| Konu: | Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay'ın 129 sıra sayılı 2020 Yılı Bütçe Kanun Teklifi ile 130 sıra sayılı 2018 Yılı Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin sekizinci tur görüşmelerinde yürütme adına yaptığı konuşmasındaki cevap verdiği sorular için teşekkür ettiğine ve bazı ifadelerine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 36 |
| Tarih: | 17.12.2019 |
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısının kürsüde yaptığı açıklamalar açısından bakıldığında, cevap verdiği sorular için elbette teşekkür ederiz. Cevap vermekten kaçındığı kısımlar var, o kısımların soru-cevaptan sonra da takipçisi olmaya devam edeceğiz.
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI FUAT OKTAY - Soru-cevapta cevap vereceğim.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Ama şöyle bir gerçek var: 17 Aralık ve 15 Temmuza aynı ruhla direnildiği meselesi var ya, 17 Aralıkta sulhname için Fehmi Koru'nun Pensilvanya'ya yollandığı, Fehmi Koru'nun "Hâlâ gitmedin mi?" sorusuna "Tarifeli uçakla gideceğim, biletimi aldım." sözleri üzerine "Özel uçak verirdik." meselesinin de yıl dönümüdür bugün. Yani 17 Aralıkta birileri darbeye kalkışmış da... Bazı delillerin yasa dışı yollardan toplanmış olması, o delillerin gerçekliğini ortadan kaldırmaz, o delillerin hukuken değersizliği anlamına gelir. Ancak önce "Paraları FETÖ'cüler koydu." deyip sonra faiziyle geri alanları falan biliyoruz. 17-25 Aralık, FETÖ'cülerin içinde olduğu bir mesele olmanın yanında, o 4 bakanın "Hırsızlık yapan kardeşim olsa kolunu koparırım." noktasından, bu sözü söyleyenlerin kafasının koparıldığı bir noktaya savrulunduğunu da görmek lazım. Aynı dönemde, siyasi etik yasasıyla ilgili "Bunu çıkarırsan ilçe başkanı, il başkanı bulamazsın." meselesini de bu millet unutmadı.
Şimdi, Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısına geçen gün gruplara da sayın bakanlara da dağıttığım bir çizelgeyi ulaştıracağım. CİMER'i önemsiyorum. Vatandaş bir derdini dile getiriyor ve devlet katında yankı buluyorsa... Ne kadar çözüm oluyor... Ama CİMER'i önemsiyorum. CİMER'de, 2020 yılında ortalama cevap süresinin 1 haftaya inmesi taahhüdünü de önemsiyorum. Peki, bunu söyleyen Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı, milletin vekilinin soru önergesinin on beş gün olan yasal süresi içinde cevaplanma zorunluluğunu...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - ...Anayasa'da yazan, İç Tüzük'te yazan, Meclis Başkanına süreyi aşanlara tenkit yazısı yollama yetkisinin verildiği bir şeyde, bütün bakanların ortalamasının 8,19 olduğu noktada ve Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısının da soru önergelerini cevapladığı yüzde 8,95'lik bir performansı Meclisin kayıtlarına geçirmek isterim. On beş günlük süresi içinde cevapladığı soru oranı, 5.400 toplam sorudan 486 iken, süresi geçtikten sonra olanları da kattığınızda 294 ve yüzde 35'tir. Kendisine sorulan, bu Meclisten giden, millet adına giden, Meclis Başkanının üst yazısıyla giden bu soruları, 100 sorudan 65'ini cevapsız bırakmaktadır.
Kaldı ki yine Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı, bu milletin sorduğu sorular ne kadar hızlı cevaplansa, derdine ne kadar... O konuyu takdir ederiz ama bu milletin vekilleri var, bu milletin vekilleri soru soruyor. Sayın Fuat Oktay'a önce meseleyi anlatıyorsunuz, ardından birbirinden ciddi -zaman varsa okurum- sorular soruyorsunuz. Sayın Fuat Oktay'ın, 9 tane sorulu ciddi bir soru önergesine, Merkez Bankası Kanunu'na ilişkin verdiği cevap şudur: "Anayasa'nın 98'inci maddesi uyarınca tarafıma tevcih edilen soru önergesine cevap ekte sunuldu." Cevaba bakıyorsunuz, cevapta sorduğumuz hiçbir soruya cevap vermediği gibi ilgili kanunu sayıp "Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Başkanı, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'ne ekli (I) sayılı cetvelde yer almaktadır. Görev süresi ise mezkûr Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine ekli (III) sayılı cetvelde düzenlenmiştir." cevabını veriyor. Sorulan soruları okusam "Ben bu cevabı alsam katlanamam." dersiniz. Yani sorular birbirinden detaylı. Elimde sayısız örnek var, sayısız örnek. Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle ilgili 17 soru; cevap, ekte cevap...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - "Cumhurbaşkanlığı Politika Kurulu üyelerine 2018 yılında herhangi bir ödeme yapılmamıştır. Kurulların sekreterya hizmeti İdari İşler Başkanlığı tarafından yerine getirilmektedir."
9 tane soru var detaylı, hiçbirisini ciddiye alıp da bir cevap vermiyor. Genelde cevapları "İlgili kanuna göre işlem yapılmaktadır." Aynı bugün "Arkada tartışma var." diyoruz, "Arkada gülüşme var, dinlemiyorlar bizi." diyoruz "Görevlerini yapıyorlar." dediği gibi ezbere cevaplar veriyor. Yani vatandaşın vekillerinin sorularını, bu çok güzel sistem...
Milliyetçi Hareket Partisinin içinde bulunduğu üçlü koalisyon hükûmetinin cevap oranı yüzde 86; 22'nci Dönemin cevap oranı yüzde 72, azalıyor azalıyor ama yüzde 25'lerden yüzde 8'lere düşüyor Meclise duyulan saygı, verilen kıymet; bunu görelim.
Şimdi, bir başka husus, çok kısaca toparlayayım: Tank Palet... Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı, Sayın Cumhurbaşkanının Cumhurbaşkanlığı kampanyasına resmî toplanan bağış, Tank Palet Fabrikasının modernizasyonu için yirmi beş yıllığına bilabedel verdiğiniz fabrikaya yapılacak yatırımdan fazla.
Bakın, bir kampanya açalım, Parlamentoda grubu bulunan ve vekili bulunan genel başkanlara birer dakika kamu spotu yapalım, "Tank Paletin paraya ihtiyacı var." diyelim, bu parayı bir günde toplarız. Bizim Cumhurbaşkanı adayımıza -yanılmıyorsam- 25 milyon, sizin Cumhurbaşkanı adayınıza 50 milyonun üzerinde, millet gönüllü bağış yapmış. Tank Palet Fabrikasını, 20 milyarlık fabrikayı 50 milyon için yirmi beş sene Katarlılara bilabedel veriyorsunuz. Böyle bir yaklaşım, böyle bir mantık yok.
"İş imkânları geliştirecek..." Türkiye Cumhuriyeti ordusu o imkânları geliştirir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
(AK PARTİ sıralarından gürültüler)
AHMET HAMDİ ÇAMLI (İstanbul) - Ne konuştun be!
BAŞKAN - Bir dakika, bir dakika... Bir dakika beyler, bir dakika...
Özgür Bey, buyurun, toparlayın.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - İşinize mi gelmedi?
Bu millet "yerli, millî", "yerli, millî" deyip yüzde 100 yerli, yüzde 100 millî fabrikayı Katarlılara peşkeş çekerseniz... (AK PARTİ ve CHP sıralarından karşılıklı laf atmalar)
AHMET HAMDİ ÇAMLI (İstanbul) - Yazıklar olsun!
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) -...ve birisi çıkıp da televizyonlarda "Cumhurbaşkanım böyle dedi, bana da bir tane deli Trabzonlu buldu. 'Bu işe Katarlıları katmazsan olmaz.' dedim, şeyhi aradı." Böyle özelleştirme de olmaz, böyle tahsis de olmaz, böyle millî duruş da olmaz; bunların hepsi bir yana.
Ha, bir de şu var Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı, meselenin özü şu: İtiraz benden değil, parti devletine ben itiraz ederim ama şahıs devletine, aile devletine AK PARTİ'nin içinden esas itiraz var. Her göreve bir oğul, bir kız, bir damat, öbür damat... Veya içinde bulunduğunuz hâle bakın. Bakın, emeklilikte yaşa takılanlara cevabınız şu: "Çift maaş istiyorlar, olmaz öyle şey." Fahrettin Altun'un evine 5 maaş giriyor kardeşim, 5 maaş: Bir tanesi İletişim Başkanlığından, biri Borsa İstanbul Yönetim Kurulundan; eşi hem Marmara Üniversitesinden hem Türk Hava Yollarından, 5 maaş alıyor. Yiğit Bulut'un kendine 3, eşini Allah biliyor. Cemil Ertem'in kendine 3, Mustafa Akış'ın kendine 3, Metin Kıratlı'nın kendine 3... Ve bu insanlar gidiyorlar, EYT'li önüne çıkıyor, diyor ki: "Ya, bize ne çift maaşı, ben emekli olsam çalışamıyorum, iş bulamıyorum zaten." EYT'ye çift maaş eleştirisi, saraydaki, etrafınızdaki herkese, şahsına 3, eşine 2; 5 tane maaş bağlıyorsunuz, olacak iş değil. Vicdana dokunuyor.
Bakın, bu parti... Diyorsunuz ya -son sözüm- "Sıkı tutun, eski vekilleri tutun, eski ilçe başkanlarını tutun, başka tarafa kaçmasınlar."
ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Hiç de böyle söylemiyoruz.
YUSUF BAŞER (Yozgat) - Kim diyor kardeşim ya! Böyle bir şey yok Başkanım ya!
MÜCAHİT DURMUŞOĞLU (Osmaniye) - Siz kendi partinize bakın, kendi partinize.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bu kadar güçlüyseniz hiçbir yere kaçmazlar. Bu rezillikler yüzünden dağılıyor parti, bu rezillikler yüzünden dağılıyor. Bunu görün, yönetecekseniz insaflı, vicdanlı şekilde yönetin, milletin aklıyla alay etmeyin.
Teşekkür ediyorum Sayın Başkan. (CHP sıralarından alkışlar)