| Konu: | 10 Nisan Mareşal Fevzi Çakmak'ın vefatının 70'inci yıl dönümü vesilesiyle Millî Mücadele kahramanlarını, Mustafa Kemal Atatürk'ü ve silah arkadaşlarını rahmetle andıklarına, 10 Nisan Anayasa'ya laiklik ilkesinin girişinin 83'üncü yıl dönümüne, salgın nedeniyle oluşturulan Bilim Kuruluna sağlık meslek örgütlerinin dâhil edilmeyerek görüşlerinin alınmamasının eksiklik olduğuna, iş yerlerinin kapatılması nedeniyle esnafın mağduriyet yaşadığına, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Odunpazarı Belediyesi ve Antalya Muratpaşa Belediyesinin aşevi bağış hesaplarına bloke getirilmesinin akıl, vicdan ve mantık dışı olduğuna ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 81 |
| Tarih: | 10.04.2020 |
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Birinci Meclisin Millî Savunma Bakanı, Kurtuluş Savaşı'nın en kritik döneminde Genelkurmay Başkanlığı görevini üstlenen, uzun süre bu görevde kalan, 1'inci, 2'nci ve 8'inci Dönem Milletvekilimiz Mareşal Fevzi Çakmak'ı ölüm yıl dönümünde, Millî Mücadele kahramanlarımızı, Mustafa Kemal Atatürk'ü ve bütün silah arkadaşlarını bir kez daha minnetle ve rahmetle anıyoruz.
Bugün 10 Nisan, Anayasa'ya laiklik ilkesinin girişinin yıl dönümü. Hilafetin 1924'te kaldırılmasının ardından 10 Nisan 1928'de yapılan Anayasa değişikliğiyle "Türkiye Devletinin dini, dinî İslamdır." ifadesi Anayasa'dan çıkarıldı ve bugün Türkiye Cumhuriyeti'ni ayakta tutan en büyük ilke olan laiklik ilkesinin Anayasa'ya girdiği gün olarak tarihe geçti. Yıllar içinde ülkemizde yaşanan gelişmelere, yanı başımızdaki coğrafyaya bakarak din ve vicdan özgürlüğü ile ifade ve düşünce özgürlüğünü garanti altına alan laiklik ilkesinin önemini her gün biraz daha fazla anlıyoruz. Bugün de laiklik ilkesi başta olmak üzere cumhuriyet devrimlerine ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün gösterdiği çağdaşlaşma ülküsüne ne pahasına olursa olsun bağlı kalacağımızı, cumhuriyet devrimlerini aşındırmak isteyen tüm odaklara karşı mücadele edeceğimizi bir kez daha buradan teyit ediyoruz.
Sayın Başkan, coronavirüs önlemlerinde, bu mücadelede pek çok öneri çok kıymetli. En doğru yapılan işin Bilim Kurulunun oluşturulması olduğunu hepimiz teyit ediyoruz ama o oluşumdaki en büyük yanlışlığın da sağlık meslek örgütlerinin o Kurula dâhil edilmemiş olduğunu ifade ediyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Türk Tabipleri Birliği, Türk Eczacıları Birliği, Türk Dişhekimleri Birliği, Türk Hemşireler Derneği gibi doğrudan cephede, birinci safta kendi canları pahasına coronavirüsle mücadele edenlerin meslek örgütlerinin görüşlerinin alınmamasının bir eksiklik olduğunu söylüyorduk. Türk Dişhekimleri Birliği Başkanı Atilla Stephan Ataç imzalı bir bilgilendirme ulaştı elimize. Onu kısaca özetleyecek olursam, diyor ki: "Coronavirüs mücadelesi sırasında Halk Sağlığı Genel Müdürlüğünün ve Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğünün yayınladığı genelgelerle diş hekimliğinde elektif tedavilerin ertelenmesine, acil tedavilerin yapılmasına yönelik düzenlemeler var; kamuda ve özelde biz bunlara uyuyoruz. Böyle olunca çalıştığımız vakalarda en ileri derecede risk noktasıyız."
Hatırlayacaksınız, 24'üncü Dönem Milletvekilimiz Kadir Gökmen Öğüt Covid-19'a yakalandı, tedavisi başarılı gitti ve şu anda evinde.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Ama meslektaşları sahadalar ve Türk Dişhekimleri Birliği diyor ki: "Bize N95 maske lazım, FFP2 maske lazım, bunları son düzenlemelerle tamamen elde edemiyoruz ve Bilim Kuruluna başvurduk, USHAŞ'a başvurduk. USHAŞ'ın tek elden ürün toplama ve satma üzerine kurulu sisteminde diş hekimlerini tanıtmadılar, ürün dağıtımında da ciddi sıkıntılar var, önerilerimiz de dinlenmiyor ve biz, devletin aldığı kurallara uymaya kalkarsak hayatımız tehlikede. Bize maske bulun." Atilla Stephan Ataç imzalı bilgilendirmeye her yerden erişilebilir, ben de arzu edenlere yollarım ama bu sorun, gerçekten çok önemli bir sorun.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi lütfen.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, esnafımız kapatılan iş yerlerinden dolayı bir anda borçlarını ödeyemez duruma düştüler ve yardıma muhtaç hâle geldiler. Ahilik kültürü bu topraklarda hâlâ geçerliliğini koruyan önemli bir gerçeklik; Ahî Evran tarafından kurulan, ekonomik ve ticari faaliyetlerin yürütülmesinde iyi ahlakı, doğruluğu, kardeşliği, yardımlaşmayı ön plana alan muhteşem bir kültür ve Ahilikte yapılması fena olan 7 şey ve yapılması gereken 7 güzel hareket, 7 güzel davranış da tanımlanmış. Birbirleriyle dayanışıyorlar ama burada hepimizin birden hem o dayanışmayı güçlendirecek katkıları esnaf odalarına, esnafların doğrudan kendilerine devlet olarak yapmamız lazım, onların sesini duyalım.
Bir de vatandaşlarımıza bir çağrımız var: Lütfen, bu dönemde yaşamak zorunda olan esnafa destek olsunlar, onlarla dayanışma içinde olsunlar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Özel, tamamlayın lütfen.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bitecek Sayın Başkanım.
Bulundukları mahallin, mahallenin hem sosyal lideri hem dert ortağı, zaman zaman kızımızın eve girmesi için anahtarı kendisine emanet edebildiğimiz kadar güvendiğimiz kişileri bu dönemde sahiplenelim. Süpermarketlerin önünde kuyrukta bekleyip, gidip de sırayla orada alışveriş yapma eziyetindense, alışverişin mahalledeki esnaftan yapılması son derece önemlidir.
Son sözüm, Sayın Başkan, bir tepkiyle bitecek; tepkimiz şuna: Eskişehir Belediyemizin yirmi beş yıldır faaliyet gösteren aşevi var, Odunpazarı'nın ve Antalya Muratpaşa'nın aşevleri var. Bunlar coronavirüsten önce de yoksula yemek götürüyorlardı, coronavirüsten sonra da yoksullara aş veriyorlar, oraya geliyorlar, gelemeyene kendileri gidiyorlar, arabayla evlere götürüyorlar, bu kadar iyi bir hizmet.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Yirmi beş yıldır kursaklarından Eskişehir'deki ve Antalya'daki aşevlerimiz sayesinde sıcak bir çorba, üç kap sıcak yemek geçen garibanlar, bir anda şimdi bu hizmetten mahrum bırakılmaya çalışılıyor çünkü İçişleri Bakanlığı genelgesi doğrultusunda yirmi beş yıllık aşevinin yardım hesaplarına ve aşevinin bütün parasına el konmuş. Bu olacak şey değil, bu akıl değil, vicdan değil, mantık değil; Süleyman Soylu'nun büyükşehirleri kaybetme hazımsızlığı yüzünden, bu doğru bir yaklaşım değil.
Ayrıca şunu da söyleyelim: Memlekette çok aç adam var, çok aç kadın var, çok yoksul var ve tek adam var yardım edecek, bu olmaz. Tek adam rejimini, tek yardım eden adam noktasına getirip devletin parasıyla verdiği maskeye "Recep Tayyip Erdoğan. Hediyedir." diye yazan zihniyet Eskişehir'deki yardımseverin yoksula yaptığı...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Son sözlerinizi alayım, buyurun.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, Eskişehir'de yardımseverler para yatırıyorlar, Eskişehir Belediyesi yirmi beş yıldır yoksullara sıcak yemek ulaştırıyor ve bu yaklaşımı şimdi engellemeye çalışan bir anlayış var. Bu, doğru bir şey değil. Bu kadar çok sıkıntının olduğu bir dönemde bu hırs, bu kin, bu nefret ve bu baskı doğru değil, bunun sonlandırılması lazım. Bu konuyu bütün Meclisimizin vicdanlarına, akıllarına ve dilleri döndüğünce bu sorunun çözülmesine katkı sağlamak üzere milletvekillerimize emanet ediyoruz.
Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)