GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: 15 Ocak Kıbrıs Türklerinin millî mücadele kahramanı Doktor Fazıl Küçük'ü vefatının 36'ncı yıl dönümünde rahmetle andıklarına, 15 Ocak büyük şair Nazım Hikmet'in doğumunun 118'inci yıl dönümüne, Anayasa Mahkemesi gerekçeli kararını açıklamasına rağmen Wikipedia'ya erişim engelinin devam ettiğine, 5 Ocakta kaldığı yurttan çıktıktan sonra haber alınamayan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2'nci sınıf öğrencisi Gülistan Doku'yla ilgili sağlıklı bir açıklama yapılmadığına ve Meclis Başkan Vekili Süreyya Sadi Bilgiç'in inisiyatif alarak Meclisi konuyla ilgili bilgilendirmesi gerektiğine, 2018 KPSS sınavında başarılı oldukları hâlde hâlâ atanamayan sağlıkçıların mağduriyetinin giderilmesi gerektiğine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:3
Birleşim:43
Tarih:15.01.2020

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Dün rahmetli Rauf Denktaş'ı anmıştık, bugün de Kıbrıs mücadelesinin ilk liderlerinden birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti'nde uzun yıllar Cumhurbaşkanı Yardımcılığı görevini yapmış Doktor Fazıl Küçük'ü ölümünün 36'ncı yılında rahmetle ve minnetle anıyoruz. Bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti varsa, Kıbrıs Adası'nda soydaşlarımız can ve mal güvenliği içinde yaşayabiliyorlarsa bu Fazıl Küçük'ün ve arkadaşlarının mücadelesi sayesindedir. Hatıraları önünde bir kez daha saygıyla eğiliyoruz.

Bugün, aynı zamanda, büyük usta Nazım Hikmet'in 118'inci doğum yıl dönümü. Eserlerinde Türkçenin en özgün ve en güzel örneklerini vermiş büyük şair Nazım Hikmet, ne yazık ki siyasi görüşü nedeniyle vatanına hasret yaşadığı uzun yıllar geçirdi ve Nazım Hikmet'i biz Kuvayı Milliye Destanı'nda, zincirlerinden başka kaybedecek şeyleri olmayan Anadolu halkının o büyük mücadelesini en güzel biçimde anlatan bir usta olarak hatırlıyoruz ve kendisini şu dizelerle anmak isteriz: "Yaşamak şakaya gelmez,/ büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın/ Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,/ yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,/ hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,/ ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,/ yaşamak yani ağır bastığından."

Bugün Anayasa Mahkemesinin beklenen gerekçeli kararı açıklandı. Anayasa Mahkemesi Vikipedi'ye erişim engelinin bir hak ihlali olduğunun gerekçeli kararını Resmî Gazete'de yayınlayarak ilanen tebliğ etti bütün Türkiye'ye. Ancak hâlen daha erişim engeli sürüyor ve erişim engelini yapan kurum "Bize tebligat ulaşmadı." diyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - BTK "Tebligat, karar bize ulaştıktan sonra uygulayacağız." diyor. Resmî Gazete'de yayınlanma, tüm kurum, kuruluş, özel, tüzel kişilikler için ilanen tebligattır. Bu vakitten sonra arıza çıkarmak, bu hukuksuzluğun ve hak ihlalinin bilerek, kasten ve talimatla yapıldığının, Anayasa Mahkemesinin dışında başka bir merciden talimat beklendiğinin itirafı niteliğindedir. Bu ayıbın daha fazla sürdürülmemesini ve erişim engelinin bir an önce kaldırılmasını bekliyoruz.

Sayın Başkan, üniversite öğrencisi Gülistan Doku 5 Ocak Pazar günü, Tunceli'de kaldığı Kredi Kurtlar Kurumu yurdundan ayrıldı ve oraya geri dönmedi. Telefon eden yurt arkadaşları İl Emniyet Müdürlüğüne bildirdiler, ailesine bildirdiler. 6 Ocakta Emniyet Müdürlüğüne kayıp başvurusunda bulunuldu ve bu noktaya kadar da sağlıklı herhangi bir açıklama yok. Sadece 11.29'da bir minibüse bindiği ve -MOBESE kameralarından- inmediği anlaşılıyor; MOBESE'nin olmadığı tek durakta indiği varsayılıyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bir polisin üvey oğlu Rus asıllı Zaynal Abarakov tarafından dövülerek bir minibüse koyulduğu da iddialar arasında. Bu konuda dün de Mecliste çağrılar oldu. Biz çağrı yapıyoruz, arkadaşları yalvarıyor, ailesi bekliyor ancak maalesef bu konuda tatminkâr bir açıklama yok. Eskiden olsa şurada bir bakan oturuyor olacaktı, biz de o bakana diyecektik ki "Ne oldu evladımız Gülistan Doku'ya, bir şey söyleyin." O böyle yapacaktı, cep telefonunu açacaktı, ilgili bakanı arayacaktı, siz sıkıştıracaktınız, dönüp diyecekti ki "İlgili bakan arkadaşımla görüştüm, birazdan bilgi gelecek, yüce Meclisi bilgilendireceğim." ama milletin bakanlarının yerinde yeller esiyor, sarayın bakanlarının da hiçbir şey umurunda değil.

Sayın Başkan, inisiyatif almanızı ve bu konuda Meclisin ivedi olarak bilgilendirilmesi noktasında gerekli tutumu takınmanızı sizden özellikle bekliyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, bir diğer önemli konu ise 2018 KPSS sınavına giren sağlıkçıların feryadıyla ilgili. Büyük emeklerle sınava girdiler, yüksek puanlar aldılar ama henüz atanmadılar. Sebebi ne? 2018'de 24 Haziran baskın seçimi yapılırken onların oylarına ihtiyaç duyan birileri öne çekti, seçimüstü vaatlerde bulundu ve dedi ki: "29 bin kişi istihdam edilecek." Bunlardan sadece 12 binini yaptı, 17 bini kalmıştı. 17 bininin de yarısını geçtiğimiz aralık ayında aldılar -ta 2018 seçim malzemesi bu- ve kalan 8 binin üzerinde sağlıkçı bekliyor. Anlaşılan o ki 2020 yılını da bununla geçirerek gençlerin sınavlarda elde ettiği bu yüksek puanları birileri yakacak.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - 620 bin sağlıkçı da 29 bin atama da çok az, şu anda ellerinde kalan 8 bin de çok az.

"Seçim yılı değil diye unutulduk." diyorlar. "85 puan aldık. Biz, bunu, birileri soruları çalıp da bize verdi diye değil, anamızın ak sütü gibi helal, alnımızın teriyle, dirsek çürüterek, gözümüzün nurunu akıtarak aldık." diyorlar. "Bu hakkımızı elimizden almaya kimsenin hakkı yok. Seçim malzemesi yapıp da sağlıkçılardan oy isteyip sonra onları unutmak, 2020 yılında 8 bin atamaya mahkûm etmek doğru değil." diyorlar.

Biz de buradan meslektaşlarımızın sesi oluyoruz. Sağlıkçılar çok fazla sayıda atamayı hak ediyorlar. Bütün sağlıkçılar, KPSS'de yüksek not almış bu arkadaşlar mağdur edilmemeli, bir an önce atamaları yapılmalıdır diyoruz.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.