| Konu: | 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi ile 2018 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 3'üncü Tur görüşmeleri münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 31 |
| Tarih: | 12.12.2019 |
CHP GRUBU ADINA METİN İLHAN (Kırşehir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi ile 2018 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bütçesi üzerine grubum adına söz almış bulunmaktayım, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Bütçe oluşturulurken temel kıstas, bütçe hedefinin insan odaklı olmasıdır. Çünkü toplumun yapı taşı birey, ailesi, çalışma ve sosyal hayatıdır. Bu perspektif çerçevesinde oluşturulmayan bütçe geri dönüşü olmayan, geçici, günü kurtaran ve birilerine hizmet eden bir bütçe olur. Öncelikli hedefimiz, planımız ve vizyonumuz, insanın refah düzeyini artırmak, bireyi günümüz dünyasında yerini alabilecek hâle getirmek ve kişinin sosyal, psikolojik açıdan kendisiyle ve toplumla uyumlu olmasını sağlamak olmalıdır.
Değerli milletvekilleri, bütçe görüşmeleri esnasında Sayın Bakan, bürokratlarınca ustaca hazırlanmış ve teknik detayla doldurulmuş, görünüşte ilgi uyandıran ancak içeriği maalesef hiç kimseyi tatmin etmeyen uzunca bir konuşma yaptı. Öncelikle 2 büyük Bakanlığın birleşmesiyle oluşmuş yeni Bakanlığın yaşadığı kurumsal problemler, yapısal eksiklikler, uyum ve uygulamada yaşanan süreçlerle ilgili hiçbir şeyden söz edilmedi. En basitinden, garip bir şekilde hâlâ mülga olarak çalışmalarına devam eden ve önemli görevleri olan Devlet Personel Başkanlığının akıbetinin ne olacağıyla ilgili tatmin edici bir cevap verilmedi.
Memurlarımızın yıllardır beklediği 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 43'üncü maddesine eklenen doğum sonrası yarı zamanlı çalışma hakkının kullanımına ilişkin usul ve esaslar hâlâ bir muamma. Zira aradan geçen dört yıla rağmen kurumların yönetmelik taslağıyla ilgili nihai görüşü bir türlü sonlanmamıştır. Çünkü dört yıldır bu yasadan faydalanacak memurların kapsamı daraltılmaya çalışılmaktadır. Bu konuda kamu personelinin mağduriyeti bir an önce giderilmelidir.
Bir diğer konu ise Sayın Bakanın da rakamlarla uzun uzadıya ifade ettiği ancak çok ama çok yetersiz olan engelli ve kadın politikalarıdır. 2020 ve sonrasına baktığınızda binde 2'lik bir yatırım oranından bahsediliyor. Bu veri bile başlı başına Bakanlığın çok kötü yönetildiğini gösteriyor. Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü için öngörülen yatırım bütçesiyle bir daire bile zor alınabilmektedir. Engelli ve muhtaç olanlara gereken maddi desteğin sağlanması, sosyal devlet olmanın gereği ve zorunluluğudur. Kötü ekonomi yönetimi sonucu alt gelir grubunda oluşan devasa genişlemeye çok az sayıda "Dostlar alışverişte görsün." düzeyindeki yapılan yardımları öve öve anlatarak bu konudaki eksiklikleri yeterliymiş gibi göstermek doğru değildir ve devlet ciddiyetiyle de bağdaşmamaktadır.
Ülke nüfusumuzun yüzde 10'u engellilerden oluşmakta ve aileleriyle birlikte bu rakam 25 milyona yaklaşmaktadır. Meclis bünyesinde kurulan Down, otizm ve diğer yaygın gelişimsel bozukluklarla ilgili gerek Mecliste gerekse de alanda yaptığımız incelemelerde bu konuda çok ama çok eksik olduğumuzu gördük. Engelli vatandaşlarımızın ailelerinin devletin ilgisine ve desteğine olan ihtiyaçları çok fazla. Türkiye, engellilerin eğitimi konusunda da gelişmiş ülkelerle kıyaslandığında olması gereken düzeyin çok gerisindedir. Engellilerin eğitim alma ve meslek edinme taleplerini gerçekleştirme olanakları son derece sınırlıdır. Özel eğitime bütçeden yeterli kaynak sağlanmamaktadır. Aileler engelli velilerine de istihdamda pozitif ayrımcılık yapılmasının zaruri olduğunu ısrarla belirtmektedirler.
Ülkemizde yaşanan, kadına şiddet başta olmak üzere kadınlarımızın maruz kaldığı tüm negatif ayrımcılıkların en temel sebepleri eğitimde ve kadın istihdamında çok geri olmamızdır. Kadını iş ve sosyal hayatta eşit konumlandırmadığımız sürece bu sorunu aşmak imkânsızdır. Ayrıca, İstanbul Sözleşmesi'nin gerekleri için atılan adımların ciddiyetsizliği de kadın haklarının sağlanması noktasında yetersiz kalmaktadır.
Çocuklarla ilgili politikalar da günü kurtarmaya yöneliktir maalesef. 2 milyona yaklaşan çocuk işçi sayısı, çocuk istismarının önüne bir türlü geçilememesi ve engelli çocukların sorunlarının çözümündeki adımların azlığı da bu konuda ivedilikle yeni adımlar atılmasını zorunlu kılmaktadır.
Çalışma hayatında da durum farklı değil ne yazık ki. Zaten yetersiz olan sendikal haklar ve bu hakların ihlallerinde yaşanan artış, iş cinayetleri, emeği sömürülen güvencesiz ve kayıt dışı çalıştırılan işçiler, asgari ücretin açlık sınırının altında olması, kamudaki ücret adaletsizliği, cumhuriyet tarihinde rekor seviyeye ulaşmış işsizlik rakamları, yine, millî gelire oranla rekor kıran dış borcun varlığı, ayrıca yasanın geriye dönük işletilmesiyle hakları gasbedilen EYT'liler gibi sorunlarımız da çözüm beklemektedir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın Sayın İlhan.
METİN İLHAN (Devamla) - Değerli milletvekilleri, aile, çalışma ve sosyal politikadan söz edilirken 2020 yılı için 38 milyar 193 milyondan fazla görev zararı öngören bir Bakanlık vardır ve bir türlü kurumsal bir yapıya bürünememiş, sürekli açık veren bütçenin neredeyse yarısına sahip SGK'yi da incelemek gerekmektedir.
Sayıştay raporuna göre iç kontrol sistemi yetersiz olan Bakanlık devasa bir bütçeyi yetersiz bir denetimle nasıl yönetecek? Bu, kabul edilebilir bir durum değildir. Sayıştay raporlarında şeffaflıkla ilgili daha bir sürü tespit bulunmaktadır. Bunlara ilişkin neler yapılmıştır, ne gibi önlem ve çalışmalar planlanmaktadır? Sorunlara gereken yasal işlemler yapılmış mıdır? Sayın Bakan bunları takip etmekte midir?
Aynı durum, SGK için de geçerlidir. Yine, Sayıştay raporlarında çok sayıda tespit yer almaktadır. Yine, en temel eleştiri iç kontrol mekanizmasının yetersizliğinden söz edilerek yapılmıştır.
Bütçemizin en önemli kısmını içeren Sosyal Güvenlik Kurumunun hâlen kurumsal altyapısının yetersizliği, sürdürülebilir bir mali yapıya bir türlü bürünememesi ve kontrolünün işlevsiz oluşu, ülkemizi içinden çıkılamaz sorunlarla karşı karşıya bırakmaktadır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Lütfen, selamlama yapın ve tamamlayın Sayın İlhan.
METİN İLHAN (Devamla) - Sözlerime, bütçenin, verimli kullanılması için açık, adil, hesap verilebilir, öngörülebilir, geleceğe dair toplumumuza umut verebilir olması ve sosyal bir buhrana dönüşmüş işsizliğin azaltılması noktasında gerçekçi üretim ve yatırıma dönük olması dileklerimle son veriyor, hepinize teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)