| Konu: | Van ili Bahçesaray ilçesinde önce seyir hâlindeki minibüsün daha sonra da arama çalışmalarına katılan kurtarma ekibinin üzerine çığ düşmesi sonucu hayatını kaybeden vatandaşlara Allah'tan rahmet dilediklerine, 5 Şubat Adnan Kahveci'nin ölümünün 27'nci yıl dönümü ile laikliğin kabulünün 83'üncü yıl dönümüne, laiklik ilkesinden uzaklaşmanın sonuçlarının 15 Temmuz darbe girişimine giden süreçte ağır biçimde yaşandığına, Gaziantep ili Islâhiye ilçesindeki çadır kentin kapatılmasıyla çalışanların yaşadığı mağduriyete ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 52 |
| Tarih: | 05.02.2020 |
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Van Bahçesaray'da meydana gelen çığ nedeniyle bir minibüsün çığ altında kalması sonucu 5 vatandaşımızın yaşamını yitirdiği haberini dün geç saatlerde öğrenmiş ve üzüntülerimizi ifade etmiştik. Çığ altında kalan 2 vatandaşımızı kurtarma çalışmaları da sürüyordu. Bu sırada ekipler arama kurtarma çalışması yaparken ikinci bir çığ faciası gerçekleşti ve 8 kişinin daha yaşamını kaybettiğini öğrenmiş bulunuyoruz. Çok sayıda vatandaşın da çığ altında olduğunu, rakamın da net olmadığını kaygıyla takip ediyoruz. Arama kurtarma çalışmasında bulunan ekiplere kolaylıklar diliyoruz; onları yeni facialardan Allah esirgesin diyoruz. Hayatını kaybedenlere rahmet, yakınlarına başsağlığı dilerken yaralı olarak kurtarılanların da sağlığını yakından takip ediyoruz ve kendilerine acil şifalar diliyoruz.
Sayın Başkan, 5 Şubat, Türkiye siyasetinin Anavatan Partili eski bakanlarından Adnan Kahveci'nin şüpheli bir trafik kazası sonucunda yaşamını yitirdiği bir gün olarak da tarihte yerini aldı. Kahveci ailesine, yakınlarına bir kez daha başsağlığı diliyoruz. Çalışkan, siyasi etiğe önem veren, siyaseti dürüstlük ilkesiyle yapan ve kaybı sadece partisi açısından değil, tüm siyaset tarihimiz açısından da önemli bir kayıp olarak nitelendirilen Adnan Kahveci'yi bir kez daha rahmetle anmak isteriz.
5 Şubat 1937'de laiklik ilkesi Anayasa'ya eklenerek Türkiye Cumhuriyeti devletinin temel niteliklerinden biri hâline gelmiştir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Laiklik ilkesi, sadece din ve vicdan özgürlüğünü değil, ifade ve düşünce özgürlüğünü de garanti altına almaktadır ve bu topraklarda barış içinde, bir arada, huzur içinde yaşayabilme idealinin temelini oluşturmaktadır. 37 yılında Anayasa'mıza dâhil edilen laiklik ilkesi, yıllar içinde farklı kesimler tarafından idrak edilememiş, belli çevreler tarafından siyaseten karşıt durmaları gereken bir kavrammış gibi kullanılmıştır. Ancak, yakın tarihimiz ve yanı başımızdaki coğrafya, laiklik ilkesine duyduğumuz ihtiyacın her geçen gün anlaşılmasına neden olan kötü anılarla doludur.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Ülkemiz, son olarak 15 Temmuz darbe girişimine giden süreçte, laiklik ilkesinden uzaklaşmanın sonuçlarını çok ağır biçimde yaşamıştır. Devlet kadrolarının liyakate göre değil, doğrudan siyasi otorite tarafından dinî bir gruba yakınlıkları gerekçe gösterilen bir gruba teslim edilmiş olmasının bedelini ülkemiz 251 yurttaşımızın şehit olduğu kanlı bir darbe girişimiyle ödemiştir.
Bizler, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, laiklik ilkesinden uzak duran siyasi kadroların dahi 15 Temmuz darbe girişiminin ardından sımsıkı sarıldığı bir ortamda laiklik ilkesinin önemini ısrarla anlatmaya; din, vicdan ve ifade özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılması için çaba göstermeye, bizi bir arada tutan cumhuriyetimizin kurucu değerlerini ödünsüz olarak savunmaya devam edeceğiz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun Sayın Özel.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, son olarak, dün Meclisteki makam odamda ağırladığım konukları ve onların ortaya koyduğu bir isyanı dile getirmek boynumun borcu. İslâhiye'de 2014'te bir çadır kent kurulur ve ilkokul, ortaokul, lise, üniversite mezunu toplam 654 kişi 20 bin kişilik bu İslâhiye çadır kentinde istihdam edilir. Bu çadır kent "Daha sonra tekrar buraya sığınmacılar gelecek." denilerek 31 Temmuz 2017 tarihinde onarıma, bakıma alınır ve çalışanlarının işlerine son verilir. Burada çalışan kişilerin hiçbirine kıdem ve ihbar tazminatları ödenmezken, burada, dönemin Gaziantep Milletvekili, AK PARTİ İlçe Başkanı, İslâhiye Belediye Başkanı ve İl AFAD Müdürü...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun Sayın Özel.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - ...bu kişilere "Altmış yetmiş gün içinde çadır kent tekrar faaliyete geçecek, sizler işinize döneceksiniz; sakın mahkemeye başvurmayın." demiş ve bu altmış günlük sürede işe iade davası açma imkânı kalmamıştır. Bu 654 kişi sıkıntılarını dile getirdiklerinde, 24 Haziran seçimleri öncesinde başta bugünkü Adalet Bakanı Abdulhamit Gül olmak üzere, genel seçimlerdeki dönemin İlçe Başkanı, İl Başkanı kendilerine sözler vermiş, ancak bu 654 kişi işe dönememiş ama daha sonra 138'i farklı yöntemlerle, birazdan ifade edeceğim şekilde, farklı yerlerde istihdam edilmiş; geriye kalan 516 kişi günlerce dertlerini dile getirdikleri hâlde derman bulamamıştır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun Sayın Özel.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - 31 Mart seçimlerinde, isteyen herkese ulaştırabileceğim ses kayıtlarıyla AK PARTİ'nin İl Başkanı, İlçe Başkanı, Abdulhamit Gül, milletvekili adayları, milletvekilleri, belediye başkan adayları "Size bir önceki seçimde mahcup olduk ama bu sefer bu sorunu çözeceğiz." demişler. Ben videolarını kendim izledim -geceleyin kahve konuşmaları, gündüz konuşmaları- her isteyene yollayabilirim.
Bu arkadaşlar bana oradaki 654 kişinin kaydını verdiler; isimleri, soy isimleri, T.C. numaraları var. Bir de bilgi verdiler, ben sormadım ama söylediler; tamamı bu göreve gelmek için AK PARTİ'ye üye olmuş. Hepsini sorgulayabilirsiniz; bunlar AK PARTİ üyesi yapılmışlar, Cumhurbaşkanının mitingine götürülmüşler, "Rabia" yapmışlar, tezahürat etmişler, oy vermişler ama...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
İSMET YILMAZ (Sivas) - Hepsi AK PARTİ'li.
BAŞKAN - Buyurun Sayın Özel.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - "Hepsi AK PARTİ'li." diye Sayın Bakanımız İsmet Yılmaz da teyit ediyor.
Şimdi "AK PARTİ'ye gittiğimizde de şu anda kapılar yüzümüze kapanıyor." diyorlar. Bir sayın milletvekili kovmaktan beter ediyor, "Yanlış anlaşılmış, size iş taahhüdümüz yok." diyor. Ben, tabii, sayın milletvekilini itham edemem; ismini de verdiler. Kişinin adı belli, telefonu belli; takdim ederiz, hemen ararlar. Bu, İslâhiye'deki 654 kişiden 138'i nasıl iş buldu dedik, "Onlar ikinci bir kez doğrudan torpil buldular. Biz sadece AK PARTİ üyesi olduk, işe alındık, atıldık." dediler.
En trajik tarafı şu Sayın Başkan: Bu kişilere, dava açmaları için avukat göstermişler. Avukat AK PARTİ'den İslâhiye Belediye Meclis üyesi seçilmiş. Başvurusu gününde yapılmadığı için birinci celsede mahkeme kaybedilmiş. Dünya kadar avukat parası çıkmış.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AHMET KAYA (Trabzon) - Tam Aziz Nesin'lik iş vallahi.
BAŞKAN - Buyurun Sayın Özel.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - "Şimdi bu avukat parasını da bizden istiyorlar. Dünya kadar avukat parası var. Biz gariban insanlarız." diyorlar.
Şimdi, bu konu: Avukat bir de Belediye Meclis üyesi seçilmiş, şimdi de avukat parası istiyor bunlardan. Bunların hepsinin listelerini isteyene vereceğim.
ALİ ŞEKER (İstanbul) - Jet Fadıl'ı geçmişler.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Vicdan sahibi AK PARTİ'li arkadaşlarımız bu kişileri arasınlar, bu kişilerin derdini sorsunlar. Ama dinledim ya, oy isterken "24 Haziranda söz verdik, mahcup olduk ama söz, 31 Martta verin oyu, biz bir daha sizi işe aldıracağız." diyor; yine aynı durum. İçlerinde AK PARTİ üyesi olmayan bir kişi yok, sorgulamak bedava. Vicdanlarınıza havale ediyorum.
Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)