GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Sağlık Bakanlığı tarafından yerli kan ürünü üretilmesi amacıyla başlatılan projenin ihalesinin Maxicells İlaç Sanayi Anonim Şirketine verildiğine ve taahhüt edilen hiçbir işin yapılmadığına ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:3
Birleşim:33
Tarih:14.12.2019

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, benim mesleğim eczacılık ve eczacılık örgütünde Manisa Eczacı Odasından Türk Eczacıları Birliği Genel Sekreterliğine kadar her kademede görev yaptım. Her partide eczacı milletvekillerimiz var ve hepsinin bildiği bir gerçek var. Sayın Sağlık Bakanı ne kadar meselenin farkında bilmiyorum ama bir el, bütün eczacıların ceplerinden çok önemli bir geliri alıyor ve bundan yirmi altı ay önce bu şöyle gerekçelendirildi, gerçi serüven beş yıllık: "Yerli ve millî kan ürünü yapacağız." Çok klişe bir laf ama eğer yapılabilirse çok doğru bir iş. Bununla ilgili de çok ciddi bir yöntem buldular. Türkiye'ye kan ürünü ithal eden 7 tane firmayı çağırdılar, bir de başka işler yapan 11 tane firma çağırdılar, bir masada oturdular ve dediler ki: "1 firma seçeceğiz en sonunda, bu firma Türkiye'deki kan ürünlerini, eczanelerin sattıklarını -yüzde 15 eczane pazarı, çok önemli bir para bütün eczacılar için- ve bütün hastanelerin sattıklarını tek başına getirip verecek ama nihayetinde yerli, millî kan ürünü firmamız olacak."

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - "Ve Silivri'de kocaman, 150 dönümlük bir arazi vereceğiz." Verdiler. Firmaya dediler ki: "Bu seçeceğimiz firma 6 adet soğuk hava deposunu hemen, 10 adet de plazmaferez merkezini, biri hemen, diğerleri bir yıl içinde hazırlayacak. Önce yerli kanlar Almanya'da işlenip gelecek, fabrika bitince de bütün hepsi yerli, millî olacak." Bunun karşılığında tek başına satış tekeli Sayın milletvekilleri. Fiyat da, eczacılar gibi en ucuzunu verme zorunluluğu yok, oldukça yüksek bir fiyat.

Bugün geldiğimiz nokta şu: Bu işi bilen bütün firmaların ellerindeki dosyaları aldılar, "Sen elendin." dediler. Bakanlık kapısında ağlıyor o büyük 7 firma. Herkesten gitti Maxicells'e kaldı, Maxicells. Biraz önce de söylendi ve çok yakından bildiğiniz Murat Sancak...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi lütfen.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Çok kritik gördüğüm için...

Murat Sancak ne soğuk hava deposunu açtı ne kan toplama merkezini yaptı; sadece ne yaptı biliyor musunuz? Tek başına satma imtiyazını yirmi altı aydır kullanıyor, geziyor dolaşıyor; Türkiye kanunlarına göre, Sayın Bakan bilir, Türkiye'ye son kullanma tarihi bir yıldan az kalmış kan ürünü sokamazsınız, sokarsanız çok ağır cezalandırılırsınız ama bunda imtiyaz var ya, üç ay süresi kalmış, firmaların atmak zorunda kaldığı ürünü on sekizde 1 fiyata alıyor Murat Sancak; getiriyor, eczaneler yerine ve hastaneler yerine, üstünde yazan fiyattan -ama o, on sekizde 1'e alıyor- devlete fatura ediyor ve daha bir çivi çakmadı. Yirmi altı aydır, taahhüt ettiği hiçbir işi yapmadı. Soğuk hava depoları yok, merkez yok, fabrika yok; imtiyaz devam, paraya para katıyor. Ne oluyor? AK PARTİ'li eczacının da cebinden her ay, orta gelirdeki bir eczacının cebinden her ay bir kira parasını alıyor bu adam.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Lütfen, Sayın Özel tamamlayın.

ÖZGÜR ÖZEL(Manisa) - HDP'li eczacının da alıyor, MHP'li eczacının da alıyor, İYİ PARTİ'li eczacının da alıyor. Ve bu adam isminin, soy isminin üstünden de işte, Ethem Sancak "Çok seviyorum, Reisim." dediği için... Bunun faturası tamamen AK PARTİ'ye. Şunu da söyleyelim: Murat Sancak adına Sağlık Bakanlığıyla imzayı atan isim de Hakan Kazancı. Hakan Kazancı'yı da herhâlde hepiniz tanıyorsunuz; Bilal Erdoğan'ın en yakın arkadaşı, Okçular Vakfındaki Başkan Vekili. Buranıza kadar bu işe batmış durumdasınız Sayın Bakan. Bu pislikten partinizi de kurtarın, Sağlık Bakanlığını da kurtarın, Türkiye'yi de kurtarın; bütün eczacıların iki eli yakanızda olur öbür türlü. Millî varlıklarımızı da böyle, sözünü tutmayan soygunculara peşkeş çekmeyin.

Teşekkür ederim.(CHP sıralarından alkışlar)