın Başkan: Hukuk Politikaları Kurulu üyesi Burhan Kuzu hakkında uyuşturucu kaçakçısı Zindaşti'nin menfaatleri dahlinde hareket etmek ve yargıya nüfuz ticareti yaparak baskı uygulamaktan dava açıldı iki yıldan beş yıla kadar. Bunun için Cumhuriyet gazetesinin fikri takibini tebrik ediyoruz. Cumhuriyetten başkası bunun üstünde durmadı, onlar bırakmadı, dile getirdik ve sonunda nihayet bu dava açıldı ama kendisi Hukuk Politikaları Kurulunda oturuyor; bu, sizin yeni rejiminizin çok önemsediği Politika Kurulu. Ne diye oturuyor orada? Bir köşede, bir sandalye, kötü örnek diye mi oturuyor? Böyle yapmayın, hukuk politikalarını uygularken şuna dikkat edin, bunlara karşı tedbirli olun diye mi gösteriyorsun?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Özel...

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bitiriyorum Sayın Başkan, son cümlelerim.

BAŞKAN - Buyurun.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Burhan Kuzu orada ne diye oturuyor? Kötü örnek, ya olmaz arkadaşlar, yani mesleki kusur işleyenler mesleki disiplin cezası alanlar dahi o mesleklerin icra kurullarında, disiplin kurullarında görev yapamazlarken ülkenin hukuk politikaları nasıl olacak diye yargıya baskı yapmış, nüfuz ticareti yapmış bir adama orada nüfuz kazandırmaya devam etmek hangi aklın ürünüdür? Ayrıca, onunla benzer şekilde iki yıldan beş yıla, üç yıldan yedi yıla yargılanan bütün gazeteciler tutuklu, Burhan Bey bırakın tutukluluğu biz zaten gazetecilerin tutuksuz yargılanması istisna olsun deriz ama bu kadar itibarlı bir yargılanma olur mu? Aklınızı başınıza toplayın.

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Özel.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bitiriyorum, bitiriyorum.

Eczacılıkla ilgili bir suç işleyen, eczacılığın meslek kurallarının yönetildiği yerde görev yapamaz ya, bu kadar basittir. Ahilik diye bir şey var. Ahilikte var mı?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Pabucu dama atılmış artık Burhan Kuzu'nun, nasıl oturtuyorsunuz?

Teşekkür ederim Sayın Başkan.