| Konu: | 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi ile 2018 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 2'nci Tur görüşmeleri münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 30 |
| Tarih: | 11.12.2019 |
CHP GRUBU ADINA ENSAR AYTEKİN (Balıkesir) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu ile Türkiye İstatistik Kurumu bütçeleri üzerine söz aldım. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Sözlerimin başında, dün gece seçim bölgem Balıkesir'de art arda depremler meydana geldi. Can ve mal kaybı olmaması tek tesellimizdir. Buradan Balıkesir halkına bir kez daha geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.
Değerli milletvekilleri, Plan ve Bütçe Komisyonunda Bakan tarafından yalnızca 52 kelimeyle ver verilen, Türkiye'deki her 100 kişiden 80'inin güvenmediği TÜİK'in bütçesini konuşuyoruz. Bakın, Türkiye'de 3 türlü yalan vardır: 1'incisi, düz yalan; 2'ncisi, kuyruklu yalan; 3'üncüsünü de bu arkadaşlar icat etti, o da istatistiksel yalan. TÜİK üzerinden, millet matematik gibi nesnel bir bilimle inşa edilmiş istatistik biliminden de, istatistikçilerden de soğudu. TÜİK'in enflasyonu çarşı pazara uymuyor. Neden? Söyleyelim. Ürünün enflasyon sepetindeki ağırlığıyla oynuyorlar. Ürün fiyatı arttığı zaman sepet içindeki miktarı azaltıyorlar ve enflasyonu düşük çıkarıyorlar. Madem TÜİK bu oranları buluyor, o zaman, açıkladığı fiyatları oluşturan bir market zinciri kursun, vatandaşlar da gidip oradan alışveriş yapsın.
Değerli arkadaşlar, Ekim 2018'de TÜİK yıllık enflasyonu yüzde 24,52 olarak açıkladı. Bu veriler son o beş yılın en yüksek verileriydi. Bundan sonra ne oldu peki? Yapısal bir reform geldi. Bakın, burası çok önemli: Önce, enflasyon hesabı yapan birimin başındaki kişiyi görevden aldılar; sonra, damat beyimizin Enerji Bakanlığından çalışma arkadaşı Yinal Yağan bu birimin başına getirildi. Bu arkadaş kâğıt üstünde enflasyonu düşürmeyi başarabilme yeteneğinden dolayı daha sonra TÜİK'in Başkanı oldu. O gün bugündür çarşı pazar yanıyor, TÜİK'e göre enflasyon düşüyor.
Değerli milletvekilleri, her ile üniversite açmakla övünen AKP Türkiyesinde geldiğimiz sonuçsa bir felakettir. Genç işsizlik oranı yüzde 27,4. Yani bu sol tarafta oturanlar gençleri işsiz bıraktı, sağ tarafta oturanlar da onları tek tek saydı. Bu bile şüpheli. Çünkü "işsiz" tanımında İŞKUR'a başvurmanın şart olduğunu biliyoruz ve kalkıp sıkılmadan "Her üniversite mezunu iş bulacak diye bir kaide yok." dediniz. Sonuçta bir rekor kırdınız, sayenizde Türkiye'de yalnızca kayıtlı işsiz sayısı 4 milyon 650 bine ulaştı. Bir evde baba işsiz, oğul işsiz. Bakın, daha dün Balıkesir Yörsan iflasını istedi; 300 işçi, 17 bin üretici mağdur. Eserinizle gurur duyun, övünün.
Siz, bir sosyal yıkımın iktidarısınız; toplu intiharların, ölümlerin iktidarısınız. Bir yanda beylerin çocukları lüks hayatlarını yaşarken, altı aylık bebeğe tek taş yüzük takılırken diğer yanda altı aylık bebek açlıktan ölüyor. Yine, bir yanda 108 metrekare evde insanlar aile boyu intihar ederken diğer yanda 108 metrekare Hereke halısı üzerinde halkın gururu çiğneniyor. Toplumda böylesi uçurumlar oluşmuşken devletin istatistik kurumu iktidar baskısıyla gerçekleri gizliyor. Merak ediyorum, mesela TÜİK'in elinde açlıktan intihar eden yurttaşların sayısı var mıdır? TÜİK'in elinde her gün işsiz kalırım kaygısıyla işe giden emekçilerin sayısı var mıdır, pazardan ve çöpten erzak toplayan vatandaş sayısı var mıdır? TÜİK'in elinde kredi kartı borcunu kapatmak için yeni kartlar alıp onların da limitini dolduran insanların sayısı var mıdır? TÜİK'in elinde iktidar korkusuyla konuşamayıp her türlü yolsuzluğu, kayırmacılığı görüp de susan kamu personeli sayısına ilişkin bir veri var mıdır?
Arkadaşlar, bu bütçe halkın parasıdır. Halka gerçekleri söyleyecekseniz her kuruşu helal olsun; yok, yalanlarla halkı kandıracaksanız her kuruşu haram, zehir, zıkkım olsun.
Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)