GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Suriye'nin İdlib kentinde rejim güçleri tarafından yapılan saldırı sonucu şehit düşen Halil Demir, Onur Şükrü Özler, Serkan Deprem, Uğur Katran, Gökhan Orhan, Kadir Yıldız, Uğur Kurt ve İsmail Akatay'a Allah'tan rahmet dilediklerine, Türkiye Şeker Kurumunun bünyesinde bulunan şeker fabrikalarında çalıştırmak üzere işçi alımı için 31 Aralık 2019 günü ilana çıktığına ancak 1990'dan beri şeker fabrikalarında geçici işçi olarak çalışanlara verilen kadro sözünün öncelikle yerine getirilmesi gerektiğine, Adli Tıp Kurumundan verilmiş "Hastanede tedavi edilmelidir, cezaevinde kalamaz" raporları Cumhurbaşkanının önünde dururken, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası almış olan Madımak katliamı faillerinden Ahmet Turan Kılıç'a affın uygulanmasının siyasi kayırmacılık olduğuna, Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu'nun "Kaç Suriyeli var, kaçına vatandaşlık verildi ve illere göre dağılımı nedir?" sorularına İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun verdiği cevaba, Avrasya Tüneli geçiş ücretlerine
Yasama Yılı:3
Birleşim:51
Tarih:04.02.2020

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Teşekkür ederim Sayın Başkan; size, tüm gruplara ve tüm milletvekillerimize iyi bir çalışma haftası diliyoruz.

Tabii, çok keyifsiz bir haftaya başladık. İdlib'de meydana gelen topçu ateşi sonucunda hayatını kaybeden 8 şehidimizi rahmetle anıyoruz. Halil Demir'i, Şükrü Özler'i, Serkan Deprem'i, Uğur Katran'ı, Gökhan Orhan'ı, Kadir Yıldız'ı, Uğur Kurt'u ve İsmail Akatay'ı Meclisimizin tutanakları altında bir kez daha buradan anıyoruz. Bu acı haberlerin son olmasını diliyoruz.

Gün öyle bir gün ki bu konuda, sadece Adalet ve Kalkınma Partisinin Suriye ve İdlib politikasını değil, özellikle oradaki gözetleme kulelerinde görev yapan askerlerimizin hayatıyla ilgili endişelerimizi, bu konuda alınması gereken askerî tedbirler ve diplomatik hamlelerle ilgili bundan altı ay önce kayda geçirdiğimiz ifadeleri bir kez daha hatırlatmakla yetiniyorum çünkü gün, bunun ötesinde bir şeyleri söylemeyi olanaklı kılmıyor ama bu konuları önümüzdeki günlerde enine boyuna düşünmek ve muhalefet partilerinden gelen eleştiri ve önerilerin ne kadar kıymetli olduğunu da bundan sonra karar alırken göz önünde bulundurmak gerektiğinin gün gibi ortada olduğunu kayda geçirmek istiyorum.

Sayın Başkan, Türkiye Şeker Kurumu, bünyesinde bulunan şeker fabrikalarında çalıştırmak üzere 1.500 işçi alımı için 31 Aralık 2019 günü ilana çıktı ve bu fabrikalarda kadroya işçi alımı süreci var.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Değerli milletvekilleri, 5620 sayılı Kanun'a göre, buralarda beş ay yirmi dokuz gün süreyle işçiler çalışıyordu biliyorsunuz ve hepimizin gayretleri sonucunda, daha sonra bu konuda yapılan bir düzenlemeyle, 2 Ocak 2020 tarihli 15 sayılı yazıyla bu sürenin dokuz ay yirmi dokuz güne çıkarılmasına olanak tanındı. Şimdi, şeker fabrikalarında on ay süreyle işçiler çalışıyor; bu işçiler, 1990'dan beri çalışıyor. Devletimizin bir geleneği var; bir yerde geçici işçi çalıştırıyorsanız, sonra oraya işçi alacaksanız, o geçici işçilere kadro verilir ama bu yöntem benimsenmiyor ve uzun süre, beş ay yirmi dokuz gün çalışan, şimdi dokuz ay yirmi gün dokuz çalışan bu işçiler, yıllardır emek verdikleri, yapmayı bildikleri bu iş dururken dışarıdan 1.500 işçi geliyor şeker fabrikalarına.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bu, hak değil; bu, adalet değil; bu, vicdanlı bir davranış değil. Bu arkadaşlarımızın mücadelesi, devletimizin geleneklerinde olduğu gibi, önceliğin kendilerine verilmesi yönündedir. Uzun süredir, bu iktidar bu işçilere kadro sözü verirken, bugün 1.500 kadrolu işçi alacakken bunları dışarıdan alıp bu işçileri kadroya almaması kabul edilebilir değil. Bu konuda Cumhuriyet Halk Partisi grubu olarak tüm grupları duyarlı olmaya, tüm milletvekillerini bu soruna sahip çıkmaya davet ediyoruz.

Değerli Başkan, Ahmet Turan Kılıç, Sivas'ta Madımak katliamının faillerinden 86 yaşındaki Ahmet Turan Kılıç, Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanının kendisine anayasal hak olarak tanınan ama pek cömertçe kullanmadığı bir yetkiden yararlanarak affedildi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Madımak'taki ateş hâlâ yüreklerimizde yanarken, Madımak'taki kurum bu ülkenin adaletinin üstünü karalamışken bugün gelinen noktada, bu kişinin evine gidenler ellerinden öptükleri fotoğrafları sosyal medyada paylaşarak acıları tazelemekte, yürekleri yakmakta ve maalesef verilen bu af kararının siyasi olduğu konusundaki tüm endişeleri haklı çıkarır bir tutum takınmaktadır.

Sayın Başkan, Cumhurbaşkanı bu af yetkisini kullanırken... Örneğin 2019 yılında 50 hasta tutuklu cezaevinde ölmüştür ve İnsan Hakları Derneği başta olmak üzere, 7 binin üzerinde başvuru yanıtsız bırakılmıştır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Adli Tıp Kurumundan verilmiş "Hastanede tedavi edilmelidir, cezaevinde kalamaz." raporları Cumhurbaşkanının önünde dururken, 50 kişi cezaevinde ölmüşken Sivas'ın katiline, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını almış olan kişiye bu affın uygulanması ve bu affın uygulandığı yerin herhangi bir suç değil, insanlığa karşı işlenmiş bir suç, bir katliam olduğu düşünülürse Cumhurbaşkanının verdiği karar, Adalet ve Kalkınma Partisinin verdiği karar siyasi kayırmacılık, orada hayatlarını kaybetmiş olanların hatıralarına saygısızlık, ailelerine ve onların acısını yüreklerinde hissedenlere karşı vicdansızlıktır Sayın Başkan; bunu kabul etmiyoruz.

Sayın Başkanım, sizden ve Meclis Başkanımızdan Meclisin itibarını korumanız konusunda defalarca talepte bulunduk.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Şahsınızın, Meclis Başkan Vekillerimizin bu konularda çabalarına şahit olduk, gerektiğinde hemen teşekkür ettik. Sayın Başkanım, elimde Bursa Milletvekilimiz, aynı zamanda, Divan Kâtibimiz Nurhayat Altaca Kayışoğlu'nun Süleyman Soylu'ya verdiği bir soru önergesi var. Sayın Başkan, soru önergesinde "Türkiye; Suriye, Irak, Afganistan, Pakistan gibi ülkelerden gelen göçler olduğu kadar Avrupa'dan tersine göçlerle de muhataptır." diyor ve sorularına başlıyor: "Birinci soru: Türkiye'de kaç sığınmacı var? Bunların kaçına vatandaşlık verildi?" Soru bu. "İki: Vatandaşlık verilen Suriyelilerin şehirlere göre dağılımı." Soru bu, rakam soruyor. "Üç: Vatandaşlık verilen yabancılar arasında..." Ülkelere göre soruyor, rakam soruyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - "Soru beş: Hangi illerde kaçı ikamet ediyor?" Sayın Başkan, süresi içinde yüzde 4 cevaplıyorlardı; eleştirdik, eleştirdik, 8,5'e kadar çıktılar. İyi örnek Ruhsar Pekcan yüzde 35'lerde, kötü örnek yüzde 1,5'larda bir sürü bakan var. Süleyman Soylu soruyu cevaplamış değerli milletvekilleri, cevabı okuyorum, bir satır: "5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu ile Türk Vatandaşlığı Kanunu Uygulamasına İlişkin Yönetmelik'e göre gerekli işlemler yapılmaktadır." Cevap bu. Bu cevap olur mu Sayın Başkan? Bu, bu Meclise saygısızlık değil mi? Bu milletvekilliğiyle alay etmek değil mi AK PARTİ'nin çok değerli milletvekilleri? (CHP sıralarından alkışlar)

Soru: "Kaç Suriyeli var, kaçına vatandaşlık verildi, illere göre dağılımı nedir?" Cevap: "İlgili kanuna göre işlem yapılmaktadır." Ve bunu şu kâğıt israfı, şu mürekkep israfı...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bunda tüyü bitmemiş yetimin hakkı var; ona verilen maaşta hepimizin, bu ülkede alın teriyle çalışan asgari ücretlinin hakkı var. Oturuyor, attığı imzaya bak, mürekkebe yazık, kâğıda yazık. Bu alaycılıktır, bu hepimize hakarettir, bu, Divana hakarettir, bu, Meclise hakarettir. Bunu kabul etmiyoruz Sayın Başkan, bu konuda Meclise sahip çıkılması gerektiğini, özellikle Meclis Başkanının bu konuda tutum takınması gerektiğini söylüyoruz. Bu rezalet. Bunu kabul etmemiz mümkün değil.

Son olarak da bu, parti devleti, devlet partisi, aile partisi... İllallah, illallah! Bu da parti devletinin göstergesi, soru muhalefetten gelince şu cevap, illallah! Avrasya Tüneli'ne zam; oran, yüzde 56; 36 lira 40 kuruş. Toplam gördüğü zam açıldığı günden bugüne yüzde 119.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Yap-işlet-devretle araç garantisi verilmiş, yılda 25,5 milyon araç; para değil, araç garantisi verilmiş. 1 Şubat 2019'da Avrasya Tüneli Twitter hesabından paylaşım "Yüzde 37 zam yaptık." "Bunlar bize seçim mi kaybettirecekler?" hep birlikte, AK PARTİ içinde panik "Sehven paylaştık." Çıkıp dediniz ki: "Yüzde 37 zam mı olur enflasyonun yüzde 12 olduğu yerde?" Seçim geçti, yapılan zammın oranı yüzde 37 de değil, yüzde 56. Aradakini de tazmin ediyor adam. Kim bu? Yap-işlet-devret. Peki, zam bu kadar ya, hani şöyle düşünmesin vatandaş: "Ya, geçmeyen kadarını devlet ödüyor. Devlet ödememek için zam..." O da değil arkadaşlar, devlet araç geçiş garantisi vermiş, araç geçişi. Yap-işlet-devretle: Bir, firmaya avanta; iki, milletin...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - İşçiye yüzde 3 veriyorsunuz, memura yüzde 4 veriyorsunuz, emekliyi enflasyona ezdiriyorsunuz. Firma yüzde 119 zam yapmış, bir kerede yüzde 56. Yerel seçimlerden önce "Yüzde 37 zam mı olur? Elbette sehven, yüzde 3,7'dir o." Ne olacak? İstanbul'u kaybetmeyeceksiniz. Seçim geçecek, yüzde 56 zamma kimse ses çıkarmıyor. Bu, vicdan değil; bu, insaf değil. Şirketi de bir partinin çıkarına, devleti de bir partinin çıkarına, hepimizin menfaatini de yandaşların çıkarına kurban ediyorsunuz. Kabul edilemez.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)