GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Hakkâri ili Çukurca bölgesinde atış eğitimi esnasında meydana gelen kazada şehit olan Piyade Sözleşmeli Er Tolga Kaplan ile Piyade Sözleşmeli Er Sait Miyanyedi'ye Allah'tan rahmet dilediğine, "evrensel" gazetesinin Basın İlan Kurumunun ilan ve reklam kesme cezasına yaptığı itiraza, vefat eden Meclis fotoğrafçısı Orhan Aydemir'e Allah'tan rahmet dilediklerine ve Orhan Aydemir'in fotoğrafının milletvekillerinin vefatında olduğu gibi Genel Kurul salonuna konulmasının Meclise uygun bir davranış olacağına, Anayasa Mahkemesinin Soma maden faciasının protestosu sırasında polis müdahalesi sonucu yaralanan Sıla Koç, Betül Öztürk Gülhan'ın başvurusuna ihlal kararı vermesinin ibret verici olduğuna, Varlık Fonunun Sayıştay denetimine tabi tutulmadığı gibi Varlık Fonu denetim raporunun Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülmediğine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:3
Birleşim:44
Tarih:16.01.2020

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Hakkâri Çukurca'da 15 Ocak 2020 tarihinde atış eğitimi esnasında meydana gelen kazada Piyade Sözleşmeli Erlerimiz Tolga Kaplan ve Sait Miyanyedi'nin şehit olduğunu, 2 Silahlı Kuvvetler personelinin de yaralandığını büyük bir üzüntüyle öğrendik. Şehitlerimize Allah'tan rahmet, gazilerimize de acil şifalar diliyoruz.

Sayın Başkan, bugün, Evrensel gazetesinin, Basın İlan Kurumunun ilan ve reklam kesme cezasına yaptığı itiraz reddedildi ancak bu reddediliş sırasında akılalmaz açıklamalar okuduk. Evrensel gazetesine yapılan okur dayanışması cezalandırılıyor. Diyorlar ki: "Biz takip ettik, Evrensel gazetesini 3 tane alan, 4 tane alan yani okuyacağından fazla gazete alıp başka yerlere götürenler var." Oysaki insanlar bu gazeteyi ayakta tutmaya çalışıyorlar. Böyle bir şeye merak salanlara şunu söyleyebiliriz: Evrensel'in resmî tirajı, gerçek tirajı ortada ama sırf tirajını 100 binin üzerine çıkarıp Basın İlan Kurumundan daha fazla ilan almak için kendi holdinginin şirketlerine gazete satın aldıranları bütün Türkiye, bütün basın camiası biliyor, bunu en iyi de Basın İlan Kurumu biliyor. O konuda hiçbir şey yapmayanlar, filanca holdingin 10 bin tane gazete almasına, hem de her gün almasına ses çıkarmayanlar... Birisi, bir emekli öğretmen 3 tane Evrensel almış, 1'ini kahveye, 1'ini berbere bırakmış, 1'ini evine götürmüş; efendim, bu suçmuş, ilan kesilmeliymiş. Ya, bu kadar vicdansızlığa, artık elde edilen kamu gücünün bu kadar orantısız olarak, muhalif sesleri kesmek için kullanılmasına Adalet ve Kalkınma Partisi nasıl tevessül ediyor ve bu partiye gönül verenler veya milletvekilleri nasıl bunu yapan bürokratlara sessiz kalıyorlar?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Şu İletişim Başkanlığı her akşam yandaş gazetelerin "Biraz daha büyüt, biraz daha büyüt manşetini." diye, muhalefete hakaret dolu manşetlerini görüp, onay verip basıma sokarken bu Basın İlan Kurumunun bu yaptıklarına daha ne kadar sessiz kalacaksınız, bu konuda AKP'den hiç mi tepki yükselmeyecek, gerçekten merak ediyoruz.

Sayın Başkan, bugün çok üzücü bir haber aldık. Orhan Aydemir, bu Meclis Genel Kurulunun emekçisi, otuz beş sene bu Mecliste fotoğraf çekti. Benim şahsen Mecliste tanıdığım ilk personeldi çünkü geldik, bir fotoğraf çektirmek lazımdı, indik, güler yüzlü, son derece nazik, işini çok önemseyen Orhan ağabeyimiz ilk fotoğrafımı 2011 seçimlerinden sonra çekti, onun çektiği fotoğraf da hâlen daha albümlerde, kimliklerde kullanılıyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Hepimizde emeği var. Parti ayrımı yapmaksızın hepimize güler yüzle hizmet etti, buralarda koşturdu. Dönemin Başbakanının, şimdiki Cumhurbaşkanının fotoğraflarını -o zaman Cumhurbaşkanı fotoğrafçıları gelip görev yapmıyordu, Genel Kurula bir tek Orhan ağabey girebiliyordu- bütün partilerin genel başkanlarının, grupların fotoğraflarını çekti. Kanserle boğuşuyordu, sağlığını takip ediyorduk, maalesef, bugün yaşamını yitirdi. Kendisini bir kez daha minnetle, rahmetle anıyoruz.

Gruplardan bir kişinin vefatı durumunda fotoğrafını -büyük ihtimalle de onun çektiği fotoğrafı- buralara koyuyoruz. Takdir sizde olmak üzere, bugün, Genel Kurulda, sizin takdir edeceğiniz bir yere kendisinin fotoğrafını -bir milletvekilinin hayatını kaybettiğinde yaptığımız gibi- koyabilirsek bence Meclisimize çok uygun bir davranış olmuş olur Sayın Başkan. Bunu da Başkanlık Divanının takdirine arz ediyorum.

Bugün bir Anayasa mahkemesi kararı var, gerçekten ibret verici bir karar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Anayasa Mahkemesi bu kararda -Soma'daki 301 madencinin ölümünü protesto etmek isterken Sıla Koç, Betül Öztürk Gülhan'ın yüzlerine biber gazı sıkıldı- "Bu yapılan müdahaleyle hem insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının maddi ve usul boyutunun hem de toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine hükmediyoruz." diyor. Koç ve Gülhan'a yirmişer bin lira manevi tazminat ödenmesine hükmediyor. Umarım, artık, polisin barışçıl gösterilere müdahale etmekten uzak duracağı, bizzat İçişleri Bakanının kanunsuz emirlerinin tatbik edilmeyeceği ya da bu emirlerin verilmeyeceği, insanların temel hak ve özgürlüklerini kullanabileceği günlerin gelmesi noktasında bu kararın ön açıcı, kolaylaştırıcı, çabuklaştırıcı olmasını ümit ediyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Soma'ya, cumhuriyet tarihinin en büyük iş cinayetine yönelik bu kararın ardından bir kez daha hatırlatmak istiyoruz ki bu tip gösteriler anayasal haktır, bu gösterilere müdahale hukuksuzdur, orantısız güç ve biber gazı da vicdansızlıktır. "Emri ben verdim." diyen İçişleri Bakanının yaptığı da kanuna aykırı emirdir, uygulanmaması gereken emirdir. Süleyman Soylu'nun bu konularda son günlerdeki tavırlarına karşı da Anayasa Mahkemesinin bu kararı yön gösterici, menedici ve ibret verici niteliktedir.

Sayın Başkan, son olarak, önemli bir tartışma yürüttük geçmişte. Varlık Fonu kuruldu ve kurulan Varlık Fonuna, bu ülkenin çok önemli değerleri, Türk Hava Yollarından TÜRK TELEKOM'a, Ziraat Bankasından Halk Bankasına, Türkiye Petrolleri, BOTAŞ, PTT, TÜRKSAT...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - ...Borsa İstanbul, Millî Piyango, Devlet Demiryolları, Denizcilik İşletmeleri, Eti Maden, Kayseri Şeker, ÇAYKUR, Türkiye Jokey Kulübü ve Antalya, Aydın, İstanbul, Isparta, İzmir, Kayseri, Muğla'da hazineye ait bütün taşınmazlar devredildi. Sonra da Varlık Fonu, Sayıştay denetimine tabi tutulmadı. Biz dedik ki: Bu yanlış, Sayıştay denetimi olmalı. Dediler ki: "6741 sayılı Kanun'un 6'ncı maddesine göre denetlenecek." Yani Cumhurbaşkanının başında olduğu Varlık Fonu, çıkarılan kanunun 6'ncı maddesine göre, kendince bir denetime tabi tutulacak.

Recep Özel, hadi hukuka saygısızsın, bari Parlamentoya biraz saygın olsun. Birazcık...

RECEP ÖZEL (Isparta) - Ne yaptım ben sana ya?

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Ya sürekli konuşuyorsun!

RECEP ÖZEL (Isparta) - Ne yaptım ben sana? Kendi aramızda bir şeyler söyledim.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - İnsicamımızı bozuyorsun ya! Gözünü seveyim ya!

RECEP ÖZEL (Isparta) - Uyarırsın yani! Seni dinlemek zorunda değilim ki ben! Hayırdır?

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bülent Turan her seferinde dönüp bizim arkadaşlarımızı uyarır burada.

RECEP ÖZEL (Isparta) - Bir şey değil ki, biz bir şey paylaşmıyoruz ki! Biz bir şey yapmadık ki efendim!

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Böyle bir şey olmaz Sayın Başkan.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Özel.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) - Daha nazik uyarabilirsiniz, Özgür Bey ya!

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Ya sen, Sayın Turan, her seferinde dönüp bizim gruba ağır ağır laflar ediyorsun, biz de diyoruz ki: "Susun arkadaşlar, Grup Başkan Vekili konuşuyor."

BÜLENT TURAN (Çanakkale) - Sana bağırsa müdahale ederim.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Ya gözünüzü seveyim, yapmayın ya!

BÜLENT TURAN (Çanakkale) - Daha sakin ol, daha günün başındayız. Bir şey yok.

BAŞKAN - Sayın Özel, siz sözlerinizi tamamlayın.

RECEP ÖZEL (Isparta) - Biz kendi aramızda bir şey konuştuk.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Recep Özel, kendi aranızda bir şey konuşacaksanız, gidip orada konuşacaksın, burada konuşmayacaksın!

RECEP ÖZEL (Isparta) - Biz kendi aramızda konuşuyoruz, sana ne kardeşim ya! Sana ne kardeşim! Sana ne!

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bana ne olur mu ya, ben konuşuyorum!

RECEP ÖZEL (Isparta) - Sana ne tabii!

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Haddini bil!

RECEP ÖZEL (Isparta) - Sen de haddini bil!

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Haddini bil!

RECEP ÖZEL (Isparta) - Sen de haddini bil, şov yapma burada!

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Ya, ne şovu ya!

RECEP ÖZEL (Isparta) - Şovmensin sen ya, tam bir şovmensin sen!

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Konuşturmuyorsun, konuşturmuyorsun sen! Git ya buradan! Bak, dışarıda konuş; gel, görevini burada yap.

RECEP ÖZEL (Isparta) - Sana ne kardeşim ya!

ATİLA SERTEL (İzmir) - Bak, o zaman, hiç konuşturmayız ha!

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Biz de Bülent Turan'ı konuşturmayız o zaman, öyle şey mi olur! Saygılı ol biraz!