| Konu: | Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 55 |
| Tarih: | 12.02.2020 |
ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Bu kanun teklifini kısaca özetlemek gerekirse, özetle merkezî idareyi güçlendiren ve -aslında biraz rövanşist bir tutumla- 24 Haziran seçimlerinin intikamı da olan bir girişim gibi gözükmektedir.
Değerli milletvekilleri, kanunlarla oynayarak, yetki gaspları yaparak bir hezimetten kurtulmanın mümkünatı yoktur. Değerli arkadaşlar, bakın, bu teklifle Cumhurbaşkanlığı Ahlat köşküne kanuni bir kılıf uyduruluyor. Ülkenin en tepesinde oturanlar eğer Anayasa'ya uymuyorsa -amiyane deyimle- Anayasa'yı takmıyorsa gerçekten problemli bir durum vardır.
Ne yapılıyor bu yasayla? Ne yapılıyor bu yasayla değerli arkadaşlar? Ahlat Köşkü düzenlemesiyle daha önce Anayasa Mahkemesinin iptal ettiği kararlar kanunla düzenleniyor değerli arkadaşlar.
Değerli arkadaşlar, şimdi, siz ne yapıyorsunuz? Daha önce Man Adası'nda paralara takla attırdığınız gibi, vatandaşa takla attıran bakanınız olduğu gibi, kanuna takla attırarak Ahlat Köşkü'ne yasal bir zemin oluşturuyorsunuz.
Değerli arkadaşlar, biz ne üzerine yemin ettik? Anayasa üzerine yemin ettik. Nasıl yemin ettik? Şerefimiz ve namusumuz üzerine yemin ettik. Anayasa'yı korumakla yükümlü olanların, Anayasa'yı delmek gibi bir iş yapması affedilemez bir tutumdur; bunu öncelikle söylemek istiyorum. Anayasa Mahkemesi üyelerinin üstelik tamamını siz atıyorsunuz ama o "Anayasa Mahkemesinin kararlarına uymuyoruz." diyorsunuz değerli arkadaşlar. Bizim temel görevimiz, Anayasa'yı korumak değil mi?
Şimdi, başka bir nokta var. Kızılay Başkanı "Burada vergi kaçırma yoktur, vergiden kaçınma vardır." diyor. Burada da ne var biliyor musunuz arkadaşlar? Anayasadan kaçınma var. Kızılay Başkanının deyimiyle "Anayasadan kaçınma var."; bunu söylemek isterim.
Eskiden insanlar sarayla ilgili, saraydan kız kaçırma hikâyeleri anlatırdı. Burada ne var biliyor musunuz? Kaçak saray var. (CHP sıralarından alkışlar) Eskiden saraydan kızlar kaçıyordu, burada kaçak saray var.
Değerli arkadaşlar, 24 Haziranı hatırlıyor musunuz? Hepinizin seçildiği seçim. Bu ne biliyor musunuz, bu? Sizin seçim bildirgeniz. Birçoğunuz okumuştur inşallah.
Şimdi, değerli arkadaşlar, diyor ya: "Karakolda doğru söyler, mahkemede şaşar." Burada birden çok sayfada, örneğin 161'inci sayfada diyorsunuz ki: "Yerel yönetimlere transfer edilen genel bütçeden payını artırdık." Bu kanunla bunu mu yapıyorsunuz?
GÖKAN ZEYBEK (İstanbul) - Hayır.
ÖZGÜR KARABAT (Devamla) - Hayır.
Burada diyorsunuz ki değerli arkadaşlar: "Yerel yönetimlerin öz gelirlerini artıracağız." Bakın, burada diyorsunuz. Bu kanunla bunu mu yapıyorsunuz? Hayır.
Değerli arkadaşlar, üstelik bunu yapmadığınız gibi belediyelerin gelirlerine de ortak oluyorsunuz. Burada ne diyorsunuz? "Kamu hizmetlerinin yerinden karşılanması temel ilkemiz." diyorsunuz. Peki, bu kanunla bunu mu yapıyorsunuz? Hayır, tam tersi, fiilî kayyumlar yaratıyorsunuz. Belediyelerin yetkilerini alarak kayyumları kalıcı hâle getiriyorsunuz, milletin iradesini yok sayıyorsunuz değerli arkadaşlar. Üstelik onu nasıl yapıyorsunuz biliyor musunuz? Bir Büyükşehrin en temel problemleriyle ilgili, Kanal İstanbul'la ilgili, oranın Belediye Başkanına "Otur yerine, sen işine bak." diyorsunuz. Sonra seçim beyannamesinde ne diyorsunuz? "Yerinden yönetmek temel ilkemizdir." diyorsunuz değerli arkadaşlar. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu değerli arkadaşlar. Hadi Anayasa'ya uymuyorsunuz, kendi sözünüze de uyun ya, daha dün söylediniz, dün. Taze arkadaşlar bu beyanname, buna bari uyun ya!
Değerli arkadaşlar, bu kanun geçerse neler olacak, neler olacak? Şimdi, kalıcı kayyumlar olacağını sizlere söyledim. Bu kanunla beraber değerli arkadaşlar, TOKİ ecrimisil istemeye, ecrimislin tahsiline ve taşınmazın tahliyesine ilişkin, Millî Emlak Genel Müdürlüğünün eliyle uygulamaya yetkili olacak. Hani merkezî idareye yetki vermiyordunuz? Yine burada değerli arkadaşlar, birçok konuda merkezî idareye yetki veriyorsunuz. Şunu söylemek isterim, Danıştay kararlarında "Belediyelere verilmiş haklar kanuni düzenlemelerle belediyelerden alınamaz." diyor. Siz ne yapıyorsunuz? Anayasa'nın 138'inci maddesine aykırı olarak bu kanunla belediyelerin yetkisini alıyorsunuz.
Değerli arkadaşlar, sözü çok uzatmaya gerek yok. Ben size bir şey söyleyeyim, bütün dünya corona virüsüyle ilgili çalkalanıyor. Bakın, siz siyasete tehlikeli bir virüs sokuyorsunuz. O da ne biliyor musunuz? "Sor ona" virüsü, "sor ona". Birisine sormadan edemiyorsunuz, birisine sormadan edemiyorsunuz değerli arkadaşlar, hep yukarıya soracaksınız. (CHP sıralarından alkışlar) Ya, bir de oy aldığınız, aha bu seçim bildirgesini anlattığınız vatandaşa sorun ya, böyle bir şey olur mu?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi Sayın Karabat.
ÖZGÜR KARABAT (Devamla) - Değerli arkadaşlar, son sözüm şudur: Ciddi işler yapıyoruz; siyaset, yasa, Anayasa. Bakın, bunların hepsi ciddi işler. Ama bizatihi, balığın baştan kokmaması lazım. Bugün Türkiye'nin en önemli sorununu konuşurken Sayın Cumhurbaşkanı "Yatak odanıza bakın." dedi. Yahu kardeşim, bu kadar gayriciddi bir şey olur mu? FETÖ meselesi yatak odasıyla anlatılır mı? Siz yatak odasından başka bir şey bilmiyor musunuz değerli arkadaşlar? Böyle bir şey olur mu?
Hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)