GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:72
Tarih:24.03.2020

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Ben bizimle, Türkiye Büyük Millet Meclisiyle ve corona salgınıyla ilgili konuşmak istiyorum. Bu bağlantıyı önce bizim burada kurmamız gerekiyor.

Birçok hatibimiz söyledi, başka partilerden de milletvekili arkadaşlar söyledi, şu anda sadece Türkiye değil, bütün dünya bu virüsle mücadele ediyor. Gerçekten, insanlığı tehdit eden bir virüs. Yani vebayla, diğer tarihsel arka planla umarız karşılaştırmak durumunda kalmayız ama küresel olması, pandemi olması işin vahametini öğrenmemiz için herhâlde yeterli. Bu veba tarzı -Allah korusun- virüse, coronaya, Covid-19'a karşı ne yapıyoruz? Eleştirilerimiz söylendi, onları bir tarafa bırakarak, peki biz ne yapıyoruz?. Halkın vekilleri olarak, biz Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak iki haftadır çalışıyoruz, bu salgına karşı hangi sağlık tedbirini aldık, neyi konuştuk? Ben bir şey kaçırmadığımı sanıyorum. Geçen hafta ayrımsız hepimiz corona virüsle mücadelenin farklı yönleriyle, ekonomi, sağlık, farklı etkileşim alanlarıyla ilgili önergeleri getirdik, hepsi reddedildi. Peki, ne konuşuyoruz? Şu anda bir torba kanun teklifi konuşuyoruz. Bu torba kanun teklifinin pandemiyle, halka her gün çağrı yaptığımız meseleyle bir ilgisi var mı? Yok. Peki, halk bizi niye buraya gönderdi? Kendi sorunlarını çözmemiz için, yasama faaliyetinde bu sorunlara çare üretmemiz için. Şimdi, biz HDP olarak ne yaptık? Şunu açık yüreklilikle söyleyeyim: Plan ve Bütçe Komisyonu üyelerimiz acilen, pandemi ilan edildikten sonra Plan ve Bütçe Komisyonuna ekonomik tedbirler almak üzere toplantı daveti yaptı, kabul edilmedi. Sağlık Komisyonu -ya, Sağlık Komisyonu arkadaşlar; bütün partilerin katılımıyla oluşan bir komisyonumuz var- üyelerimiz Sağlık Komisyonuna toplantı daveti yaptı, o da kabul edilmedi. Peki, İnsan Hakları Komisyonu? İnsan Hakları Komisyonu üyelerimiz de "Özellikle hapishanelerde cereyan eden ve insan hakları ihlalleri anlamında vahamet arz eden tabloya vekiller olarak, Komisyon olarak bir müdahil olalım." diye çağrı yaptı, o da kabul edilmedi. Bu da yetmedi; biz -bizzat ben çağrı yaptım- buradan "Gelin, Mecliste bütün partilerin eşit üye katılımıyla, aynı vekil sayısıyla bir kriz koordinasyon merkezi kuralım." dedik, buna yanıt verilmedi. Ve şimdi biz çalışıyoruz gibi görünüyor, böyle bir şey yok. Halkın gündemi, coronayla mücadele. "Bu virüsten nasıl korunurum? Benim vekillerim, Meclisim bu işte beni korumak için hangi tedbirleri alıyor, hangi çalışmaları yapıyor?" diye bizi izlerken biz geçen hafta görüştüğümüz -bugün oylaması yapılacak- Afrika Kalkınma Bankası Kuruluş Anlaşması'na katılımın uygun bulunup bulunmadığını, efendim, oylayacağız. Ne alaka ya? Yangın var, yangın. Her gün herkes çıkıp "Evde kalın." diyor, biz gidip anlaşma onaylıyoruz. Bir kere, burada Meclis ile halk arasına bir sosyal mesafe girmiştir. Biz, halkın gündemini değil, kendi gündemimizi; kendi gündemimizi de değil, iktidarın ortaya getirdiği gündemi konuşmak zorundayız. Bu kabul edilemez bir mesele; bu gerçekten asla tasvip edilebilir bir mesele değil. Sağlık Bakanının her gece on birde bir "tweet" atmasıyla ya da pandemiden sonra bir kere toplantı alınarak, ekonomik tedbirler açıklanarak salgınla mücadele edilemez. Ayrıca, işçi fabrikadaysa, doktor hastanedeyse, memur kamu görevini yapıyorsa, halkın temsilcileri olarak biz milletvekilleri de burada olacağız, burada bu çalışmalara ara vermemeliyiz. Eğer onları koruyamıyorsak kendimizi de korumayalım. Biz halktan daha iyi değiliz, biz halktan daha ayrıcalıklı bir konumda değiliz, tam aksine halk bize -halk tabiriyle- genel vekâletname vermiş, bize vekâletini vermiş, temsil vekâletini vermiş. Burada biz ne söylersek söyleyelim, hangi talepte bulunursak bulunalım bir duvara tosluyoruz ve geri durmak zorunda kalıyoruz ama şunu söyleyeyim, ben de halkımıza şu çağrıyı yapmak istiyorum: Evet, gerçekten evde kalmalıyız, gerçekten bu evde kalmak yaşamımızı korumak için hayati önemdedir. Bu çağrıyı...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) - Toparlıyorum Başkan.

BAŞKAN - Buyurun toparlayın.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) - Daha sağlıklı bir yaşam için evde kalmalıyız. Daha sağlıklı bir mücadele için; haksızlığa, hukuksuzluğa karşı mücadele için evde kalmalıyız. Çocuklarımızı, yakınlarımızı, temas ettiklerimizi korumak için evde kalmalıyız. Ayrıca, sadece evde oturarak, kapanarak değil; çalışarak, becerilerimizi geliştirerek, okuyarak, iletişimi güçlü tutarak, dayanışmayı büyüterek evde kalmalıyız çünkü bu iktidardan umut yok. Bize "Evde kal." diyor ama evde ne yiyeceğimizi hesaplamıyor, "Evde kal." diyor ama elektriğimizin olup olmadığını hesaplamıyor, "Evde kal." Diyor, çocukların nasıl eğitim göreceğine dair hâlâ bir tartışma almış başını gidiyor. Bu nedenle "Evde kal." çağrısının altını hep birlikte, vatandaşla birlikte, toplumla birlikte bizler dolduracağız diyorum.

Hepinize teşekkür ediyorum. (HDP sıralarından alkışlar)