| Konu: | 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferi'nin 105'inci yıl dönümüne, kamu yönetiminin kronik hastalığı olanlarla ilgili tedbir almasını doğru bulduklarına fakat TBMM'de ve bazı kurumlarda kronik hastalığı bulunan personelin rapor almaya zorlanmalarını üzüntüyle karşıladıklarına, Oturum Başkanı TBMM Başkan Vekili Nimetullah Erdoğmuş'tan konuyu Başkanlık Divanı olarak takip ederek açıklama yapmasını beklediklerine, coronavirüs nedeniyle hayatını kaybeden vatandaşa Allah'tan rahmet dilediğine, virüs salgınında en büyük risk grubunu oluşturanların sağlık çalışanları olduğuna, sağlıkçıların ortak talebi olan sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin önlenmesi yasa teklifinin Meclisten geçirilmesi gerektiğine, Fransa'nın Paris kentinden İstanbul Havalanı'na gelen ve karantinaya alınmak üzere otobüse bindirilen bir yolcunun kolluk kuvvetlerince otobüsten indirilerek özel bir arabaya bindirilmesine ilişkin sosyal medyaya yansıyan görüntülerin buz dağının görünen yüzü olduğuna, bu tip uygula |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 70 |
| Tarih: | 18.03.2020 |
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Bugün 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Çanakkale Şehitlerini Anma Günü, ülkemizin ve dünya tarihinin akışını değiştiren Çanakkale Zaferi'nin 105'inci yıl dönümü. Anadolu halkının, topuyla tüfeğiyle, kanıyla canıyla verdiği bu büyük mücadele, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün tarih sahnesine büyük bir askerî deha, çok güçlü bir devlet adamı olarak çıkışını müjdeleyen en önemli olaylardan, en önemli zaferlerden bir tanesi.
Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna giden süreçte bir dönüm noktası olarak değerlendirdiğimiz Çanakkale Zaferi, aynı zamanda Birinci Dünya Savaşı'nın seyrini değiştirerek tarihe "Çanakkale geçilmez." sözüyle yazılmış bir destan. Bu destanın ardından, Mustafa Kemal Atatürk'ün rehberliğinde, emperyalizme karşı kurtuluş mücadelesini başlatan ve bağımsız bir devlet kurmayı başarmış olan halkımız, tüm dünyanın ezilen mazlum ve mağdur halklarına örnek olmuştur. Bugün bir kez daha, tarihin akışını değiştiren Çanakkale Zaferi'nde Anadolu halkının verdiği onurlu mücadeleyi saygıyla hatırlıyor, 18 Mart Çanakkale Zaferi'nin 105'inci yıl dönümü ve Şehitleri Anma Günü'nde, vatan topraklarımızın kurtarılmasında canlarını feda eden şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.
Sayın Başkan, kronik hastalığı olanlarla ilgili, kamu yönetimi birtakım tedbirler aldı, doğru bulduğumuz bazı tedbirler. Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığının 13 Mart 2020 tarihli Genelgesi; hamilelerin, yasal süt iznini kullananların, engelli çalışanların, yönetici pozisyonundakiler hariç 60 yaş ve üzerinde olan personelin, Sağlık Bakanlığının belirlediği dezavantajlı grupların -ki bu gruplar bağışıklık sorunu olanlar, kanser hastaları, kronik solunum yolu hastaları, obezite, diyabet, kalp damar hastaları, organ nakli olanlar ve diğer kronik hastalıklar olarak tarif edildi- 16 Mart tarihinden itibaren on iki gün süreyle idari izinli sayılmasını öngörüyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun efendim.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bu genelgenin ardından bazı kurumlardan sorunlar bildiriliyordu. Türkiye Büyük Millet Meclisini de insanlar çözüm noktası, seslerini duyuracakları nokta olarak arıyorlar ama bugün biz Türkiye Büyük Millet Meclisinde de bu sorunun yaşandığını duyduk ve bunu kabul edilemez buluyoruz. Kronik hastalığı bulunan personelin çağrıldığı, tekrar rapor almaya zorlandıkları, bu sürenin yıllık izinden düşüleceği konusunda kendilerine birtakım doğru olmayan hatırlatmalar yapıldığı, hatta 2021 yılı izinlerinden mahsup edileceğine yönelik birtakım ifadelerin kullanıldığını üzüntüyle takip ettik. Sizin, bu konuyu Başkanlık Divanı olarak takip etmenizi, ilgili personeli bu konuda rahatlatacak bir açıklama yapmanızı ve bu haksız uygulamayı yapan personelin de uyarılmasını sağlayacağınızı ümit ediyorum Sayın Başkan.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Coronavirüs salgınını, bir yandan Dünya Sağlık Örgütünü bir yandan Sağlık Bakanlığını takip ederek yüreğimiz ağzımızda izlerken ilk kayıp haberi dün geldi ve hayatını kaybeden ilk vatandaşımız bir meslektaşım, meslek büyüğümüz. Kendisini buradan rahmetle anıyorum; hem bütün eczacılık camiasının, sağlık camiasının başı sağ olsun hem de ailesine bir kez daha buradan taziye dileklerimizi iletmek istiyorum.
Sayın Başkanım, bugün Dünya Sağlık Örgütünün, Genel Merkezimizde, sağlıkçı arkadaşlarımız ve Merkez Yönetim Kurulumuzla birlikte bir sunumunu izledik ve karşılıklı görüş alışverişinde bulunduk. Onlar da bütün dünyada olduğu gibi, Türkiye'de de en büyük risk grubu olarak sağlık çalışanlarını betimlediler. Bu konuda önlemlerin alınması gerekiyor ama şu da bir kesin ki hepimiz mağdur olacağız, en çok sağlıkçılar mağdur olacak.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Devam edin efendim.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Ümit ederiz ki sayı artmasın ama ölüm sayıları arttıkça öyle görünüyor ki en çok, burada, yine sağlıkçılar yer alacak. Bu konuda Meclisimiz çalışıyor. Dün yaptığımız bir çağrıyı tekrar etmek isteriz. Bütün sağlıkçıların ortak bir talebi vardı ve geçen pazar günü mitinglerini coronayla mücadele için iptal ettiler; bu hafta Meclise geleceklerdi, taleplerini haykıracaklardı. "Sağlıkta şiddet" diye kabul edilemez bir olguyu engellemek üzere, tüm sağlık çalışanlarının, 14 meslek örgütünün ortak talepleri var. Bunlar ilgili komisyonlarda bekliyor, bu konuda yasa teklifleri verildi, tüm partilerin sağlıkçı milletvekilleri tarafından. Meclisimizin açık olduğu bugünlerde, mutlaka, sağlık çalışanlarının bu beklentilerini cevaplayacak bir jesti, onlara duyduğumuz sevgiyi saygıyı, arkalarında durduğumuzu gösteren bu yasanın geçirilmesini bir kez daha buradan teklif ediyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun efendim.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkanım, ayrıca, birkaç konu birbiriyle bağlantılı olarak son derece rahatsızlık veriyor, farklı partilerden Grup Başkan Vekillerimiz de ifade ettiler. Özellikle, dün bir vatandaş tarafından kayda alınan görüntüde, Türk polisinin hukuksuz bir şekilde, kanunsuz bir emirle alet edildiği ve daha sonra birtakım haksız eleştirilere de uğradığı, bir imtiyaz sahibi kişinin bir şekilde karantina şartlarından alınıp karantinaya gitmeden önce ayrıcalıklı bir işleme tabi tutulduğunu gördük. Vatandaş bu videoyu çekti, bu video şunu gösteriyor maalesef: Buz dağının görünen yüzü bu. İçişleri Bakanını bu konuda bir kez daha uyarıyoruz. Bu tip uygulamaların olmaması, kamu personelinin, özellikle güvenlik güçlerimizin buna alet edilmemesi için gerekli tedbirlerin alınması lazım. Bu, ayrıca, vatandaşa "Ya, bize veriyorlar talkını, kendileri yutuyorlar salkımı." "Eğer paran varsa karantina yok." gibi karantina tedbirini işlevsiz gösteren çok tehlikeli bir noktaya bunu götürür.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Son söz diyemiyorum size Sayın Özel.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Ağzınızdan yel alsın diyeyim o zaman tekrar Sayın Başkan.
Sayın Başkanım, şunu söyleyeyim: Ayrıca, bugün bütün Türkiye'nin gözünü diktiği bir toplantı yapılıyor Çankaya Köşkü'nde. Şimdi, o toplantıya katılan bakanlar, İletişim Başkanı Fahrettin Altun, o toplantıyı izleyen gazeteciler ve Adalet ve Kalkınma Partisinin Genel Başkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan -karantina uygulanacak günler içindeler- Brüksel'den hep beraber yeni geldiler. Şimdi, vatandaşa on dört gün önemli. Ümit ediyorum, ümit ediyorum ki bu toplantıda, bu kişilerin birbirleriyle ve diğer kişilerle temas etmeyeceği camdan bölmeler falan bekliyorum ben, inşallah böyle bir şey vardır. Yoksa Brüksel'den gelip de bugün Çankaya'da insanları toplayıp da... Fahrettin Altun, bakanlar, Cumhurbaşkanı, Cumhurbaşkanlığını takip eden gazeteciler; onlara on dört gün kuralı yok, vatandaşa var. Bu, çökertir, her şeyi çökertir. Ümit ederim, farklı farklı odalarda farklı farklı kameralar, cam bölmeler, temas kesen tedbirler olur. Bunu, bu bilgileri ben alternatif kanallardan da ulaştırmaya çalıştım.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Allah hepimize bol bol konuşacak yarınlar nasip etsin Sayın Başkan.
Son sözüm de son yaklaşımımız da şu: Bir yandan, Burhan Kuzu, Zindaşti için "Ben telkin telefonu açtım, mağduriyetine inandım. Ben böyle şeyleri yaparım, çok yaptım." diyor. Kimlere yaptı Allah bilir ama buz dağının görünen yüzünde Zindaşti için verdiği ifade korkunç. Öbür tarafta -her yerden söylentiler geliyor, videoyla kaydedildi- ayrıcalıklı, VIP, CIP uygulaması yapılan ve karantina tedbirlerini çökertmeye çalışan uygulamalar ve bir yandan şu: Biz, rejime kasteden Anayasa değişikliğiyle ortaya çıkmış bir yapının bakanına -bugün tedbirleri yönetiyor- sonuna kadar sahip çıkıyoruz. Biz parti olarak AK PARTİ'li bir bakanın çektiği videoları milyonlarca kullanıcımızla paylaşıyoruz. Biz kategorik ayrışmayı reddediyoruz, diyoruz ki: Bu işte ayrılıkları, kutuplaşmaları aşmamız lazım, aşamazsak 83 milyonu koruyamayız. Bir taraftan, Türk Tabipleri Birliği gibi, bütün doktorların seçtiği temsilciler kategorik olarak itilip, onların önerileri reddedilip elleri havada bırakılıyor; bu olmaz. Biz Sağlık Bakanını itmiyorsak Sağlık Bakanı da sağlık meslek örgütlerinin seçilmiş yöneticilerini itmeyecekler, itilmeyecekler.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Son sözüm Sayın Başkanım.
BAŞKAN - Buyurun efendim.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Geçmişteki ayrılıkları alıp da ne eczacının temsilcisini ne doktorun temsilcisini ne diş hekiminin ne sağlık emekçilerinin ne hemşirelerin temsilcilerini -hepsi seçilmiş insanlar- bunları itmek kakmak olmaz. "Geçmişte şuraya imza atmıştı." Yahu, kardeşim, coronavirüsten konuşuyoruz, sen geçmişte nelere imza attın; biz şimdi diyoruz ki onları konuşma zamanı bu değil. O yüzden, kimse kimseyi itmesin, kimse kimseyi kakmasın, kategorik olarak ayrıştırmasın. Dünya görüşüne göre, ortaya koyduğu pozisyona göre değil, Çanakkale'de omuz omuza yatanların torunları bugün omuz omuza durmak zorunda. Kimse kimseyi kategorik olarak reddetmeye, efendim, Türk Tabipleri Birliği böyle bir soru soruyor, o soruyu cevaplamamaya, randevu vermemeye, eli havada bırakmaya... Ben duydum, diyorlar ki: "Bu krizi birlikte yönetelim." Bu teklifin geri çevrilmesi yarın büyük mesuliyet yaratır.
Hepimize sağlıklı günler, ülkemize de bu konuda bir daha ölüm haberi almayacağımız yarınlar diliyor, teşekkür ediyorum Başkanım.