| Konu: | 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi ile 2018 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin Maddeleri münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 38 |
| Tarih: | 19.12.2019 |
CHP GRUBU ADINA ERDOĞAN TOPRAK (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle hepinizi saygıyla selamlarım.
Bütçeler çok önemlidir, bütçelerde Türkiye'nin gerçeklerini konuşuruz. Ama burada iktidar partisi temsilcileri öyle konuşmalar yaptılar ki sanki, kendilerinden önce her şey çok kötüymüş; yol yok, elektrik yok, enerji yok, kriz devralmışlar ve Türkiye batma noktasındaymış; ondan dolayı iktidara gelmişler, büyük başarıları var diye bu kürsüden söylediler. Ben de 2002 ile 2019 arasında bir tespit yaparak konuya girmek istiyorum.
Değerli arkadaşlarım, sizin o "Kriz var." dediğiniz dönemde, 2002'de devraldığınızda büyüme hızı 6,2; bugün 0,9. Sizin 2002'de o "Enkaz devraldık." edebiyatından çıkardığınız, Hükûmetten devraldığınız işsizlik rakamı 10,8; bugün 13,8. 2002'de devraldığınız iktidarda kamu, özel, tüm sektörlerdeki borç 220 milyar dolar. Ama o "Hiç dikili ağacı yok." deyip devraldığınız iktidarın PETKİM'ini sattınız, POAŞ'ını sattınız, Turkcell'ini sattınız, TELEKOM'unu sattınız, oradan 70 milyar dolarlık bir kaynak elde ettiniz. 220 milyar dolardan 70 milyar doları çıkarırsak, olması gereken borç 150 milyar dolar. Peki, bugün ne kadar? Bugün 566 milyar dolar. Yani bu mudur sizin başarınız? 2002'de devraldığınız Türkiye G20 ülkesiydi arkadaşlar, bir gecekondu ülkesi değildi. G20'de 17'nci sıradaki bir ülkeyi devraldınız, bugün nerede? 20'nci sırada. Yani bir tık daha gitse Türkiye'yi G20'den çıkaracaksınız. Onun için bazı tespitleri doğru yapalım.
Ekonomi kırılgan bir noktaya geldi, ekonomide kriz var. Bu krizin sebebi bu ülkenin esnafı değil, bu krizin sebebi bu ülkenin iş adamı değil; bu ülkeyi yöneten iktidarın yanlış dış politikası ve ekonomi politikasıdır. Bunun altını çizelim arkadaşlar. (CHP sıralarından alkışlar) Yani Türkiye'deki iş adamları mı kalkıp "Maceracı Suriye dış politikasına girelim, tüm hazinemizi orada harcayalım." dediler? Hayır. "Ekonomide kriz yok." diyorsanız eğer, 5 tane üst üste paket açıkladınız arkadaşlar, hangi paket sizin açtığınız bu gediğin yarasını doldurabildi? Hani o paketlerle 2,5 milyon kişiye istihdam sağlayacaktınız. Sağlayabildiniz mi? Hayır. İşsizlik nerede? 8 milyona dayanmış. Resmî rakamlara göre yani sizin oynadığınız TÜİK rakamlarına göre, Eylül 2018'de resmî işsizlik rakamı 3 milyon 749 bin -sizin rakamlarınız- Eylül 2019'da 4 milyon 566 bin. Kaç kişi artmış? 817 bin kişiyi bir yılda siz işsizliğe mahkûm etmişsiniz. Yani sizin çıkardığınız o paketler hiçbir halta yaramamış, kusura bakmayın. (CHP sıralarından alkışlar)
Değerli arkadaşlarım, hep şunu söylüyorsunuz: "Dikili ağacınız var mı, dikili ağacınız var mı?" Ya, o 70 milyar dolarlık o kadar sanayiyi kim yaptı Allah aşkına? Peki, ben size bir şey söyleyeyim. Bu on yedi yıllık iktidarda biz AK PARTİ iktidarını neyle anmalıyız, hangi eseriniz var? 1 milyar dolarlık öncü bir yatırım, KOBİ'leri hayata geçirecek bir yabancı sermaye bu ülkeye geldi mi değerli arkadaşlarım? En son Ford OTOSAN fabrikasıdır, ondan sonra bu ülkeye böyle bir yatırım gelmedi, yatırım gelmeyince de işsizlik arttı; işsizlik artınca da Türkiye buraya geldi ve Türkiye, adım adım sıkıntılı bir yere doğru gidiyor.
Bütçelerimiz günden güne sıkıntılı hâle geldi. Ekonomide gayrisafi millî hasıla bakın nerelere gidiyor, biliyor musunuz arkadaşlar? 2013'te 950 bin, 2014'te düşüyor 935 bin, 2015'te 862 bin, 2016'da en son 789 bine gelmiş gayrisafi millî hasıla. Giderler ne kadar? 1 trilyon 100 milyon. Peki arkadaşlar, gelirleriniz düşüyor, giderleriniz artıyorsa kaynağı nereden buluyorsunuz? Kaynağı bulamıyorsunuz. Bugünkü bütçeye baktığınızda, aslında "85 milyar dolar bütçe açığımız var." diyorsunuz. Gerçek bu mu? Hayır. Bütçe açığınız 200 milyar dolara dayandı. Nereden mi biliyoruz?
Değerli arkadaşlarım, bakın, Merkez Bankası kârını 38 milyar 2019 bütçesine aktardınız. Aktardınız mı? Aktardınız. İhtiyat akçesi 40 milyarı aktardınız mı? Onu da aktardınız. İmar barışı ve bedelli askerlikten 19 milyar aktardınız mı? Aktardınız. Toplam ne kadar? 97 milyar, son aylar da içinde yok. Toplam 197 milyar bütçe açığınız var. Felakete gidiyoruz arkadaşlar, sıkıntılı bir yere doğru gidiyoruz. Önlem almamız lazım. Bugünkü bu iktidar ya bu yönetim anlayışını değiştirecek ya politikalarını değiştirecek ya da kendileri değişecekler. Çünkü Türkiye'nin, 82 milyonun kaderini bir partinin kendisi iktidarda kalacak diye feda edemeyiz. Gerçek budur. 2014'ten sonra, Allah aşkına, Cumhurbaşkanlığı başkanlık sistemine geçtiniz, hangi rakamda bir iyileşme var? Bana bir tek rakam söyleyin. Şurada rakamlar var, saymayacağım, bir tanesinde iyileşme gösterin bana, ben gelip bu kürsüden sizden özür dileyeceğim. Bir de 2019'da "askerlik" dediniz, "imar barışı" dediniz. Sonra, şimdi ne yaptınız? Duvara dayandınız, varlık vergisi çıkardınız. Değerli arkadaşlarım, varlık vergisi 1942 Kasım ayında çıktı, on altı ay sürdü, o bir hatadır ve o hatadan hızla dönüldü. Bugün siz duvara tosladığınız için bu ülkenin, vatandaşın malına mülküne tekrar göz koymaya başladınız. Bir insan, eğer varlığı varsa, satarsa zaten vergisini verir, vergisini bu ülkeye öder ama "Ben bir gecede bir kanun çıkartıyorum, senin malına bu kadar vergi çıkartıyorum." demek doğru değil. Bunu yaptığınız anda ne olur biliyor musunuz? Yabancı sermaye bu ülkeye gelmez. Bunu yaptığınız anda, bugün size güvenmedikleri için... Türk bankalarına bakın, mevduat 230 milyar dolara dayandı. Neden? Size güvenmedikleri için mevduatları bankada tutuluyor. Gece yarısı torba yasayla bu tip kanunlar çıkartırsanız, kimse mevduatını bankada tutmaz ve o sermaye yurt dışına kaçar, finans sektöründe büyük bir kriz yaşarsınız. Bunu da bu kürsüden lütfen, ikaz olarak kabul edin. (CHP sıralarından alkışlar)
En son şunu da söylemek isterim: Türkiye'yi öyle bir bataklığa sürüklediniz ki bir Suriye bataklığına, Türkiye Suriye'yle boğuşmaktan Akdeniz'deki büyük çıkarlarını kaybetti. Değerli arkadaşlarım, Suriye bir tuzaktı, o tuzağa düştük, o tuzaktan hızla çıkmamız lazım, çıkmazsak bu tuzak bizi boğar. Akdeniz'de 3 trilyon dolarlık rezervimiz var, biz burada ne yazık ki devre dışıyız. Neden? 870 bin nüfuslu Rum kesimi bizden çok daha iyi diplomasi yürüterek bizim o hakkını savunduğumuz Filistin'i de Katar'ı da İsrail'i de Mısır'ı da yanına alarak bizi devre dışı bıraktı. Bizim, bir an evvel Suriye bataklığından çıkmamız lazım, bunu sizden rica ediyorum ama hâlâ bu ülkeyi yöneten Cumhurbaşkanının "Gerekirse 40 milyar dolar daha harcarım." demesini üzüntüyle karşılıyorum. 40 milyar dolar demek 230 milyar TL demek. Madem bu kadar paranız vardı, bu EYT'lileri neden açlığa mahkûm edip kulak vermiyorsunuz? (CHP sıralarından alkışlar) Türkiye'deki EYT'li sayısı 5 milyon 600 bin ama bu kanundan faydalanacak kişi 1 milyon. 1 milyonun maliyeti 25 milyar. Siz Suriyeliye 230-240 milyar TL'yi harcamayı göze alıyorsanız, bu ülkenin evladı askerliğe evladını şehit olarak veriyor, vergisini veriyor, tüm giderlerini karşılıyor, siz ona bunu çok görüyorsanız, gerçekten, sizin Türk milliyetçiliğinizden şüphe ederim. (CHP sıralarından alkışlar)
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın Sayın Toprak.
ERDOĞAN TOPRAK (Devamla) - Sayın Başkan, en son bir konuyu da açıklamak isterim: Kanal İstanbul. Değerli arkadaşlarım, doğrudur, Kanal İstanbul 1994'te Ecevit'in yerel seçimlerde bir projesiydi ve o zaman İstanbul'da seçimlerden sorumlu kişi de bendim ama tarihî bir olayı burada düzeltmemiz lazım. O zaman, bize akademisyenler, bilim insanları geldiler, dediler ki: "Bu kanalın verimliliği yok, Montrö tartışmaya açılacak. Bu kanalı siz gündemde tutarsanız Türkiye'nin başına böyle sorunlar gelir." Sayın Ecevit'le birkaç toplantı yapıldı -Allah rahmet eylesin, nur içinde yatsın- ve Sayın Ecevit o günden sonra, kampanya sunumunu yaptıktan sonra o projeyi geri çekti. TRT elinizde, tüm basın elinizde, buna oradan bakabilirsiniz. Ecevit'in o dönemdeki o hatayı görüp devlet adamı olarak geri çekilmesini sizler de yapabilirsiniz. Bu verimsiz, bu Türkiye'nin başına bela olacak, Montrö'yü tartışmaya açacak bu hayalî projeden vazgeçmenizi diliyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım, selamlayalım Sayın Toprak.
ERDOĞAN TOPRAK (Devamla) - Çok teşekkürler.
Belli kanallar vardır: Panama Kanalı, bir kıtayı dolaşır. Süveyş Kanalı, bir kıtayı dolaşır. Korint Kanalı, büyük önemi olan bir yeri dolaşır. Peki arkadaşlar, Allah'ın yarattığı boğaz varken sizin yarattığınız, mil dolacak, sonucu olmayan o kanaldan o gemiler niye geçsin diyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)