GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi ile 2018 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 5'inci Tur görüşmeleri münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:33
Tarih:14.12.2019

CHP GRUBU ADINA MURAT BAKAN (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, ülkemiz, yakıcı sorunlarla mücadele ediyor; gündemin başında ekonomik kriz, ulusal güvenlik sorunları, dış politikada yaşadığımız savrulmalar, eğitimde çöküş ve sayısını artırabileceğimiz çok sayıda problemimiz var. Bunların hepsi de ülkenin bekasıyla ilgili sorun arkadaşlar. Her ne kadar "beka" deyince aklınıza "sarayın bekası" da gelse vatandaş için beka sorunu, değerli arkadaşlar, bunlar. Ama bunların tümünden daha önemli bir sorunumuz var: Günlük yaşamımızın devinimi içinde görmezden geldiğimiz, belki farkında olmadığımız ancak yeryüzündeki canlı yaşamını doğrudan tehdit eden iklim krizi. Bu iklim krizi, aslında insanlığın bugüne kadar karşılaştığı en büyük sorun değerli arkadaşlar. Hepinizin adını bildiği -sanırım bir sene önce vefat etti, hayatını kaybetti- İngiliz fizikçi var; Stephen Hawking, diyor ki: "İnsanlık yüz yıl içinde yeni bir koloni kurmak için başka gezegenler aramak zorunda." Değerli arkadaşlar, "İklim krizi, nüfus artışı ve bunların yanı sıra, salgın hastalıklar sebebiyle insanlık yüz yıl içinde yok olacak." diyor. Daha önce bununla ilgili değerlendirmesi bin yıldı, ölmeden önce BBC'ye verdiği röportajda yüz yıla indirdi. Değerli arkadaşlar, neyle karşı karşıya olduğumuzun farkında mısınız? Yeryüzü ölüyor. Sadece ülkemizin değil, yeryüzündeki yaşamın var oluş sorunudur iklim krizi.

Şimdi gelelim, asıl beka sorunu dediğimiz, iklim kriziyle ilgili Bakanlığımızın ne yaptığına: Açıkçası ben şu an Sayın Murat Kurum'un oturduğu koltukta oturmak istemezdim. Yıllar içinde, genel bütçe içindeki payı düşe düşe binde 26'ya düşmüş bir Bakanlığın koltuğunda oturuyor; zaten payı azdı, daha da azalmış. Oysa tüm bakanlıklar içinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı hepimiz için yaşamsal öneme sahip. Maalesef, ne saray ne de Sayın Bakan bunun farkında. (CHP sıralarından alkışlar)

Peki, dünya ne yapıyor arkadaşlar bu konuda? Avrupa Birliği Komisyonu, kıtayı 2050'ye kadar iklime zararsız hâle getirmeyi amaçlayan Avrupa Yeşil Anlaşması'nı imzalıyor ve bu anlaşma çerçevesinde yasal düzenlemeleri yaparken uzun vadeli bütçesinden yüzde 25 ayırıyor değerli arkadaşlar. Bir tarafta bizim Bakanlığın binde 26 bütçesi, bir tarafta Avrupa Birliğinde iklim değişikliğiyle ilgili, çevreyle ilgili tam yüzde 25 ayrılmış bütçe. Utanın Sayın Bakan! (CHP sıralarından alkışlar) Ve bu utanç sadece Sayın Bakana ait değil; burada bu bütçeyi savunan, bu bütçeyi hazırlayan saray da utanmalı değerli arkadaşlar. İklim krizine para ayıramıyoruz ama IMF'e borç vereceğimiz safsatasını söylüyoruz.

Değerli arkadaşlar, neyle karşı karşıya olduğumuzun farkında değiliz. Birkaç dakikalığına gündelik siyasetin hengâmesinden kendinizi kurtarın ve düşünün. Dünyanın gündemi iklim krizi. Yüzlerce ülkede, milyonlarca insan iklim krizine dikkat çekmek ve iktidar sahiplerine taleplerini ulaştırmak için meydanlarda. Peki, biz? İklim krizi konusunda ulusal bir politikamız olmadığı gibi, uluslararası politikalara da dâhil olmuyoruz. Avrupa Birliği ve 186 ülkenin altına imza attığı Paris İklim Anlaşması'nı onaylamayarak Sudan'la, Güney Yemen'le, Irak'la, Lübnan'la, Libya'yla aynı kategoride istikrarlı duruşumuzu sergilemeye devam ediyoruz. İklim kriziyle mücadeleyi yalnızca Paris İklim Anlaşması kapsamında alınacak hibeler ya da aranacak başka fonlar üzerinden kurmak yanlış politikadır Sayın Bakan. Uluslararası arayışla sonuç elde edemeyince ulusal düzeydeki çalışmaların duruyor olması bu konudaki duyarsızlığınızı ve umursamazlığınızı zaten gözler önüne seriyor.

Değerli arkadaşlar, 100 milyar galaksiyi gezip üzerinde canlı yaşamı olan başka bir gezegen bu mavi gezegen dışında bulamayabiliriz. Hiçbirimiz dünyayı omuzlarında taşıyan Atlas değiliz; aksine, bu dünya hepimizi taşıyor değerli arkadaşlar.

Cumhuriyet Halk Partisi olarak, Gezi'den Cerattepe'ye, Efemçukuru'ndan, Hasankeyf'e, Salda Göl'ünden, Munzur'a, Kadıralak Yaylası'ndan, Kaz Dağları'na uzanan, incirlerin, zeytinlerin, orkinosların, yüz yıllık ağaçların çığlıklarını yükselttiğimiz, bu talana, bu yağmaya, bu ranta karşı verdiğimiz mücadele devam edecek.

Gerçek beka sorunu iklim krizidir. İklim krizi, hava, su toprak krizi demektir. (CHP sıralarından alkışlar) İklim krizi gıda krizi demektir, sağlık krizi demektir. İklim krizi ekonomik kriz demektir. Dünya ölüyor arkadaşlar. İklim krizi gelecek krizi demektir çünkü ölü gezegende gelecek olmaz.

Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. (CHP ve İYİ PARTİ sıralarından alkışlar)