| Konu: | Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 56 |
| Tarih: | 13.02.2020 |
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Arkadaşlar, ders vereceğim size.
İBRAHİM YURDUNUSEVEN (Afyonkarahisar) - Sen önce kendi dersini al, kendi dersini!
BAŞKAN - Efendim, daha konuşmaya bile başlamadı hatip.
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Ülkenin geleceğiyle ilgili bir ders bu.
İBRAHİM YURDUNUSEVEN (Afyonkarahisar) - Dersini al sen önce bir, kendi dersini al!
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Başkanım, bir iki dakika rica edeceğim.
BAŞKAN - Yok, süreyi fazla uzatamam artık.
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Başkanım, ülkenin geleceğiyle ilgili.
ORHAN KIRCALI (Samsun) - Şov yapma ya!
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Şov yapmıyorum arkadaşım, hepsi kenevir, kenevir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Teklif 10 ayrı yasada değişiklik yapmaktadır, bu anlamda tamamen bir çorba yasadır. Anayasa'ya aykırı nitelikler taşımakta, sağlıklı ve planlı bir kentleşme anlayışını ortadan kaldırmaktadır. Teklif, belediyelerin yetkisini daraltan unsurlar barındırmaktadır. Bu ruhsatsız binaların yıkım maliyetinin belediyelerden tahsil edilmesi doğru değildir.
Anayasa Mahkemesi kararı aşılarak Van Gölü kıyısına Cumhurbaşkanlığı sarayı yapmak istemektesiniz. Esasında, AK PARTİ planında hem Kamu İhale Kanunu hem de İmar Yasası defalarca delik deşik edilmiştir. Yerel yönetimlerin yetkileri TOKİ'ye devredilmektedir. Şehrin altyapısı, silüeti bozulmuştur; dikey yapılaşmayla şehir yapısı bozulmuştur. Depreme karşı bina güçlendirmeleri yapılmamış, kaynaklar boşa harcanmıştır, toplanma alanlarıysa imara açılmıştır. Gelinen aşama vahimdir. Bu yüzdendir ki Cumhurbaşkanımız da "İhanet ettik." dedi. Nereye? İstanbul'a. Evet, bu ifadeyi kullanmıştı biliyorsunuz.
Özetle, sürekli çıkan imar barışıyla birlikte, aflarla beraber kentsel dönüşümler havada kalmıştır, imar rantı ise hızlı bir şekilde artmıştır. Kanal İstanbul Projesi Trakya için de ihanet olarak görülmekte olup İnşaat Mühendisleri Odası önemli uyarılarda bulunmaktadır. Sulak alanlar, tarım alanları, meralar, orman alanları ve kıyılar yapılaşmaya açılacağı için Trakya'nın bugünkü varlığını sürdüremeyeceği belirtilmektedir. Trakya'nın gözden çıkarılmasına izin vermeyeceğiz.
Bakın, Elâzığ depremi en önemli gündemlerimizden biri olmasına rağmen... Bakınız, İstanbul'da 99'dan bugüne hiçbir şey yapmadık, sadece başımızı kuma gömdük arkadaşlar. Gelin, depreme hazırlanalım, depreme hazırlıklı binalar yapalım. Bizim önceliğimizin Kanal İstanbul değil, depreme dayanıklı binalar olması gerekir.
Değerli milletvekilleri, depreme karşı güçlendirilmiş bina inşaatı önemlidir. Bu konuda sizlere önemli bir çalışmayı aktarmak istiyorum. Kenevirden üretilen tuğlalar ve malzemeler depreme karşı inanılmaz dayanıklılık gösteriyor. Binaları, kenevirli bazı sargılarla -işte gördüğünüz gibi- kolonları ketenle sıkıştırarak dayanıklı yapıyorsunuz, o kolonları tam 3 katı dayanıklı hâle getiriyorsunuz. "Nereden biliyorsunuz?" derseniz, işte, İstanbul Büyükşehir Belediyesi İSTON'un akredite laboratuvarındaki raporlardan arkadaşlar. Bu şekilde o hasarlı kolonları 3 kat güçlendirme imkânımız var.
Arkadaşlar, yine, bakınız, sadece, hasarlı kolona, kenevirden oluşmuş olan çuvalı veya bezi kimyasal epoksiyle o kolonların etrafına sararak o binayı güçlendireceğiz. Deprem anında içerideki insanların dışarı çıkmasını sağlayacağız.
Gülüyoruz ama Amerika bu çalışmayı yapıyor arkadaşlar. Bizden de yapan birileri var, merak etmeyin. ASAM Vakfı bu konuda çalışmalar yapıyor ama bizde hâlâ... 19 ilde kenevir ekilmesi için izin çıkardık, yetki verdik, Cumhurbaşkanımız da 9 Ocakta dedi ki: "Kenevir ekilmesini önemsiyorum." ama biz o günden bugüne kadar bir şey yapmadık, uyuyoruz arkadaşlar.
Değerli arkadaşlar, daha bir tane kayıtlı tohumumuz yok ama Fransa'ya bakarsanız, Fransa'nın yüzde 80'inde kenevir üretilmekte ve orada tohum da var. Türkiye'de maalesef tohum yok, sadece Samsun Vezirköprü'de yerel tohumlarla üretim yapılmaktadır ama bakınız, TİGEM ve Samsun'daki araştırma enstitüsüne yetki verilmiş, ne TİGEM ne de Samsun'daki araştırma enstitüsü o gün bugündür daha bir tane yerli tohum üretememiş.
Bizim, acil olarak, bir an evvel kenevirin ekilmesini ve tohumunu önemsememiz gerekiyor ama en önemlisi, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk 1930'da Atatürk Orman Çiftliklerinde, Silifke'de, Tarsus'ta, Yalova'da, Ankara'da, Lüleburgaz'da kenevir ektirmiş arkadaşlar. Evet, yıl 1930, yıl 2020; aradaki farka bakınız. İşte, ileri görüşlülük bu. Hem keten hem kenevir hem soya, Atatürk Orman Çiftliğinin kayıtlarında bunlar arkadaşlar.
ORHAN KIRCALI (Samsun) - Ne zaman yasaklanmış? Hangi dönemde yasaklanmış?
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Devamla) - Ne zaman yasaklandığına bakmaya değil...
Geliniz, bakınız, 2017 yılında kenevir üretimiyle ilgili hiçbir çalışma yok. Sadece az sayıda ilimizde bu çalışma yürütülüyor. Geldiğimiz noktada, kenevir sanayi dostu, çevreci ama anlayabilene. Sağlıkta kullanıyoruz, enerjide kullanıyoruz, kozmetikte kullanıyoruz, işte, 700 derece sıcaklığa dayanıklı beton tuğla yapmada kullanıyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Aygun, tamamlayın sözlerinizi.
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Devamla) - Ve gelelim, sadece çuvallarda değil, torbalarda değil; hani, bugünlerde modamız var ya, yapıyoruz, gurur duyacağız, otomobillerin kaportasını yapmak için de kullanabileceksiniz. Yine, en sağlam, en sert tahtayı yapmada da bu keneviri kullanıyorsunuz. Yani doğanın her yerinde kenevir var ama biz hâlâ daha kenevir tohumuyla ilgili hiçbir çalışma yapmıyoruz, uyuyoruz arkadaşlar. Belki gecenin bu saatinde sizi rahatsız etmiş olabilirim, kusura kalmayın ama Mustafa Kemal Atatürk'ün 1930'lardaki partisinde bugün siyaset yapan bir milletvekili olarak sizleri uyarmak benim görevim.
ORHAN KIRCALI (Samsun) - 1940'ta mı yasaklanmış?
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Devamla) - Gelin, hep beraber kenevir ekimini özendirelim; gelin, ülkenin geleceğindeki enerji sorununu ortadan kaldırmak için hep beraber yapalım. Üretim alanlarımızı yüzde 15 yapsak petrolde dışa bağımlı kalmayız arkadaşlar diyorum.
Bu saatte, diyorum ki: İnşallah, kenevir tohumu üretimi ülkemde artar. İnşallah, kenevirden oluşmuş olan bu blok tuğlaların ve kolonların yapılması için gerekli çalışmaları yaparız. İşte, şu kadarcık bir şeyle de bir vatandaşımızın canını kurtarırsak bizim için en büyük mutluluk bu olacak. Ama en önemlisi de ekonomiye vereceğimiz katkıdır, vereceğimiz çalışmadır diyorum.
Saygılar sunuyorum.
Teşekkür ederim Sayın Başkanım. (CHP sıralarından alkışlar)