| Konu: | İstanbul Milletvekili Halis Dalkılıç'ın 129 sıra sayılı 2020 Yılı Bütçe Kanun Teklifi'nin 4'üncü maddesi üzerinde AK PARTİ Grubu adına yaptığı konuşmasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 36 |
| Tarih: | 17.12.2019 |
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, şimdi, tabii, çok sevimsiz laflar duyduk. İstanbul'un iradesiyle seçilmiş, hem de 31 Martta seçilmiş; hazmedememişsiniz, Yüksek Seçim Kurulunun üzerinde baskı kurmuşsunuz.
MUSTAFA KÖSE (Antalya) - Ya, milletin iradesiyle seçilen Cumhurbaşkanını hazmettiniz mi ki konuşuyorsunuz?
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bu hazımsızlık sonucunda üç ayı hakaretlerle, meydan okumalarla geçirmişsiniz.
MUSTAFA KÖSE (Antalya) - Her seçimi kazanabilecek Tayyip Erdoğan'ı hazmettiniz mi ki konuşuyorsunuz?
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - On yedi yıldır televizyona asla rakibiyle çıkmayanlar ankette farkı görmüşler, Ekrem Bey'le televizyon programından medet ummuşlar, olmamış ve en sonunda, o günlerce saydırdığınız seçimin tekrarında yediyi yirmi geçe tası tarağı toplayıp arabaya binip gitmişsiniz.
YAŞAR KIRKPINAR (İzmir) - Siz on sekiz yıldır nereye gittiniz?
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Öyle bir noktaya gelmişsiniz ki "Osmanlı tokadı atacağız." derken İstanbulludan unutulmaz bir demokrasi tokadı yemişsiniz.
Şimdi, İstanbul'un seçtiği kişiye -kendi seçilmişlerinize saygı bekliyorsunuz ya- yok "sevimli çocuk" yok bilmem ne, o, bu gibi sizin de ağzınıza yakışmayacak, Sayın Ekrem İmamoğlu'nun da asla ve asla bu seviyeye inip de cevap vermeyeceği bir üslubu benimsiyorsunuz.
YAŞAR KIRKPINAR (İzmir) - "Cici çocuk" değil mi?
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Ama bir gerçek var: Bizim partimizden, Cumhurbaşkanı adayımızdan, Ekrem İmamoğlu'ndan, parti içi falan... Ya, bir gerçeklikle karşı karşıyayız ya, partinizin 2'nci Cumhurbaşkanına, Recep Tayyip Erdoğan'dan sonraki 2'nci Başbakana, 3'üncü Başbakana ve bir gün bir talimatla tam 1.267 oyla Genel Başkan yapıp bir talimatla alıp kapı önüne koyduğunuz kişilere "Et ile tırnak gibiyiz, aramızda kardeşlik hukuku var, nifak sokamazsınız." dediklerinize şimdi partinizin kurucusu "Dolandırıcı bunlar." diyor, en yakın arkadaşlarına ve "Namussuz bunlar, bunların neresi dürüst!" diyor. E, şimdi, onlar da sizin hakkınızda öyle şeyler söylüyorlar, anlatıyorlar ki, öyle bir hâldesiniz ki...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
YAŞAR KIRKPINAR (İzmir) - Zorlama, çok zorluyorsun, buradan bir şey çıkmaz.
BAŞKAN - Buyurun Özgür Bey.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bakın, partinizin içindeki karışıklığı...
ABDULLAH GÜLER (İstanbul) - Partinizin içinde çete var, çete!
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Gözünü seveyim Abdullah Bey, en büyük çete sensin! YSK'nin üzerindeki baskı çetesinin üyesisin sen, sen sus! (CHP sıralarından alkışlar, AK PARTİ sıralarından gürültüler)
ABDULLAH GÜLER (İstanbul) - Beni dinle! Cumhurbaşkanı adayınız sizin partinizde "Çete var." dedi.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, önce bir şey söyleyeyim: Bu olmaz.
BAŞKAN - Bir dakika... Saat bağırmaya müsait değil beyler.
Buyurun.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Şimdi, önce Abdullah Bey'e bir söyleyeyim: Sayın Başkanım, Recep Özel ile Abdullah Bey 23 Haziran seçimlerinden sonra mütemadiyen Meclise geliyorlar, eskiden çok gelmezlerdi.
ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Hep gelirlerdi, hep gelirlerdi, onlar bizim grup yönetimimizde.
ABDULLAH GÜLER (İstanbul) - Hep gelirdik.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Neden? Sayın Tayyip Erdoğan'ın Ankara'da giremediği tek salon bu. Onlar Tayyip Erdoğan'ın eline düşmemek için Mecliste saklanıyorlar. Yoksa duman olacak bu İstanbul seçimini iptal ettirenler.
Sayın Başkan -kesmeseydi- son sözüm: Kimse kendi içindeki karışıklığı CHP'ye ihraç etmeye çalışmasın. Ama görüyorum ki muhalefet dilini benimsemişsiniz İstanbul'dan sonra. İstanbul'da, uzun süredir hak ettiğiniz muhalefete kavuştunuz, Allah genel iktidarda da çok yakında nasip edecek inşallah. (CHP sıralarından alkışlar)