| Konu: | Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifleri münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 27 |
| Tarih: | 05.12.2019 |
ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
İki gündür yoğun bir şekilde Doğa Okullarıyla ilgili mağduriyeti gerek medya gerek bizler gerek veliler gerek öğrenciler işliyor. Bugün bu konuda konuşmak istiyorum çünkü gerçekten büyük bir sıkıntı var. Bu okullarda 82 bin öğrenci eğitim alıyor. 13.500 öğretmen ve personel İş Kanunu'na göre çalışan hizmetli çalışanı var ve 124 tane kampüs var. Şimdi, neden bunu gündeme getiriyorum? 3 Mayısta, yedi ay önce biz velilerden, öğrencilerden ciddi şikâyetler aldık ve bu durumu Sayın Millî Eğitim Bakanına yönelttik; sadece ben değil, Gaziantep Milletvekilimiz, hatta Meclis Başkanımız bu hassasiyeti kendisine sordu ve bir ay sonra bize bir cevap geldi. "Bu durumla ilgili, öğretmenlerin maaş almamasıyla ilgili elimize ulaşan bir belge yok." dedi. Şimdi, öncelikle, şunu söyleyeyim: Bu Mecliste 3 milletvekili durumu Bakana soruyor, hassas bir konu ve gerçekten gelen şikâyetler üzerine soruyor, Sayın Bakan ne belgesi arıyor? Bu Parlamentoya, bu milletvekillerine güvenmiyor mu? İçimizden bir arkadaşımızın bir bakana bir mağduriyeti sorması yeterli değil mi? Öncelikle, bu, çok ayıp bir şey her şeyden önce.
İki, sen Millî Eğitim Bakanısın, resen araştırmak durumundasın.
SALİH CORA (Trabzon) - Geriyorsunuz ortamı.
ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Sen müfettiş yollayabilirsin, yerinde tespit edebilirsin. Ne oldu bugün? Aralık ayında, dün 90 bin evladımız eğitim alamadı. Peki, neden bunu mayısta, gelir gelmez sorduk biz? Eğer gerçekten böyle bir durum varsa, böyle bir sıkıntı varsa -bakın, ortamı germek için söylemiyorum, bu gerçekten hassas bir konu, bunu muhalefet yapmak anlamında da söylemiyorum- mayıs ayında bu okulla ilgili Millî Eğitim Bakanlığı gerekli tedbirleri alır, öğrencilere, velilere, öğretmenlere kendilerini 2019-2020 eğitim öğretim yılında ayarlama fırsatı verirdi. Şimdi, bu çocuklar nerede okul bulacak? Bakın, okul bir bankayla anlaşmış, veliler kredi çekmiş yani okulun parası garanti. Ödeyemeyenler var, bu parayı tekrar bulamayacak insanlar var, ne olacak? Geçen hafta da bunu söyledim: Halkın seçtiği vekilleri atanmış bakanlar hesaba almıyor. Evet, çok yoğun sorular gelebilir ama bunlar incelenmeli. Eğer mayıs ayında biz ciddiye alınsaydık, bu okuldaki sıkıntı tespit edilseydi bugün okulun önünde eylem yapılmayacaktı. Empati yapalım, 2 evladım var benim, onların başına bu gelse ne yapacağız? Kolay mı? Nerede okul bulacaklar?
SALİH CORA (Trabzon) - Allah bağışlasın.
ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Okul bulamadıklarını düşünelim, eğitimlerine bir yıl ara verecekler. Bir yıl sonra hayata atılacaklar.
VELİ AĞBABA (Malatya) - Herkesin çoluğu çocuğu var.
ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Bir yıl sonra meslek sahibi olacaklar. Bence, burada, Millî Eğitim Bakanı çıkıp bir açıklama yapmalı, sorumluluk almalı. İktidar, Hükûmet bu sorunu çözmeli. (CHP sıralarından alkışlar) Bakın, az değil, 90 bin öğrenciden bahsediyorum, 13.500 çalışandan bahsediyorum. Asgari ücretle çalışan insanlar var, üç aydır, dört aydır maaş alamıyorlar. Öğretmenler grevde, evine ekmek götüremiyor. Bunu mutlaka ki çözmek zorunda.
Sayın Bakan "Belge yok." diyor. Sayın Bakan nasıl bir belge istiyor benden? Nasıl bir belge istiyor? Hiç mi gündemi takip etmiyor? Hiç mi sosyal medyayı takip etmiyor? Hiç mi şikâyetlere bakmıyor? Hadi bizi dinlemiyor...
MAHMUT TANAL (İstanbul) - Haberleri dinlemiyorlar mı?
ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Haberlere bakmıyor mu?
Mayıs ayında bunu gündeme...
SALİH CORA (Trabzon) - Gidin, görüşün.
ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Bakın, diyorsunuz ki: "Gidin, görüşün."
SALİH CORA (Trabzon) - Gidin, görüşün ya!
ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Ben bir milletvekili olarak Sayın Bakana soru önergesi vermişim, neyi göreceğim kendisiyle ben? Neyi görüşeceğim kendisiyle ben? (CHP sıralarından alkışlar) Yasal hakkımı kullanmışım ben.
SALİH CORA (Trabzon) - Soru önergesi verme; git, görüş.
ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Bakın "Soru önergesiyle olmuyor." diyorsun. Neyle olacak?
SALİH CORA (Trabzon) - Git, görüş ya!
ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Olur mu böyle şey!
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın.
Değerli arkadaşlar...
SALİH CORA (Trabzon) - Tembellik yapma, tembellik yapma!
BAŞKAN - Sayın Cora, lütfen...
ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Bakın, diyor ki: "Tembellik yapma!"
Ben, bu olayı duyuyorum, yedi ay önce gündeme getiriyorum, Sayın Bakan hesaba almıyor. Burada tembellik yapan bu 3 milletvekili mi Sayın Millî Eğitim Bakanı mı? Burada duyarsız olan ben miyim, Sayın Millî Eğitim Bakanı mı? (CHP sıralarından alkışlar)
ABDULLAH NEJAT KOÇER (Gaziantep) - Haksızlık yapıyorsunuz.
ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Ben haksızlık yapmıyorum ama Sayın Bakan hadsizlik yapıyor.
BAŞKAN - Değerli arkadaşlar lütfen...
SALİH CORA (Trabzon) - Hadsizliği sen yapıyorsun.
BAŞKAN - Sayın Cora... Lütfen...
ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Bakın, neden hadsizlik yapıyor?
ABDULLAH NEJAT KOÇER (Gaziantep) - Bağırmayın!
ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elâzığ) - Ya, ne bağırıyorsun? Sıkan mı var?
ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - İçişleri Bakanı, Sağlık Bakanı, Millî Eğitim Bakanı; bunlar Parlamentonun, milletvekillerinin sorularına cevap vermiyor.
ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elâzığ) - Ya, sıkan mı var? Ne bağırıyorsun?
ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Sıkan birisi varsa o da sensin şurada! (CHP sıralarından alkışlar)
ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elâzığ) - Sensin!
ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Geliyorsun, car car konuşuyorsun!
BAŞKAN - Değerli arkadaşlar, niye böyle oluyor?
ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Senin görevin burada hatibi rahatsız etmek değil. Şu hâline bak senin!
BAŞKAN - Sayın Başarır...
ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elâzığ) - Bağırma! Burası sokak değil, Meclis.
ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Şu hâline bak!
ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elâzığ) - Burası sokak değil!
BAŞKAN - Sayın Başarır, siz Genel Kurula hitap edin.
ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Şurada oturuyorsun, taciz ediyorsun insanları. Terbiyeni takın!