| Konu: | İYİ PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 51 |
| Tarih: | 04.02.2020 |
HDP GRUBU ADINA MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; evet, İdlib meselesini konuşuyoruz, gerçekten çok önemli bir yerde duruyor ama üç dakikada ne kadarını anlatabilirim; çalışayım.
Şimdi, bu Mecliste çok sayıda, savaş tezkereleri üzerine konuşmalar yaptık ama sonuç nafile, savaş politikası tam hız devam ediyor. Savaş yüceltildi sürekli, "savaş" kavramı yasaklandı ve savaş karşıtları âdeta düşman olarak görüldü. "Fırat Kalkanı" denildi, "Zeytin Dalı" denildi, "Barış Pınarı Harekâtı" denildi, şimdi de İdlib temel gündem. Niçin? İktidarın bekası için aslında, başka bir sebebi yok. Zannediyor ki AKP iktidarı, Suriye'de söz sahibi olacak, Orta Doğu'nun hâkimi olacak ve Kürtlerin de orada, diğer halklarla birlikte kendi kendini yönetmesini engelleyecek.
Gerçekten, AKP'nin dış politikadaki konumu tam anlamıyla şu: Kristal mağazasındaki fil gibi; etrafını yıkıyor, döküyor, bunu bilmeyen hiç kimse yok. Ne yaptı? Yeni Osmanlıcılık "Osmanlının devamıyım..." Bu şekilde, 2011'den beri Suriye savaşından, maalesef, masada olmak için bir nemalanma çabası var ve 2011'den bu yana Suriye tam anlamıyla bir kan gölü. Suriyeli sığınmacılar şu anda Türkiye'de; içeride kendisine yandaş, dışarıda ise tehdit unsuru olarak sürekli dillerinden düşürmüyorlar. Avrupa Birliğinden aldıkları milyonlarca dolar da bunun cabası. Türkiye'nin Suriye konusundaki tutumunu eleştiren Batı'ya veriyor cevabı: "Sınırları açarsam görürsünüz." diye. Ondan sonra IŞİD'i, ÖSO'yu desteklemesi ve nelere sebep olduğunu söylemeye gerek yok. Çözüm konusunda süre çok kısıtlı olduğu için çözüme odaklanmak lazım. İdlib, terör örgütlerinin merkezidir. Şu anda büyük hâkimiyet HTŞ'de ve El Kaide'nin uzantısı olduğunu, IŞİD'le ilişkisini -istedikleri kadar allayıp pullasınlar- bunun aksini hiç kimse iddia edemez ve tabii ki savaştan kaçan milyonlarca insan da İdlib'de yer alıyor.
Suriye politikası kesinlikle Türkiye halklarının lehine değildir ve şu anda ölen askerler de tehditler de AKP iktidarının kendi politikasını dayatmasının neticesidir. Bu maceradan bir an önce vazgeçilmesi gerekiyor. Gerçekten, askerlerin derhâl geri çekilmesi gerekiyor. "Hiç gitmemeliydiler." yönünde görüşümüz biliniyor zaten.
Çeteleri desteklemekten Türkiye behemehâl vazgeçmelidir. Türkiye'nin IŞİD'le, El Kaide'yle, HTŞ'yle, diğer unsurlarla ilişkisini, dayanışmasını, ticaretini, zeytinleri bile pazarladığını sağır sultan bile duydu ama bu Mecliste söyleyince birileri cevap veriyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, toparlayın.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) - Çözüm ne peki? Suriye'yle ve diğer ülkelerle barış temelinde bir politikaya dönülmesi gerekiyor. Baştan uyardık biz aslında, dinlemediniz ama daha da geç olmadan, yanlıştan ne zaman dönülürse kârdır. Suriye'deki savaşın bitmesini sağlayalım ki 4 milyon mültecinin en azından bir bölümü evine dönmüş olsun. İç savaşta taraf olunmasın artık. HTŞ'nin IŞİD'den türediğini unutturamayacaklarını söylüyorum.
İslamcı örgütler üzerinden kurulan hayallere artık bir son verilsin. Şu anda Afrin'de hâlâ büyük hayaller devam ediyor. Afrin'in işgalinden sonra ilhak süreci başladı ve uluslararası dünyada Türkiye'nin Suriye'deki emellerini herkes yüksek sesle konuşurken Millet Meclisinde bizim de bunu yüksek sesle tartışmamız gerekiyor diyorum, teşekkür ediyorum. (HDP sıralarından alkışlar)