GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:62
Tarih:27.02.2020

AHMET ÖNAL (Kırıkkale) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu Teklifi'nin 7'nci maddesi üzerinde verdiğimiz önergeyle ilgili parti grubum adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle başta hemşehrilerim olmak üzere, ekranları başında bizleri izleyen tüm vatandaşlarımızı ayrı ayrı selamlıyor, saygılar sunuyorum.

20'nci yüzyılda teknolojide meydana gelen çok hızlı gelişmelerin etkisiyle tüketiciye sunulan mal ve hizmetler tür ve kalite açısından önemli değişimlere uğramıştır. Piyasaya sürülen yeni ürünlerin kalite ve çeşitlerindeki çokluk, tüketicilerin fiyat ve kalite karşılaştırması yapmalarını zorlaştırmıştır. Sermayenin artması esasına dayanan bugünkü sistemde kâr ön plana geçmiş, tüketicinin korunması anlayışından vazgeçilmiştir. Ürünlerin sağlığa zararlı olması başta olmak üzere, dayanıklı olmaması ve isteklere cevap vermemesi gibi nedenler çeşitli şikâyetleri de beraberinde getirmiştir. Ayrıca, üreticilerin yine fazla kazanç uğruna taahhüt ettikleri garantileri yerine getirmemeleri, tüketicilerin memnuniyetsizliklerini artırmıştır. Satışların kolaylaştırılması ve artırılmasına en etkin yol olan reklam alanındaki değişmeler de tüketiciyi koruyucu tedbirlerin alınmasını gerektirmiştir. Abartılı ve gerçeği yansıtmayan ama çekici olan reklamlar tüketicinin yanılmasına neden olmaktadır. Gelişmiş teknolojilerin ortaya çıkardığı tüketim toplumunun mağduru yine tüketici olmuştur.

Toplum içinde güçlünün kendi hakkını en iyi koşullarda savunabileceği yadsınamaz bir gerçektir. Başka bir ifadeyle, güçlü kendi hakkını zaten korur ve alır; önemli olan, zayıf tarafın haklarının korunmasıdır. Tüketim suretiyle hayatlarını sürdürebilen tüketicinin satın aldığı ürün ve hizmetlerin ayıpsız ve güvenli olması için gerekli tedbirlerin alınmasını talep etme hakkı vardır.

Son yıllarda pazarlama tekniklerinde meydana gelen önemli değişiklikler ürünlerin tüketiciye ulaşmadan önce her geçen gün artan sayıda aracıdan geçmesine sebep olmuştur. Bunun yanı sıra, ürünlerin yapısının daha karmaşık hâle gelmesi, tüketicilerin zarara uğrama riskini artırmıştır.

Bununla birlikte, getirdiğiniz bu düzenlemenin 7'nci maddesinde imalatçıların yükümlülükleri düzenlenmiştir. İmalatçının teknik dosya tanzim edip bunu on yıl boyunca muhafaza edeceği, ürünün ilgili kurallara uygunluğunun seri üretim boyunca da sürdürülmesi için gerekli tedbirlerin alınacağı, ürünün açık adresinin ürünün üzerinde bulunması gerektiği belirtilmiştir. Bu düzenlemeleri olumlu bulmakla birlikte, düzenlemenin eksikliklerini de söylememiz gerekmektedir. Ürün güvenliği, her şeyden önce, insan sağlığı, can ve mal güvenliği, hayvan ve bitki sağlığı, çevre ve tüketicinin korunması açısından sahip olması gereken asgari güvenlik koşullarını sağlamalıdır. Bu bağlamda, güvenli ürün, normal kullanım koşullarında tüketici için risk taşımayan veya kabul edilebilir ölçüde risk taşıyan ürünü ifade etmektedir.

Kanun teklifinin Komisyon toplantılarında görüşmeleri yapılırken partimiz milletvekillerince önergelerle karekod uygulamasının ürünlere eklenmesi önerilmiştir. Bu sayede her işletmeci ve nihai kullanıcı karekoda tanıtacağı ürünün hangi işletmeden hangi tarihte teslim edildiğine, ürün üzerindeki olası denetim ve önlem sonuçlarına, ürün hakkındaki güncel bilgilere özet hâlinde erişebilecek, takip ve hak arama yolu hızlanacaktır. Ürünün üzerinde ya da etiketinde ithalatçının, imalatçının, dağıtıcının kayıtlı ticari isminin, unvanının, markasının, adresinin karekod yazılımıyla izlenmesi, bir önceki ya da sonraki işletmecinin tespitinde ürünün güvenliğinin herkes tarafından rahatlıkla takibini kolaylaştıracaktır. Karekod herkes tarafından okunabilecek; imalatçı, ithalatçı, dağıtıcının -bu teklifle olan- sınırlı bilgileri ürünün üzerinde gözükmeye devam edecektir. Bu bakımdan, karekod uygulaması ürünün üzerinde bulunan zorunlu bilgilere bir alternatif değil, onun tamamlayıcısı olacaktır. Ürün üzerindeki karekodu isteyen her kişi okutacak, tüm işletmeci taraflara, üstelik sırasıyla ulaşacaktır. Bu durumda kanun teklifinde, karekod uygulaması hakkında somut bir düzenleme yapılmaması hatalı ve eksiktir.

Bununla birlikte, kanun teklifinde, imalatçının muhtemel risklere karşı piyasada bulunan ürünlerden numune alarak test edebileceği ve inceleme yapabileceği belirtilmiştir. Peki, imalatçının gerekli laboratuvara ve teknik personele sahip olup olmadığı hangi kritere göre ve nasıl tespit edilecektir? Ayrıca, bu kanun teklifi konusunda tüketici örgütlerinin görüşleri alınmış mıdır? Tüketici örgütlerinin iradeleri bu kanun teklifine yansımış mıdır?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, toparlayın.

AHMET ÖNAL (Devamla) - Oysa ülkemizin de kabul ettiği evrensel tüketici haklarından olan "temsil edilme hakkı" gereği, tüketici örgütlerinin kendilerini ilgilendiren konularda bir yasal düzenleme yapılırken görüşlerinin alınması ve yasal düzenlemeye iradelerinin yansıması gerekmektedir. Ancak, kanun teklifi hazırlanırken -daha önce yaptığınız gibi- bir dayatma yapılmış, hiçbir kurum ve kuruluşun görüşü alınmamıştır. Sanırım bu durum ileri demokrasi anlayışınızın bir başka türüdür. Toplum sağlığını ilgilendiren en önemli konuların başında gelen Ürün Güvenliği Yasa Teklifi dahi hazırlanırken toplumsal uzlaşı ve mutabakat aranmamış olması hiç de şaşırtıcı değildir.

Bu duygu ve düşüncelerle, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına kanun teklifi üzerindeki görüş ve düşüncelerimizi sunar, tüm vatandaşlarımızın mübarek Regaip Kandili'ni bu vesileyle bir kez daha kutlar, Genel Kurulu saygılarımla selamlarım.

Teşekkürler. (CHP sıralarından alkışlar)